kasıtlı ile cümle
kasıtlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kasıtlı yapıldı.C'est délibéré.
Bu kasıtlı yapıldı.Das ist bewusst.
Bu kasıtlı yapıldı.Dat is een bewuste keuze.
Bu kasıtlı yapıldı.Eso es deliberado.
Bu kasıtlı yapıldı.Este ceva deliberat.
Bu kasıtlı yapıldı.Ez szándékos.
Bu kasıtlı yapıldı.생각 많이 했어요.
Bu kasıtlı yapıldı.Questo è voluto.
Bu kasıtlı yapıldı.Zrobiłem to umyślnie.
Bu kasıtlı yapıldı.Нарочно сме го направили така.
Bu kasıtlı yapıldı.זה מכוון.
Bu kasıtlı yapıldı.هذا متعمد.
Bu kasıtlı yapıldı.ちゃんと意味があるのです
Buna bir çok isim verildi: kasıtlı evrim, yani evrimsel dizayn-- ki bu akıllı dizayndan çok farklıdır--이 세 번째 물결은 여러 이름으로 불립니다. 의도적인 진화, 설계에 의한 진화 --
Buna bir çok isim verildi: kasıtlı evrim, yani evrimsel dizayn-- ki bu akıllı dizayndan çok farklıdır--שזכה לכינויים רבים: "אבולוציה מכוונת", "אבולוציה דרך עיצוב"--
Buna bir çok isim verildi: kasıtlı evrim, yani evrimsel dizayn-- ki bu akıllı dizayndan çok farklıdır--والذي أطلقت عليه الكثير من الأسماء: التطور المتعمد، التطوير عن طريق التصميم --
Buna bir çok isim verildi: kasıtlı evrim, yani evrimsel dizayn-- ki bu akıllı dizayndan çok farklıdır--意図的進化 デザインによる進化 知能設計とは違いますよ
Bu tür bir şey, onun gibi değildi. Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.전엔 이런 일들이 사람처럼되지 않았습니다. 그가 의도하는 것처럼이되었습니다
Bu tür bir şey, onun gibi değildi. Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.Це було, коли б він свідомо намагається дайте мені пункт.
Bu tür bir şey, onun gibi değildi. Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.وكان هذا النوع من شيء لا أحبه. كان كما لو كان يحاول عمدا
Bu tür bir şey, onun gibi değildi. Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.私にピップを与える。それから私は理解した。
Çevreye etkisi olmaksızın... ... 'kasıtlı eskitme' olmayan bir ekonomi mümkün mü?È possibile progettare un'economia senza obsolescenza pianificata? -- senza il suo impatto sull'ambiente?
Çevreye etkisi olmaksızın... ... 'kasıtlı eskitme' olmayan bir ekonomi mümkün mü?Je vůbec možné mít ekonomiku bez plánovaného stárnutí? Bez jejího dopadu na životní prostředí?
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.Mnohem větším tajemstvím je, jak se prostá žárovka stala první obětí plánovaného stárnutí.
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.Un secret si mai mare este cum umilul bec a devenit prima victima a "iesirii din uz planificate"
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.Un segreto molto più grande è come l'umile lampadina divenne la prima vittima dell'obsolescenza pianificata.
"Demek bana yalan söyledi! Kasıtlı olarak beni aldattı mali durumu!"그럼 내게 거짓말을 해! 당신이 의도만큼 나를 속일
"Demek bana yalan söyledi! Kasıtlı olarak beni aldattı mali durumu!"وهكذا كان لديك كذبت علي! لقد خدع عمدا لي كما كنت ل
"Demek bana yalan söyledi! Kasıtlı olarak beni aldattı mali durumu!あなたの財政状況は!"悪い古いBickyはそれに行くために望んでいない
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir.Nó như thể anh ta cố ý cố gắng để cung cấp cho tôi những pip.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Aztán megértettem.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Då förstod jag.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Pak jsem pochopil.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Poi ho capito.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Potem sem razumel.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Potom som pochopil.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Puis j'ai compris.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Så forstod jeg.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Τότε κατάλαβα.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Тогава разбрах.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Тогда я понял.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.Era ca şi cum el ar fi fost în mod deliberat încearcă să
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.Es war, als ob er absichtlich versucht, gib mir die pip.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.Het was alsof hij bewust probeerde te geef me de pip.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.Oli kuin hän tietoisesti yrittää anna minulle pip.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.Seolah-olah dia sengaja mencoba memberi saya pip itu.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki.To tak, jakby celowo stara się daj mi pip.
Dünyanın pek çok yerinde insanlar 'kasıtlı eskitme'ye karşı harekete geçmeye başladılar.Lidé na celém světě začínají postupovat proti plánovanému stárnutí.
Dünyanın pek çok yerinde insanlar 'kasıtlı eskitme'ye karşı harekete geçmeye başladılar.Άνθρωποι σ' όλο τον κόσμο άρχισαν τη δράση ενάντια στην προγραμματισμένη βραχυβιότητα.
Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlıAl igual que con todos los pecadores a los hombres, el pecado de este hijo de Amitai estaba en su deliberada
Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlı사람 사이에 모든 죄인과 마찬가지로 Amittai이 아들의 죄를 자신의 고의에
Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlıWie bei allen Sündern unter den Menschen, war die Sünde dieser Sohn Amittais in seinen Vorsatz
Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlıכמו עם כל החוטאים בקרב גברים, החטא של הבן הזה של Amittai היה מכוון שלו
Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlıكما هو الحال مع جميع العصاة من الرجال ، وكانت خطيئة هذا الابن من Amittai في المتعمد له
Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlı神のコマンドの不従順は - そのコマンドが何であったか今は気にしないで、またはどのように決して
Fakat hastaliklara deva bulmak için hayvanlara kasitli aci çektirenler iki temel hataya düserler.,אך אלו שחושבים למצוא תרופה עבור האדם על ידי גרימת סבל מכוון לבעלי חיים .פושעים בשתי שגיאות בסיסיות בהבנה שלהם
Fakat hastalıklara deva bulmak için hayvanlara kasıtlı acı çektirenler iki temel hataya düşerler.אך אלו שחושבים למצוא תרופה עבור האדם, על ידי גרימת סבל מכוון לבעלי חיים פושעים בשתי שגיאות בסיסיות בהבנה שלהם.
Görüyorsunuz, 'kasıtlı eskitme' olmadan bu yerler var olamazdı.Nepochybně, bez plánovaného stárnutí by toto místo neexistovalo.
Görüyorsunuz, 'kasıtlı eskitme' olmadan bu yerler var olamazdı.Ξέρετε, χωρίς την προγραμματισμένη βραχυβιότητα, αυτά τα μέρη δε θα υπήρχαν.
İlk defa 'kasitli eskitme' kavrami yazili hale geliyorduBylo to poprvé kdy tento koncept byl formulován na papíře.