kasıt ile cümle

kasıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Но это не апатия, это - преднамеренное исключение.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.אבל זו לא אדישות; זו מניעה מכוונת.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.وهذا لا يندرج ضمن اللامبالاة لان ما يقوم به المجلس هو اقصاء متعمد
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.意図的な排斥です 公共の空間
Ama günümüzün internet çağında bir fark var; tüketiciler 'kasıtlı eskitme' ile mücadele ediyorlar.Ale je zde jednem rozdíl: doba internetu, spotřebitelé jsou ochotni bojovat proti plánovanému stárnutí.
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.De ha nem leselkedett, hanem Isten ejtette kezébe: úgy helyet rendelek néked, a hova meneküljön.
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.만일 사람이 계획함이 아니라 나 하나님이 사람을 그 손에 붙임이면 내가 위하여 한 곳을 정하리니 그 사람이 그리로 도망할 것이며
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.Lecz kto by nie czyhał na kogo, aleby go Bóg podał w rękę jego, naznaczęć miejsce, na które będzie miał uciec.
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.Но ако не го е причаквал, но Бог го е предал в ръката му, тогава Аз ще ти определя място гдето да побегне.
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.ואשר לא צדה והאלהים אנה לידו ושמתי לך מקום אשר ינוס שמה׃
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.ولكن الذي لم يتعمّد بل اوقع الله في يده فانا اجعل لك مكانا يهرب اليه.
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.人 若 不 是 埋 伏 著 殺 人 、 乃 是 神 交 在 他 手 中 、 我 就 設 下 一 個 地 方 、 他 可 以 往 那 裡 逃 跑
Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.人 若 不 是 埋伏 著 殺人 、 乃是 神交 在 他 手中 、 我 就 設 下 一 個 地方 、 他 可以 往那 裡 逃跑
Apple'ın iPod üretimini 'kasıtlı eskitme' güdümüyle yaptığına inanıyorum.Domnívám se, že Apple vyvinul tento Ipod se záměrem jednoho z plánovaných stárnutí.
Apple'ın iPod üretimini 'kasıtlı eskitme' güdümüyle yaptığına inanıyorum.Πιστεύω πραγματικά ότι το iPod της Apple έγινε εκ προθέσεως με προγραμματισμένη βραχυβιότητα.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.À ce sujet, je ne l'ai pas exprès. C'est juste arrivé comme ça.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Di sicuro non l'ho fatto apposta.<br />E' solo andata così.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Nu am facut intetionat. Pur si simplu s-a intamplat astfel.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Przy okazji, to nie było specjalnie.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Tapi, saya tidak sengaja melakukannya. tahu-tahu sudah terjadi seperti ini.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Übrigens habe ich es nicht absichtlich getan. Es ist einfach so passiert.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Επι τη ευκαιρία, δεν το έκανα επίτηδες. Απλά έτυχε.
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.Кстати, я это неспециально Просто так получилось
Ayrıca kasıtlı da yapmadım, sadece öyle birden bire oluverdi.انا لم افعله بقصد ولكن هكذا حدث الشيء.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Cítim sa, ako by ma naschvál mučili.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Det känns som att de medvetet torterade mig.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum.Eräs vanhempi valitti: "Minusta tuntuu tahallisesti kidutetulta.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Ich fühle mich als ob ich aus purer Absicht gefoltert wurde.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Ik voel me alsof ze mij met opzet hebben gemarteld.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Jeg har det som om de med vilje torturerede mig.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Je me sens comme si on m'avait délibérément torturé.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."그들이 의도적으로 나를 괴롭히는 것처럼 느꼈습니다.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mám pocit, jakoby mě úmyslně mučili.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mam wrażenie, że celowo mnie torturowano.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mă simt ca şi cum m-au torturat intenţionat.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mi sento come se mi avessero torturato di proposito.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Olyan, mintha szándékosan megkínoztak volna.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Saya merasa kami sengaja disiksa.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Siento como si me hubieran torturado deliberadamente."
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Sinto-me como se me tivessem torturado de propósito.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum." Tôi cảm thấy như họ tra tấn tôi một cách có chủ ý.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Αισθάνομαι σαν να με βασάνισαν σκόπιμα.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Мені здається, що вони навмисно мене мучили.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Почувствах се сякаш нарочно ме изтезаваха.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Я чувствую себя так, как будто они специально издевались надо мной.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."אני מרגיש כאילו הם עינו אותי בכוונה.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum.اشعر كما لو انه تم تعذيبي
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum.なぜ あんな事を私にさせるの?"
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,Acho que ninguém o faz intencionalmente, Mas há gente que diz, literalmente:
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,물론 의도적으로 그러는 것은 아니겠지만 우리가 얼마나 받을까에 대해 이야기 하는
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,No creo que nadie lo hace intencionalmente,
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,Nu cred că o face nimeni intenționat, dar sunt oameni care literalmente vorbesc despre
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,Я не думаю, что кто-то делает это нарочно, но были люди, которые буквально говорили:
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,אני לא חושב שמישהו עושה את זה בכוונה, אבל היו שם אנשים שדיברו, באופן מילולי
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,لا أظن أن أحداً يقوم بذلك بطريقة مقصودة، لكن هناك أشخاص وبشكل حرفي، يتحدثون عن
Ben hiç kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını düşünmüyorum, fakat bazı insanlar var, tam olarak diyolar,世の中には「いくら特別恩給をもらってるんだ」 なんて言う人がいます
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Hãy tưởng tượng rằng hệ thống để bị tổn thương bị cố ý tẩn công.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginați-vă cât de vulnerabil e sistemul la atacurile intenționate.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginem quão vulnerável é o sistema aos ataques deliberados.
Bir de kasıtlı saldırılara karşı ne kadar korunmasız olduğunu düşünün.Imaginen lo vulnerable que es el sistema a ataques deliberados.

İlgili Sayfalar