Ana içeriğe geç
Sözlük

karmaşık ile cümle

karmaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, tüm karmaşıklığı, tüm sorunlarına rağmen,S mégis minden zavarosságával, minden problémájával,
Ancak, tüm karmaşıklığı, tüm sorunlarına rağmen,ועם כל הבלגן וכל הקשיים,
Ancak, tüm karmaşıklığı, tüm sorunlarına rağmen,وعلى الرغم من هذا، في كل فوضتها، في كل صعوباتها ،
Ancak, tüm karmaşıklığı, tüm sorunlarına rağmen,以下の言い方が嫌いです:
Ancak üçgenimi tekrar çizeceğim çünkü bu üçgenim biraz fazla karmaşık hale geldi.A radšej si to prekreslíme, pretože ten môj trojuholník začína byť troška preplnený.
Ancak üçgenimi tekrar çizeceğim çünkü bu üçgenim biraz fazla karmaşık hale geldi.Je vais le redessiner, il est un peu trop chargé.
Ancak üçgenimi tekrar çizeceğim çünkü bu üçgenim biraz fazla karmaşık hale geldi.위의 그림으로는 헷갈릴 수 있으므로 삼각형은 새로 그리겠습니다.
Ancak üçgenimi tekrar çizeceğim çünkü bu üçgenim biraz fazla karmaşık hale geldi.Raději si to překreslíme, protože ten můj trojúhelník začíná být trošku přeplácaný.
Ancak üçgenimi tekrar çizeceğim çünkü bu üçgenim biraz fazla karmaşık hale geldi.ואני אצייר אותו מחדש, כי המשולש שלי נהייה קצת מבולגן.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Ale poszukiwanie takich dowodów jest bardzo skomplikowane.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Dar găsirea dovezilor concrete este o strădanie complicată.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Doch es ist ein schwieriges Unterfangen, diese Beweise zu finden.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.하지만 고체의 증거물을 찾는것은 복잡한 일입니다
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Maar hard bewijs vinden is erg ingewikkeld.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Mais trouver des preuves tangibles est une tâche très difficile.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Ma trovare la prova chiave è un compito davvero complicato.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Men at finde hårde beviser er en meget kompliceret opgave.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Mutta kovien näyttöjen löytäminen on mutkikasta.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Pero encontrar las pruebas firmes es un esfuerzo complicado.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Αλλά η εύρεση των απτών αποδείξεων είναι μία πολύπλοκη προσπάθεια.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Но найти неопровержимые доказательства является очень сложной задачей.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.Проте потрібно докласти багато зусиль, щоб віднайти докази.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.אך מציאת ההוכחה המוצקה היא מבצע מורכב מאד.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.التي تأخذك وتضعك في أماكن بعيدة، حارة وفي العادة بدون وسائل إتصال.
Ancak zor kanıtı bulmak karmaşık bir uğraştır.整然とした科学的手法をとりますが
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Các quy định trong bản thỏa thuận có thể phức tạp, song những mầm mống mâu thuẫn cũng phức tạp như vậy.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.De bepalingen in de overeenkomst zijn misschien complex, maar dat is het onderliggende conflict ook.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.이 협정의 각 조항들은 복잡할 수 있지만 근본적인 충돌의 문제도 그만큼 복잡합니다.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Le misure dell'accordo sono certamente complesse, ma lo è anche la natura del conflitto.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Lo dispuesto en el acuerdo puede ser complejo, pero también lo es el conflicto subyacente.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Opatrenia v zmluve sú možno komplexné, ale takým je aj základný konflikt.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Pasal-pasal dalam persetujuan itu mungkin saja rumit, tapi begitu pula konflik yang menjadi latar belakangnya.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Postanowienia w porozumieniu mogą być złożone, ale tak jest również sam konflikt.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Prevederile acordului pot fi complexe, dar astfel este şi conflictul.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Οι διατάξεις της συμφωνίας μπορεί να είναι περίπλοκες, αλλά το ίδιο ήταν και η διαμάχη.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Клаузите на споразумението може да са сложни, но такъв е и конфликтът.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Может быть положения соглашения и сложны, но ведь сложен и сам конфликт, лежащий в основе.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.פרטי ההסכם הם אולי מורכבים, אבל כך גם הסכסוך שקדם לו.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.صحيح ان بعض الشروط في الاتفاقية قد تبدو معقدة ولكنها حدت من الصراع
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.それは紛争の原因も同じことです 最も大事なのは
Araba karmaşık bir sistemdir.Auto je komplexný systém.
Araba karmaşık bir sistemdir.Automobil je sožitý systém.
Araba karmaşık bir sistemdir.Az autó egy összetett rendszer.
Araba karmaşık bir sistemdir.Das Auto ist ein komplexes System.
Araba karmaşık bir sistemdir.En bil er et komplekst system.
Araba karmaşık bir sistemdir.Samochód jest złożonym systemem.
Araba karmaşık bir sistemdir.Una macchina è un sistema complesso.
Araba karmaşık bir sistemdir.Une voiture est un système compliqué.
Araba karmaşık bir sistemdir.Автомобиль - сложная система.
Araba karmaşık bir sistemdir.Колата е сложна система.
Araba karmaşık bir sistemdir.ורכב זוהי מערכת מורכרב.
Araba karmaşık bir sistemdir.すぐには測定できない様々な要因があります
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.Forscher konnten die Komplexität der Pfeiftöne mithilfe der Nachrichtentheorie messen.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.과학자들은 돌고래 휘파람의 복잡성을 정보 이론을 사용해 측정했습니다.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.Os investigadores têm avaliado a complexidade dos assobios usando a teoria da informação.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.Дослідники виміряли складність свисту, використовуючи інформаційну теорію.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.חוקרים למעשה מדדו את מורכבות השריקה בעזרת תיאוריית המידע,
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.في الواقع، قامت الأبحاث بقياس تعقيدات الصافرة بواسطة نظرية المعلومات
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.イルカのホイッスル鳴きの複雑さを分析し 鳴き声は 人の言語とすら比較できるほど 高度に複雑であるとしています
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".A do osoby która promowała to rozwiązanie powiedział: "Atmosfera jest dużo bardziej skomplikowana"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod