karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bu oldukça karmaşıktır.Tuttavia, la questione è molto più complessa.
Sıfır (karmaşık analiz) Kutup (karmaşık analiz)Lemma del cerchio piccolo Analisi complessa Polo (analisi complessa)
Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır.L'efficacia negli altri gruppi di pazienti sembra meno evidente.
Bundan sonra kafa karışıkıklarına ve bir karmaşaya doğru sürüklenir.Siete cordialmente invitati a partecipare alla confusione...
Üç olasılık içinde en karmaşık olan yol bu olduğu için, gerçekleşme ihtimali en zayıf olandır.Nel tremendo confronto a tre, ad avere la peggio è proprio Vathek.
Sarah'nın aksine Ernestina'nın mizacı çok daha az karmaşıktır ve çok daha basittir.Rispetto a Sarah, Ernestina ha una personalità molto meno complessa e più spontanea.
Karmaşık bir devre tasarlayarak karekök işlemini değişik basamaklarda hesaplayan bir AMB olabilir.Progettare un'ALU molto complessa in grado di calcolare l'operazione in una serie di passi.
Tüm bunlar, testin uygulamasını oldukça karmaşık kılardı.Tutto ciò avrebbe dovuto renderne molto difficile la contraffazione.
M97 oldukça karmaşık bir gezegenimsi olarak kabul edilir.M97 è una delle nebulose planetarie più complesse.
Şu anda ise karma bir toplum yapısı bulunmaktadır.Attualmente la società è ancora un'impresa familiare.
Dokular, daha büyük ve karmaşık simetri grupları bozulduğunda oluşur.Un difetto di trama si forma in caso di completa rottura di gruppi di simmetria larghi e complessi.
Bu karmaşada bir hastalık olduğu tespit edilir ve birkaç kişi daha bu hastalığa yakalanır.Si scopre che una grave malattia sta per portare via uno dei due.
Debra'nın aşk hayatı karmaşıktır.La vita familiare di Meredith è complicata.
Bağlanılabilir - Karmaşık yükleme süreçi olmadan basit bir şekilde URL ile paylaşılabilirliği.Linkabili - Facilmente condivisibili tramite l'URL e non richiedono complesse installazioni.
Bu enzimlerin inhibe edilmeleri karmaşık karbohidratların sindirimlerini büyük ölçüde azaltır.Questo enzima parteciperà alla riduzione delle lunghe catene di zuccheri.
Toplama işleminden daha karmaşıktır ve daha çok zaman alır aynı zamanda daha çok alan gerektirir.Tecnicamente è più complesso e richiede tempi più lunghi, anche in fase di ricostruzione.
Görüş ayrılığının kökenleri karmaşıktı.La causa del dissenso era profonda.
Karmal yönetimi, büyük Sevr Devrimi'nin yeni bir evresine ulaşmıştı."Il mio cattolicesimo è in una costante rivoluzione".
Dünya karmaşanın eşiğindedir.Il mondo è sull'orlo del collasso.
Karma kültür meydana gelmistir.Una cultura dell'automobile stava emergendo.
Fakat farklı silah kullanımı mühimmat karmaşasına neden olmuştu.Quello che fa la differenza è la parte relativa al munizionamento.
Taç giyme törenini kutlayan bir partiye katılır fakat parti hızla karmakarışık bir hâle gelir.Invitata a casa sua, la festa si trasforma in una grande confusione.
Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Anadolu bir süre karmaşık bir dönem yaşamıştır.Nell'Impero asburgico, la sconfitta segnò l'inizio di un lungo periodo di decadenza.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Le sue opere esplorano la morale ambivalente e le questioni politiche del mondo moderno.
Bu XXX noktadan itibaren işler biraz karmaşık ama çok çok ilginç bir hale gelmektedir.Nel libro Otto è un personaggio un po' inquietante ma a suo modo simpatico.
1892'de eyaletin ilk dört yıllık karma eğitim veren okulu oldu.Nel 1892 il college divenne il primo dello stato a proporre un programma di studi quadriennale.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Nelle situazioni del mondo reale, le prove sono complesse e mescolate.
Bu ikili mesleki yaşamı Borodin’in evinde sevimli bir karmaşaya yol açıyordu.Si distinse in questo faticoso mestiere la famiglia Bruno.
Ancak durum yine de karmaşık yapısını korumaktadır.Ciò però rende tuttora il mantenimento della struttura in qualche misura problematico.
Çok ağır ve karmaşık bilim dili, halkın diline yakın bir duruma indirgenir.La loro forma stretta ed allungata ricorda la lingua di un gatto.
Holomorf fonksiyonlar karmaşık analizin temel çalışma araçlarından biridir.Le funzioni olomorfe sono tra gli oggetti principali dell'analisi complessa.
Ve bu yeni bedende Karma’larının karşılığını bulur.Tutto questo avviene a causa del suo karma.
İsmine rağmen, 1969 yılından beri karma eğitim vermektedir.A partire dal 1969, è proibito fare lezione.
Bundan itibaren fiziksel ayırt edilebilir kavramlar matematiksel karmaşıklıkta izole edilmiştir.Le distanze tra i pianeti risultano quindi regolate da precisi rapporti matematici.
Yaşanan karmaşa, halkın hoşnutsuzluğuna ve itirazlarına yol açtı.Il malcontento prodotto da quest'ultima condizione causò dei problemi e rivolte tra la popolazione.
Bu süreçte çalıştığı konular karmaşık analiz, diferansiyel geometri ve değişkenler hesabıydı.La sua ricerca ha riguardato l'analisi funzionale, la geometria differenziale ed il calcolo delle variazioni.
Fen liseleri yatılı ve karma okullardır.I vividi colori dei dipinti richiamano le scuole fiamminga e veneta.
İlk kez bir Türk basketbolcu (Efe Aydan) Avrupa Karması'na davet edildi.Si tratta della prima volta che una gara del campionato mondiale Superbike viene disputata in Qatar.
Muhacirliğin oldukça karmaşık bir tarihi vardır.La cometa ha avuto una storia osservativa piuttosto travagliata.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.Una libreria di tal genere può arrivare a contenere centinaia di milioni di composti virtuali.
“Langue” ve “parole” kavramları karşılıklı bağımlılıklarının karmaşık ilişkisi içerisinde de bulunmaktadır.La lingua e l'uso dei nomi sono importanti indicatori di queste reciproche influenze.
Kısa zamanda İzmir Karması'nın değişmez oyuncusu oldu.Ralph è diventato rapidamente il loro cantante.
Gerçel sayılarla karmaşık sayıların aynı kardinaliteye (öğe sayısına) sahip olduğunu da unutmayalım.Bisogna tenerne conto per studiare il grado di infinito (cardinalità) dell'insieme dei numeri reali.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Ora scegliamo una delle due equazioni di partenza.
Zamanlamanın karmaşıklığı proje yönetimi aracının nasıl kullanıldığına bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.La lunghezza della catena poteva variare a seconda di quanto si voleva enfatizzare l'uso descritto.
Köy arazisi, jeolojik olarak karmaşık bir yapı sergiler.I Monti dei Giganti si distinguono per una complessa struttura geologica.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Rimuovere questi elettroni sarà quindi un po’ più facile.
Başka hiçbir karmaşık adım biçimi yoktur.Non vi è altra modalità compatibile.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.Il riferimento al diavolo è però di più difficile interpretazione.
7. Peyzaj oldukça karmaşık bir yapıdır.Planimetricamente, la KV7 presenta una pianta assai complessa.
Entourage'nın en büyük eksikliği, karmaşık HTML'yi işleme yeteneğinin bulunmamasıydı.Il problema maggiore fu l'incapacità di Jordá di realizzare adeguate prove d'orchestra.
Modern yapımlar bu iki versiyonun bir karmasını tercih etmektedirler.Le due versioni vanno a sostituire le due corrispondenti versioni aspirate.
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Il caso diventa sempre più complesso.
Beynin yapısı karmaşıktır.Структура мозга сложна.
İnsanlar karmaşıktır.Люди сложны.
İlk öneri çok karmaşıktı.Первое предложение было слишком сложным.
Hayat karmaşıktır.Жизнь сложна.
Lojistik bazen karmaşıktır.Осуществлять логистику иногда бывает сложно.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.В сложной системе такие списки требований могут занимать сотни страниц.
Karmaşık bir ameliyatın başarılı bir sonuç için kardiyak cerrahi ve anestezi işbirliği çok önemlidir.Решающим условием для удачного исхода сложной операции является сотрудничество кардиохирургии и анестезии.

İlgili Sayfalar