Ana içeriğe geç
Sözlük

kas ile cümle

kas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kasvetli.Tom is somber.
Tom onu kastetti.Tom meant that.
Biz kasaplarız.We're butchers.
O, kasıtlı değildi.It wasn't intentional.
Kasaba halkı alkışladı.The townspeople applauded.
Sonunda kastedileni anlayabildim.Finally I was able to get the meaning across.
Kasabada herhangi güzel kızlar var mı?Are there any pretty girls in town?
Bu 3000 kişilik bir kasaba.It's a town of 3,000 people.
Onlar onu kasıtsız öldürmeyle suçladı.They accused him of manslaughter.
Mücevherlerini kasada tutuyorlar.They keep their jewelry in the safe.
Tom'u kastetmedim.I didn't mean Tom.
Gürültü tüm kasabayı telaşlandırdı.The noise alarmed the whole town.
Kasırgaya rağmen gemi limana ulaştı.In spite of the hurricane, the ship reached port.
Kasabadaki en iyi ev bu.It's the best house in town.
Kasiyer çok dürüst bir adamdı.The cashier was a very honest man.
Kasabayı terk etmeye çalışma.Don't try to leave town.
Okulun kasabasında mıydı?Was your school in town?
Bir maden kasabasında büyüdüm.I grew up in a mining town.
Bu kaslar zayıfsa, diz kaputunu doğru konumda tutamazlar.If these muscles are weak, they cannot hold the kneecap in the correct position.
Ben kelimenin tam anlamıyla bunu kastetmedim.I didn't mean that literally.
Sanırım son zamanlarda burada olanları kastediyorsun.I assume you're referring to what happened here recently.
Ben seni kasabaya götürebilirim.I can give you a lift into town.
Onu kasten yaptım.I did it on purpose.
Bu kasabadaki getto geceleyin tehlikelidir.The ghetto in this town is dangerous at night.
Çinde 11 Kasım Bekarlar Günü.In China, the 11th of November is Singles Day.
Kasabanın kötü kısmında yaşıyor.She lives in the bad part of town.
Bana bunun sessiz bir kasaba olduğu söylendi.I've been told this is a quiet town.
Kasabaya döndüğünü duydum.I heard you were back in town.
Senin kasabada olduğunu duydum.I heard you were in town.
Az önce kasabaya döndüm.I just got back in town.
Onu kasten yapmayacağını biliyorum.I know you'd never do that intentionally.
Daha önce söylediğimi kastettim.I meant what I said before.
Gerçekten bunun olmasını kastetmedim.I really didn't mean for this to happen.
Tom'un kasabadan ayrıldığını biliyor muydun?Did you know that Tom had left town?
Tom ve Mary kasten birbirine kafa salladı.Tom and Mary nod at each other knowingly.
O, formda ve kaslı.He's fit and muscular.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Seni kasten incitmek için bir şey söylemeyeceğimi biliyorsun.I would never say anything to intentionally hurt you, you know.
Tüm kasaba bir yangında tahrip oldu.The entire town was destroyed in a fire.
Burası alkol satışının yasak olduğu bir kasabadır.This is a dry town.
Lucullus'un birçok altın kasesi vardı.Lucullo had many golden cups.
Küçük bir kasabada yaşadım.I lived in a small town.
Kasanın kombinasyonunu bilen tek biziz.We're the only ones who know the combination to the safe.
Tom ne zaman kasabaya geldi?When did Tom come to town?
Katalonya'daki küçük bir kasabayı ziyaret ettim.I visited a small town in Catalonia.
Bir çorba kasen var mı?Do you have a soup bowl?
Hiç çorba kasen var mı?Do you have any soup bowls?
Çorba kaselerin var mı?Do you have any soup bowls?
Tom kaskını giydi ve sonra motosikletine bindi.Tom put on his helmet and then got on his motorcycle.
Tom genellikle kahvaltı için bir kase mısır gevreği yer.Tom usually eats a bowl of cereal for breakfast.
Tom bazı malzemeleri satın almak için kasabaya gitti.Tom went into town to buy some supplies.
Tom kaskını aldı ve onu giydi.Tom picked up his helmet and put it on.
Pasaportumu kasaya geri koyacağım.I'll put my passport back in the safe.
Tom, Mary'den bir kasa bira satın almasını istedi.Tom asked Mary to buy a case of beer.
Tom kaseyi mikrodalganın içine koydu.Tom put the bowl into the microwave.
Onun kasıtlı olmadığına eminim.I'm sure that wasn't intentional.
Vaktini boşa harcamanı kast etmedim.I didn't mean to waste your time.
Senin kaskına sahip olan benim.I'm the one who has your helmet.
Tom'un onunla neyi kastetmiş olduğunu merak ediyorum.I wonder what Tom meant by that.
Tom'un onunla neyi kastettiğini merak ediyorum.I wonder what Tom means by that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod