Ana içeriğe geç
Sözlük

karmaşık ile cümle

karmaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sınıflandırılmaları karmaşıktır.Klassifisering er imidlertid vanskelig.
30 Kasım 1989'da Deutsche Bank'ın müdürü Alfred Herrhausen karmaşık bir bombayla öldürüldü.30. november 1989 ble Alfred Herrhausen, direktør for Deutsche Bank, drept av en bilbombe i Bad Homburg.
Dikkat çekici karmaşık desenlere sahip olabilir.Noen kan ha komplekse trekk.
Karmaşık analizin önemli teoremlerinden birisi de holomorf fonksiyonların analitik olmasıdır.Komplekse analytiske funksjoner sies også å være holomorfe.
Nikki ev hayatının onun için karmaşık olduğunu belirtti.Ikeda sa at dette møtet mellom oss utgjorde noe helt spesielt for ham.
AMB’ler herhangi bir işlemi yürütecek şekilde tasarlanabilir fakat işlem ne kadar karmaşıksa maliyet artar.Poteten kan brukes til alt Hvordan har egentlig dyra det?
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.De norske kritikerne var også fornøyd med filmen.
Ama bu da ülkede durumu daha karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir.Med andre ord, gjør det ikke vanskeligere enn det er.
Bu yüzden kübistlerin eserleri oldukça karmaşıktır.Følgelig blir modellutregningene kompliserte.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Resultatet er at algoritmen bare bruker en tid på O(n log n).
Bu da şifreleme algoritmasını çok karmaşık bir hale getiriyordu.Han utviklet også en algoritme for automatisk komposisjon.
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.I sine bilder forsøker hun å antyde en slik kompleksitet med enkle virkemidler.
Malurus leucopterus karmaşık sosyal gruplar hâlinde yaşar.Nakenrottene er kjent for at de lever i kompliserte sosiale grupper.
Bu zaman diliminde yaşananlar konusu karmaşıktır.Takket være de nevnte forholdene er dette en ganske vanskelig sak.
Edebî stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı.Entusiasmen var stor og kreativiteten likeså.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.I kvantemekanikk kan partikler også oppføre seg som bølger med komplekse amplituder.
Bu karmaşık İspanya veraseti sorununun bir Avrupa savaşı ortaya çıkarması bekleniyordu.Mühleggs gode forhold til det spanske landslaget fikk Mühlegg til å søke om spansk statsborgerskap.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Danau Albert adalah bagian dari sistem rumit atas Nil.
Çok kademeli roketler çok daha karmaşıktır.Multi-tahap roket jauh lebih rumit.
Bina, Aerospace City takma adlı karmaşık bir alanın içindedir.Bangunan ini di dalam kompleks dijuluki Aerospace City.
Onlar, M.Ö. 3000 tarihinden sonra metrolojinin karmaşık sistemini geliştirmişlerdir.Mereka mengembangkan sistem rumit metrologi sejak tahun 3000 SM.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Contohnya adalah definisi gabungan dua himpunan.
Bir başka, daha karmaşık bir yöntem ise güçlü bir sera gazı olan amonyak kulanmak.Metode lain yang lebih rumit menggunakan amonia sebagai gas rumah kaca yang kuat.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.Dia mencoba untuk melaksanakan semua rencana sesempurna mungkin.
Her ikisi de karmaşık bir şekilde birbirine dokunur ve birbirlerini sürdürülür kılarlar.Keduanya saling berkaitan dan saling berputar.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Mekanisme yang digunakan oleh virus untuk menghindari sistem imun adaptif adalah lebih rumit.
Bu topoloji, karmaşık topoloji olarak da adlandırılır.Topologi jaringan ini disebut juga sebagai topologi jaringan bertingkat.
Metot çoğunlukla metotların çok karmaşıklaşıp kullanılması zorlaştığında tercih edilmektedir.Logam harus dipukul lebih sering dan lebih sulit untuk mencapai hasil yang sama.
Tamamiyle karmaşıktır.Tema lebih rumit.
YSU'nun sağlık üzerine etkisi karmaşıktır.Hubungannya dengan ordo Yesuit terbilang rumit.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Perang antara Yahudi dan Islam.
1893'te Arthur Kennelly de öz direnci karmaşık sayılarla ilk kullanandı.Arthur Kennelly adalah yang pertama kali menunjukkan impedansi dengan bilangan kompleks pada 1893.
Aynı zamanda iki veya daha fazla alt birimden yapılmış protein karmaşıklarını (ing:complex) da ifade eder.Ia juga dapat merujuk pada kompleks protein yang dibuat dari dua atau lebih subunit.
Sahte yanılsamalar bayağı yanılsamalardan çok daha karmaşıktır.Sayangnya jawaban-jawaban yang diusulkan lebih banyak salahnya daripada benarnya.
Veri yapıları basit ya da karmaşık olabilmektedir.Sindaktili bisa saja menjadi kasus yang sederhana atau kompleks.
Film, Stewart'ın performansı kadar iyi karmaşık yorumlar aldı.Film serta kinerja Stewart menerima tinjauan yang beragam.
Karmaşık Bir Katatoni Olgusu.Objek geowisata yang menarik.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Keesokan harinya, dua orang itu terlibat perkelahian yang berujung pada hubungan seksual yang kasar.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Bisa kompleks, bisa sederhana.
Neredeyse bütün biyolojik sistemler karmaşıktır.Hampir semuanya memiliki peran biologis.
(Karmaşık frekans gerçek fiziksel frekansa benzer, fakat çok daha geneldir.(Tần số phức là giống với tần số vật lý thực, nhưng tổng quát hơn.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Những lựa chọn của các nhân vật và những chiến lược họ sử dụng thường phức tạp về mặt đạo đức.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Hồi giáo và Do Thái giáo có một mối quan hệ phức tạp.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Hồ Albert là một phần của hệ thống phức tạp thượng lưu sông Nin.
Messina'da yakıt ikmali, İtalya'nın 2 Ağustos'ta tarafsızlığını ilan etmesi sebebiyle karmaşık bir hal aldı.Công việc tiếp nhiên liệu tại Messina trở nên phức tạp do việc Ý tuyên bố trung lập vào ngày 2 tháng 8.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Định dạng này có thể đơn giản hay phức tạp.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Trong những tình huống thực tế, bằng chứng thường phức tạp và rối rắm.
Karmaşık yüksek saatçilik ürünleri, Black Tie adı altında, aynı koleksiyon içerisinde sunulur.Các mẫu đồng hồ cao cấp, phức tạp nhất được hội tựu trong một bộ sưu tập mang tên Black Tie.
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Nhưng tình hình càng trở nên phức tạp hơn.
Kuzeydoğu tarafı karmaşık ama genellikle Pasifik plakası ile yakınsak sınırdır.Mặt phía đông nam của mảng là ranh giới phức tạp nhưng nói chung là ranh giới hội tụ với mảng Thái Bình Dương.
Fakat bu oldukça karmaşıktır.Điều này cũng khá phức tạp.
Veri yapıları basit ya da karmaşık olabilmektedir.Máy server có thể thi hành các nhiệm vụ đơn giản hoặc phức tạp.
Bu durumda sistemin kutupları artık sadece reel değil karmaşık sayıdır.Trong thực tế, các yếu tố của hệ thống không phải là những điểm trừu tượng mà là những hệ thống phức tạp.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Các cơ chế được sử dụng để né tránh hệ thống miễn dịch thu được thì phức tạp hơn.
Erkek eşey organlaı karmaşık yapılıdır.Não là một cơ quan vô cùng phức tạp.
Bu karmaşık özellikler birçok genin ürünüdür.Các tính trạng phức hợp này được tạo bởi tác động cộng gộp của nhiều gen.
Assembly dili karmaşık programlar yazmak için kullanılan düşük seviyeli bir programlama dilidir.Hợp ngữ (assembly language) là một ngôn ngữ lập trình bậc thấp dùng để viết các chương trình máy tính.
Sık karşılaşılan durumlarda karmaşık bir dil kullanabilir.Thường có khó khăn trong việc sử dụng ngôn ngữ phức tạp.
Bu yan ürünlerin ayrışması oldukça karmaşıktır.Quá trình sinh tổng hợp của các hợp chất này khá khó khăn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod