Bizler karmaşık kimyasal reaksiyonların sonucu hayattayız.We are alive because of complicated chemical reactions.
Her ülke farklı ve çok karmaşık, değil mi?In Lebanon, they do three.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.But to-day being Saturday rather complicates matters.
Ama elbette, insan vücudundaki durum bundan çok daha karmaşıktır.But the situation, of course, in the human body is far more complicated than that.
Yani, üç yıl önce, M-I-T harflerinin basitlik ve karmaşıklık içinde oluştuğunu keşfettim.So, three years ago I discovered, the letters M-I-T occurring in simplicity and complexity.
Gittikçe karmaşıklaşıyor.I know it's getting a little complicated.
Temeli aldıktan sonra biraz daha karmaşık devreler yapabiliriz.And once you have the basics, we can make a slightly more complicated circuit.
Renk için doğru olan, karmaşık hareket algıları için de doğrudur.What's true for color is also true for complex perceptions of motion.
İnanılmaz derecede karmaşık yöntemlerle karşı taraf riski yönetmektedir.It manages counterparty risk in incredibly sophisticated ways.
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.Politicians in a big, complex, sophisticated I.T. project?
Durumu karmaşıklaştırabiliriz fakat dünya şuan ne için mücadele ediyor?We can make it complicated, but what's the world fighting over right now?
Modern araç karmaşık çoklu bilgisayardır.The modern car is a sophisticated multi-computer device.
Çok karmaşık bir formül gibi görünebilir.But you'll see that the distance is equal to-- and it
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.But now there is a bold new solution to get us out of this mess.
Afrika, çelişkilerle dolu karmaşık bir kıta gördüğünüz gibi.So, Africa is a complex continent full of contradictions, as you can see.
Burada ki parçalar inanılmaz derece karmaşıktırThis all looks the same, then there's this bit over here which is incredibly complicated.
Şimdi araştırmacılar aslında düdük karmaşıklığı bilgi teorisi kullanarak ölçülen varBut 1st pulse sound is a bit of a mystery.
Sorunlarımızın nedeni aslında bilimin bize verdiği karmaşıklık.The cause of our troubles is actually the complexity that science has given us.
İnsanlar, bilgisayar kosanlarının yapması için çok karmaşık ya da çok pahalı olacağını düşündü.People figured that it would be too complex or too expensive for some hacker to build one.
Sonra bu hareket eden küçük mavi noktada gördüğüm şey, olası bir karmaşaydı.What I then saw in this little moving blue dot was the potential for chaos.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.As the frequencies increase, so do the complexities of the patterns that appear on the plate.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Something so complicated like a cloud, so unstable, so varying, should have a simple rule behind it.
Onları doğanın karmaşıklığının bazı özelliklerini tanımlamak için kullandım.I used them for describing some of the aspects of the complexity of nature.
Bu çok karmaşık, karmaşık, karmaşık; Brownian döngüsü.This is a mess, mess, mess, Brownian loop.
Bu şeklin son derece olağan dışı bir karmaşıklığı var.This shape is of an extraordinary complication.
Çok karmaşık, çok uyumlu ve çok güzel şekiller.Shapes which are of such complication, such harmony and such beauty.
Bu çok karmaşık.It's so complicated.
Ve gerçek şu ki, bu çok karmaşık.And the reality is it's very complex.
Nasıl bir kadının böyle karmaşık bir geçmişi olabilir?What sort of woman has such a complicated past?
Karmaşık bir geçmişim olduğu nereden çıktı?Who says I have a complicated past?
Şimdi bile bu basit komutların, nasıl da karmaşıklaştığını anlamıyoruz.We still don't understand how these very simple instructions can lead to increasing complexity.
Bu karmaşık bişi değil ve ne olduğunu hesaplayabiliriz. -That's straightforward enough and we could calculate what that is.
Şimdi, önünüzdeki araba oldukça karmaşıktır.Now, the car you see in front of you is quite complicated.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.The world is quite a messy place.
Ancak kesirleri toplamak ve çıkarmak biraz karmaşık.But adding and subtracting fractions are messy.
Burada iki karmaşık sayıyı çarpmamız isteniyor.We're asked to multiple the complex number 1 minus 3 i times the complex number 2 plus 5 i.
Burada bu iki ifadeyi çarpmış oldum. Ya da iki karmaşık sayı diyelim.I just multiplied these two expressions or these complex numbers, really
Üniversiteye gittiğimde, kendimi oldukça karmaşık ve kırılgan makinalar yaparken buldum.Now, when I went to college, I found myself making fairly complicated, fragile machines.
Yaklaşık 45 dakika sonra, gayet karmaşık projeler elde ediyorsunuz.And after about 45 minutes, you get really intricate projects
Çoğu zaman çok karmaşık bir şekilde ilişkili bir gen iletişimi vardır.It's usually a whole set of genes interacting in an incredibly complicated way.
Karmaşık görünebilir ama doğrusu da bu.And that might seem complicated, but it makes sense.
Yaşayan bir organizma gibi ama çok karmaşık teknolojiden oluşan bir yapı olacak.It will be more like a living organism than just a collection of very complex technology.
Aslında metrik sistem ve İngilizc sistemi karması bir işlemleuğraşıyorduk yukarıda. .It was actually a mix between the metric and the English system before.
Ancak belki çok daha karmaşık bir görüntü gerektiriyor olabilirdi.And maybe it required a much more complex image.
Evet, görsel müzik: ritim ve karmaşıklık.So, visual music: rhythm and complexity.
Şimdi işi daha da karmaşıklaştıracağım.I'm going to build towards complexity now.
Çocuğu olanlar, ya da tanıyanlar onların inanılmaz karmaşık organizmalar olduğunu bilirBut anyone who's ever had or knows small children knows, they're incredibly complex organisms.
Ne karmaşa - acaba neden?What a puzzle -- I wonder why.
Bunun size biraz karmaşık gelebileceğinin farkındayım.Because I know that can get very complicated.
Tamamlamak üzere olduğumuz bu karmaşık matematik işlemine bakıyordum. .I was just chugging through the hairy math of this problem, which I think we're almost done.
Bu karmaşık bir soru.This is such a complicated question.
Bu dört ihtimali ortaya koyunca, karmaşık bir problem ile karşı karşıya kaldığınızı anlarsınız.And you take those four instances and you realize you have a complex problem.
Aslında çok da karmaşık değil.It's actually not that fancy of an idea.
Beynin karmaşıklığı karşısında mütevazı ama cesur olanlar; gelecek sizleri bekliyor.And so for those who are undaunted, but humbled by the complexity of the brain, the future awaits.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Mr. Teszler had integrated the textile industry in that part of the South.
Bence bu mimarinin karmaşıklığının bir parçası.I think that's part of what the complexity of architecture is.
Biliyorsunuz ki, beyin cerrahisi, atom teorisi, genetik, ekonomi çok karmaşık alanlar.You know, brain surgery, atomic theory, genetics, economics are complex complex fields.
Mimari karmaşık bir konu.It is complex.
Alan karmaşık.Space is complex.
Oysa, hayatlarımız karmaşıktır.And yet, our lives are complex.