kasır ile cümle
kasır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.on, ki me streti hoče v viharju in množi rane moje brez vzroka,
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.on, ktorý ma zdrtil víchricou a rozmnožil moje rany bez príčiny.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Pois ele me quebranta com uma tempestade, e multiplica as minhas chagas sem causa.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Poněvadž vichřicí setřel mne, rozmnožil rány mé bez příčiny.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Porque me aplasta con tormenta, y aumenta mis heridas sin causa
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Ty med storm hemsöker han mig och slår mig med sår på sår, utan sak.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Vì Ngài chà nát tôi trong cơn gió bão, Và thêm nhiều vít tích cho tôi vô cớ.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Vì_Ngài chà nát tôi trong cơn gió bão , Và thêm nhiều vít tích cho tôi vô_cớ .
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Want Hij vernietigt mij in een onweer en brengt mij zonder reden nog meer wonden toe.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Διοτι με κατασυντριβει με ανεμοστροβιλον και πληθυνει τας πληγας μου αναιτιως.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Защото ме смазва с вихрушка, И умножава раните ми без причина.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.Кто в вихре разит меня и умножает безвинно мои раны,
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.אשר בשערה ישופני והרבה פצעי חנם׃
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.ذاك الذي يسحقني بالعاصفة ويكثر جروحي بلا سبب.
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.他 用 暴 風 折 斷 我 、 無 故 的 加 增 我 的 損 傷
O beni kasırgayla eziyor, Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.他 用 暴風 折斷 我 、 無故 的 加增 我 的 損傷
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.hvæssede er dets Pile, alle dets Buer spændte; som Flint er Hestenes Hove, dets Vognhjul som Hvirvelvind.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.그들의 살은 날카롭고 모든 활은 당기어졌으며 그 말굽은 부싯돌같고 차 바퀴는 회리바람 같을 것이며
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Nyilai élesek, és minden õ kézívei felvonvák, lovai körme, miként a kova, és kerekei mint a forgószél;
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Tên của họ đã nhọn , cung đã giương ; vó ngựa cứng dường đá , bánh_xe như gió_lốc .
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Tên của họ đã nhọn, cung đã giương; vó ngựa cứng dường đá, bánh xe như gió lốc.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.стрелы его заострены, и все луки его натянуты; копыта коней егоподобны кремню, и колеса его – как вихрь;
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.אשר חציו שנונים וכל קשתתיו דרכות פרסות סוסיו כצר נחשבו וגלגליו כסופה׃
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.الذين سهامهم مسنونة وجميع قسيهم ممدودة. حوافر خيلهم تحسب كالصوان وبكراتهم كالزوبعة.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.他 們 的 箭 快 利 、 弓 也 上 了 弦 . 馬 蹄 算 如 堅 石 、 車 輪 好 像 旋 風
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.他 們 的 箭快利 、 弓也 上了弦.馬蹄 算 如 堅石 、 車輪 好像 旋風
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Egy régi templommal szemben lakunk, ami a viharban elvesztette jellegzetes tornyát.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.저희는 유서깊은 교회의 길건너에 살고 있었는데 교회는 그 상징이었던 첨탑이 날라갔더군요.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Locuim peste drum de o biserică istorică care-și pierduse turla iconică în furtună.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Mieszkamy na przeciwko historycznego kościoła, który podczas burzy stracił swoją charakterystyczną wieżę.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Moramos em frente de uma igreja histórica que tinha perdido o seu antigo campanário na tempestade.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Nơi chúng tôi sống đối diện một nhà thờ cổ nó đã mất đi gác chuông biểu tượng trong cơn bão.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Nous vivons en face d'une église historique qui avait perdu son très emblématique clocher dans la tempête.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Viviamo di fronte a una vecchia chiesa che aveva perso il suo caratteristico campanile a causa del tornado.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Vivimos en frente de una iglesia antigua que había perdido el campanario en la tormenta.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.We wonen tegenover een historische kerk die zijn torenspits in de storm had verloren.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Wir wohnen gegenüber einer alten Kirche, die ihren bezeichnenden Turm im Sturm verloren hatte.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.Мы живём через улицу от исторической церкви, которая потеряла свой знаковый шпиль во время стихии.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.אנו גרים מול כנסיה עתיקה שאיבדה בסערה את הצריח המיוחד שלה.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.نحن نعيش على الجهة المقابلة من كنيسة تاريخية والتي فقدت برجها الشهير في العاصفة.
Oldukça ikonik bir kulesini kasırgada kaybetmiş tarihi bir kilisenin karşısındaki sokakta yaşıyoruz.竜巻によって尖塔を失いましたが 一夜にして地域住民の 集まる場所となっていました
"O'Neil kız kardeşler sunar: (60 saniyede Monson kasırgası). (Alkış)[El tornado Monson en 60 segundos] (Aplausos)
"O'Neil kız kardeşler sunar: (60 saniyede Monson kasırgası).우리는 복구 체계를 만들었어요.
"O'Neil kız kardeşler sunar: (60 saniyede Monson kasırgası).בנינו מנגנון שיקום.
"O'Neil kız kardeşler sunar: (60 saniyede Monson kasırgası).قمنا ببناء جهاز التعافي.
"O'Neil kız kardeşler sunar: (60 saniyede Monson kasırgası).(拍手)
Organize bilgi toplama bir kasırga 36 saat özledimملكة جمال زوبعة 36 ساعة من تنظيم المعلومات تجميع
Örneğin ABD'de yaşanan Katrina kasırgasından sonra, enkaz kaldırıldı.Bijvoorbeeld na de orkaan Katrina in Amerika, begonnen wij te graven.
Örneğin ABD'de yaşanan Katrina kasırgasından sonra, enkaz kaldırıldı.Po huraganie Katrina w Stanach Zjednoczonych, miasta zostały odkopane.
Örneğin ABD'de yaşanan Katrina kasırgasından sonra, enkaz kaldırıldı.Po Katrině ve Spojených Státech bylo vše vykopáno.
Örneğin ABD'de yaşanan Katrina kasırgasından sonra, enkaz kaldırıldı.Після урагану Катріна в США, ми відкопували уламки.
Örneğin ABD'de yaşanan Katrina kasırgasından sonra, enkaz kaldırıldı.После урагана "Катрина" в США все расчистили полностью.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.A stalo sa, keď už mal Hospodin vziať Eliáša vo víchrici hore do neba, že odišiel Eliáš s Elizeom z Gilgala.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.Cînd a voit Domnul să ridice pe Ilie la cer într'un vîrtej de vînt, Ilie pleca din Ghilgal cu Elisei.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.Da aber der HERR wollte Elia im Wetter gen Himmel holen, gingen Elia und Elisa von Gilgal.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.Dengang Herren vilde ta Elias op til himmelen i en storm, gikk Elias og Elisa fra Gilgal.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.Dengang HERREN ville lade Elias fare op til Himmelen i et Stormvejr, gik Elias fra Gilgal.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.És lõn mikor az Úr Illést fel akará vinni a szélvész által mennyekbe: elméne Illés és Elizeus Gilgálból.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.I stało się, gdy miał wziąć Pan Elijasza w wichrze do nieba, że wyszedł Elijasz z Elizeuszem z Galgal.
RAB İlyası kasırgayla göklere çıkarmadan önce, İlyas ile Elişa Gilgaldan ayrılıp yola çıkmışlardı.Khi Ðức Giê-hô-va muốn đem Ê-li lên trời trong một cơn gió lốc, Ê-li và Ê-li-sê ở Ghinh ganh đi ra.