kasıtlı ile cümle

kasıtlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Представьте, насколько он уязвим к намеренным атакам.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.תארו לעצמכם כמה היא פגיעה למתקפות מכוונות.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.تخيلوا مدى هشاشة النظام مع الهجمات المتعمدة.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.現代において 誰かが米国や西洋文明を
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıAm pus accentul pe soluţii în mod intenţionat.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlı솔루션에 대한 우리의 주안점은 다분히 의도적입니다.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıL'accento sulle soluzioni è del tutto intenzionale.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıL'accent que nous mettons sur les solutions est assez intentionnel
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıNasz nacisk na rozwiązania jest międzynarodowy.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıNuestro énfasis en las soluciones es realmente deliberado.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıOnze nadruk op oplossingen is helemaal gewild.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıАкцент, который мы делаем именно на решениях, вовсе не случаен.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıПодчертаваме решенията доста преднамерено.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıהדגש שלנו על פתרונות הוא די מכוון.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlıتركيزُنا على الحلول كان أمرا مقصودا.
Bizim "çözüm" üzerindeki vurgumuz tamamen kasıtlı私たちの組織では 意図的に ソリューションを重視しています たとえば世界の現状が どれだけ急速に悪化しているのか
Boris Knuf 'ürün yaşam döngüsü' kavramı hakkında ders veriyor. 'Kasıtlı eskitme' için modern bir yorum.Boris Knuf vyučuje předmět "Koncept životního cyklu výrobku" moderní zjemnění pro plánované stárnutí.
Böyle bir sistem içerisinde 'kasıtlı eskitme' anlamsızdı.V takovém systému plánované stárnutí nemělo žádný smysl.
Böyle bir sistem içerisinde 'kasıtlı eskitme' anlamsızdı.Σ' ένα τέτοιο σύστημα, η προγραμματισμένη βραχυβιότητα δεν είχε κανένα νόημα.
Brooks Stevens bütün Amerika'yı dolaştı ve 'kasıtlı eskitme'yi konuşmalarıyla destekledi.Brook Stevens procestoval celé USA na podporu plánovaného stárnutí mnoha projevy.
Brooks Stevens bütün Amerika'yı dolaştı ve 'kasıtlı eskitme'yi konuşmalarıyla destekledi.Ο Μπρουκ Στίβενς ταξίδευσε σ' όλες τις Ηνωμένες Πολιτείες για να προωθήσει την προγραμματισμένη βραχυβιότητα.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Akaratlagos. Szándékolt.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.C'est voulu. C'est intentionnel.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Det er bevidst. Det er forsætligt.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.É deliberado. É intencional.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.E dorit. E intenţionat.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Es con voluntad. Es intencional.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.È voluto. È intenzionale.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Het is bewust. Het is opzettelijk.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Jest świadomy i celowy.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Je záměrný. Je chtěný.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.이것은 의도적이고, 고의적입니다.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Med vilja och avsikt.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Se on tarkoituksellista. Se on aiottua.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Zavesten je. Nameren je.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Είναι σκόπιμο κι από πρόθεση.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Свідомий і зумисний.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Сознательный. Намеренный.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Той е съзнателен. Той е преднамерен.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.הוא רצוני. הוא מכוון.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.إنها متعمدة. إنه مقصود
Bu bilinçli. bu kasıtlı.集中すること はっきり意識することです
Bu Brooks Stevens'ın sesidir. Savaştan sonraki Amerika'da 'kasıtlı eskitme'nin müridi.Toto je hlášení Brooka Stevence, apoštola plánovaného stárnutí poválečné Ameriky.
Bugünlerde, kasıtlı eskitme tasarım ve mühendis okulları müfredatının ayrılmaz bir parçasıdır.Dnes je plánované stárnutí nedílnou součástí učebních osnov ve školách designérů a inženýrů.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Acesta este un argument al intenției.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.C'est le raisonnement intentionnel.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Das ist ein intentionales Argument.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Dat is een intentioneel argument.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Ese es un argumento de intención.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Ini argumen kesengajaan.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.그것은 의도적인 관점입니다.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Qui si parla di argomento intenzionale.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.To argument woli.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Αυτό είναι ένα θεληματικό επιχείρημα.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Това е умишлен аргумент.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Это ответ с точки зрения цели.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.זהו טיעון הנוגע לכוונה.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.هذه تدخل في خانة المقاصد.
Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.この問題は道徳哲学者によるものですので
Bu kasıtlı yapıldı. Bu amaçlandı.Так всё и задумывалось, делалось специально.

İlgili Sayfalar