Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Pero además, parece haber una especie de atasco en términos de resolver esos pequeños problemas.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Tetapi juga, tampaknya ada semacam kemacetan yang sempurna dalam hal memecahkan solusi-solusi kecil ini.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Но ещё дело в полном неумении решать эти малые задачи.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Също така изглежда, че има пълен застой по отношение на решаване на тези малки проблеми.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.لكن أيضاً، يبدو أن هناك نوع من الجمود الكامل من ناحية حل هذه المشاكل الصغيرة.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.全く行き詰まり状態のようです なぜなら、解決できる人達は
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Ale ona była całkiem sama w tym zamieszaniu.
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Ela estava sozinha no meio de toda esta confusão!
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!¡Es que estaba solo en medio de toda esa confusión!
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Ma era da solo in mezzo a tutta quella confusione!
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Men hon var alldeles ensam.
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Men hun var helt alene.
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Se oli aivan yksin.
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Μα ήταν μόνη μέσα στον πανικό!
Ama bütün o karmaşa içinde yapayalnızdı!Но она была там совсем одна!
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Ad ogni modo, ci sono sempre, per così dire, delle complicazioni.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Akárhogy is, mindig vannak valamiféle bonyodalmak.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Ale vždycky je tu nějaké "ale".
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Allerdings gibt es immer Komplikationen.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Bien sûr, il y a toujours des écueils.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Contudo, há sempre algumas complicações nisto.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Det finns emellertid komplikationer.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Hoewel, er zijn hierin altijd problemen.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Kakorkoli, pri tem so vedno obstajale težave.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.그러나, 언제나 문제점들이 있습니다.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Napriek tomu tu existujú isté komplikácie.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Sin embargo, no faltan cierto tipo de complicaciones en esto.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Totuşi există mereu ceva complicaţii în asta.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Tuy nhiên, luôn luôn có nhiều sự phức tạp trong vấn đề này.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Zawsze są pewne komplikacje.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Ωστόσο, υπάρχουν όλων των ειδών οι επιπλοκές σ' αυτό.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Обаче винаги има разни усложнения при тези неща.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Тем не менее, есть масса сложностей.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.Тим не менше, в цьому є безліч труднощів.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.ובכל זאת, תמיד יש סיבוכים.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.لكن، هناك دائماً تعقيدات في هذا.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.それは脳の3つのシステム-情欲 恋愛 愛着がいつも同時にうまくは
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.但係,有啲嘢都幾複雜
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.A lényeg, hogy örülök, hogy vannak használható ötletek is arra, hogyan kecmeregjünk ki ebből.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.El punto esta en que estoy feliz de que alguien tiene ideas prácticas para sacarnos de este desastre.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.En réalité, je suis heureuse que quelqu'un ait des idées réalistes pour nous sortir de ce bourbier.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.Ideea e că sunt fericită că cineva are idei practice ca să ne scoată din încurcătură.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.Il punto è che sono felice che qualcuno abbia idee pratiche per tirarci fuori da questo caos.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.Jedenfalls bin ich froh, dass jemand praktische Ideen hat, um uns aus diesem Schlamassel rauszuholen.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.누군가가 실질적 아이디어를 통해 이 난국을 해결하려고 노력한다는 점이 기쁩니다.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.Najważniejsze, że jest ktoś, kto ma praktyczne pomysły na to, jak wydostać nas z tego bałaganu.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.В общем, я рада, что у кого-то есть практические идеи по поводу того, как нас вывести из этой неразберихи.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.Това, което исках да кажа, е, че се радвам, че някой има практични идеи как да ни измъкне от тази бъркотия.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.הנקודה היא שאני שמחה שלמישהו יש רעיונות מעשיים איך להוציא אותנו מכל הבלגאן הזה.
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.المغزي هو ، أنا سعيده أن للبعض أفكار عمليه لتخرجنا من هذه الفوضي
Anafikir şu ki, birileri bizi bu karmaşadan kurtaracak pratik fikirlere sahip olduğu için mutlu oluyorum.誰かが実践的なアイデアを持っていて、嬉しいのよ 素晴らしい功績を持つあなた方1人1人に敬礼します
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık. Katsaydık, tam bir karmaşa olurdu.De hacerlo, sería una total confusión porque hay muchísimas cosas allí.
Aslında veriler hiç bir anlam ifade etmiyordur. Bu tam bir karmaşadır.De facto, os dados não fazem sentido.
Basitlikte ve karmaşada.Dans la simplicité et la complexité.
Basitlikte ve karmaşada. Değişimde, gelişimde ve büyümede.Nella semplicità e nella complessità, nel cambiamento e nello sviluppo e nella crescita?
Basitlikte ve karmaşada.En la simplicidad y la complejidad.
Basitlikte ve karmaşada.In eenvoud en complexiteit.
Basitlikte ve karmaşada.In Einfachheit und in Komplexität.
Basitlikte ve karmaşada.În simplitate și complexitate.
Basitlikte ve karmaşada.Trong sự hiện diện và sự vắng mặt.