Ana içeriğe geç
Sözlük

kas ile cümle

kas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Neden Tom çok kasvetli?Why is Tom so gloomy?
Polise göre yangın kasıtlı olarak çıkarıldı.Police think the fire was deliberately lit.
İlkbahardan önce kasabayı terk etmeyeceğiz.We won't be leaving town before spring.
Bütün demiryolu boyunca kasabalar türedi.Towns sprang up all along the railroad.
Tam olarak neyi kastediyorsun?What exactly do you mean?
Gerçekten onu kastetmedin, değil mi?You didn't really mean that, did you?
Tom, Mary'ye kasten yanlış kitap verdi.Tom gave Mary the wrong book deliberately.
Bütün kasaba Tom ve Mary hakkında konuşuyor.The whole town's talking about Tom and Mary.
O, kasabaya uzak mı?Is it far to town?
Bu pazar kasabada olmayacağım.I won't be in town this Sunday.
Bu kasabayı bilen birini bulabilir miyiz?Can we find anybody that knows this town?
Kasaba bir kafestir.The town is a cage.
Sütü yanlışlıkla şeker kasesine döktüm.I accidentally poured the milk into the sugar bowl.
Tom bana kasabayı gezdirdi.Tom showed me around town.
Tom'un gelecek hafta sonu kasabaya geldiğini duydum.I hear Tom is coming to town next weekend.
Tom küçük bir kasabadan geliyor.Tom comes from a small town.
Yüz yıl önce burası sadece küçük bir tarım kasabasıydı.A century ago, this was just a small farm town.
Tüm kasaba kablolu TV'ye sahip.The whole town has cable TV.
Yaptığın şeyin kasıtlı olmadığını biliyorum.I know what you did wasn't intentional.
Tom'un kedisi bir kasırga tarafından sürüklendi.Tom's cat was carried away by a tornado.
Kasap bir öküz leşinin kemiğini çıkarıyordu.The butcher was deboning a steer carcass.
Biz bunları kasayla alırdık.We used to buy these by the case.
Bir kasa bira almaya git.Go buy a case of beer.
Kapı kasası çarpık ve kapı uygun şekilde kapanmayacak.The door frame is warped and the door won't close properly.
Kasıtlı olarak yanlış cevap verdin, değil mi?You purposely gave the wrong answer, didn't you?
Tom büyük bir kaseden patlamış mısır yiyordu.Tom was eating popcorn out of a large bowl.
Tom kaskını geri taktı.Tom put his helmet back on.
Tom parayı kasaya koydu.Tom put the money in the safe.
Tom videoya bir kaset koydu.Tom put a tape in the VCR.
Tom patlamış mısır kasesini masaya koydu.Tom put the bowl of popcorn on the table.
Tom elmasları kasaya koydu.Tom put the diamonds into the safe.
Tom tüm parasını kasaya koydu.Tom put all his money in the safe.
Tom bütün parasını kasaya koydu.Tom put all his money in the safe.
Tom bu kasabada bir sürü insana yardım etti.Tom has helped a lot of people in this town.
Burası bir binicilik kasabasıdır! Atları her yerde göreceksiniz.This is an equestrian town! You will see horses everywhere.
Bunu mu kastediyorsun?Do you mean this one?
Söylediğin şeyi mi kastettin?Did you mean what you said?
Şanslı mavi kasketim nerede?Where's my lucky blue cap?
Tom yazar kasadan hırsızlık yaparken suçüstü yakalandı.Tom was caught red-handed, stealing from the cash register.
Kasabayı kırmızıya boyayalım.Let's paint the town red.
Tom Avustralya'da küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town in Australia.
Kasabayı terk ettiğinde hiç kimse Tom'u uğurlamak için istasyona gitmedi.No one went to the station to see Tom off when he left town.
Kaslarım gergin.My muscles are tense.
Tom kasanın şifresini ona söylemesi için Mary'yi kandırdı.Tom tricked Mary into telling him the combination to the safe.
Mahzende satılmamış yedi kasa şarap vardı.There were seven cases of unsold wine in the cellar.
Tom ve Mary'nin bir kasırga romantizmi vardı.Tom and Mary had a whirlwind romance.
Tom'un ofisinde bir kasa var.There's a safe in Tom's office.
Tom'un evinin bir yerinde kasa var.There's a safe somewhere in Tom's house.
Bu kasayı açtırmamız gerekiyor.We need to get this safe open.
Tom kasanın şifresini unuttu.Tom forgot the safe's combination.
Bir kasırga sırasında evinizde en güvenli yerin neresi olacağını düşünüyorsunuz?Where do you think the safest place in your house would be during a tornado?
Tom pasaportunu bankada güvenli bir kasada saklıyor.Tom keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Tom pasaportunu bankada bir kiralık kasada tutuyor.Tom keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Tom önemli evraklarını güvenli bir kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Tom önemli evraklarını kiralık kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Birçok zengin insanın evinde kasa odası vardır.Many rich people have a safe room in their houses.
Tom'a bir çelik kasası olup olmadığını sordum.I asked Tom if he had a safe deposit box.
Antiller Denizi sık sık kasırgalar tarafından karıştırılır.The Antilles Sea is often stirred up by hurricanes.
Kasada ödeme yaparsınız.Pay at the cash register.
Kasiyer, yüz franklık banknotu alacak.The cashier will take the one-hundred-franc bill.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod