Ana içeriğe geç
Sözlük

karmaşık ile cümle

karmaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Broşlama yöntemi, hassas imalatın gerekli olduğu karmaşık geometrileri oluşturmak için kullanılır.Broaching is used when precision machining is required, especially for odd shapes.
Odaklanmış lazer ışınının çevrilmesi, karmaşık sarmal yapıların bile üretilmesini sağlar.Translation of the focused laser beam allows production of even complex helical structures.
O meseleleri daha karmaşık hale getirecek.Das wird die Dinge verkomplizieren.
Bilgisayarlar karmaşık makinelerdir.Die Computer sind komplexe Maschinen.
Hayat her zaman daha karmaşık olacaktır.Das Leben wird immer komplexer.
Hayat bazen istediğimden daha karmaşık.Das Leben ist manchmal komplizierter, als ich es möchte.
Aşk karmaşık ama harıkadır!Liebe ist kompliziert, aber wunderbar!
Tüm eylemler ve düşünceler, Karma’yı oluşturur ve karmaşık dünyaya yön verir.Alles Handeln und Denken bewirkt Karma und führt somit zu weiteren Verstrickungen in der Welt.
Daha karmaşık düzenleme işlemleri basit komutların dizi şeklinde bir araya getirilmesi ile yapılır.Kompliziertere Bewegungen können über die Kombination der einfachen Befehle erreicht werden.
Karmaşık uyarlamalı sistemler (CAS) karmaşık sistemlerin özel durumlarıdır.Komplexe adaptive Systeme (KAS) sind ein Spezialfall von komplexen Systemen.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Daneben existieren noch eine islamische und eine jüdische Gemeinde.
Daha fazla karmaşık değişkene sahip holmorf fonksiyonların bu özelliği yoktur.Jedoch haben holomorphe Funktionen mehrerer Veränderlicher nicht mehr so viele schöne Eigenschaften.
Karmaşık yüksek saatçilik ürünleri, Black Tie adı altında, aynı koleksiyon içerisinde sunulur.Die Uhren mit Komplikationen wurden in der Kollektion Black Tie zusammengefasst.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.Das Dorf Luven hat eine lange Geschichte.
Daha karmaşık ve sofistike algoritmalar bilinmektedir.Es gibt noch deutlich effizientere, aber auch kompliziertere Algorithmen.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Die internationale Rechtshilfe ist in der Praxis oft langwierig und umständlich.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Damit ergeben sich zwei Gleichungen für die zwei Anfangswerte.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Sie können einfach oder zusammengesetzt sein.
Karmaşık durumlarla başa çıkabilir ve detaylı anlatımları anlar.Am allerbesten kann sie spannende Geschichten erzählen oder knifflige Probleme lösen.
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Die Dinge verkomplizieren sich.
Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır.Dort bekommt er es mit einer Mordserie zu tun.
Hesaplamalı karmaşıklık kuramında NP-tam hem NP hem NP-zor olan problemlerin sınıfıdır.Formal ist ein Suchproblem NP-äquivalent, wenn es NP-leicht und NP-schwer ist.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Es handelt sich um den leistungsfähigsten Computer, der bis dahin im Weltraum betrieben wurde.
Öz direnç genellikle karmaşık sayıdır.Der Reflexionsfaktor ist im Allgemeinen eine komplexe Größe.
Polis için iş oldukça karmaşıktır.Die Organisation der Polizei ist sehr verschieden.
Doğumu ve ölümü ile ilgili tarihlerde de karmaşıklar vardır.Auch zu ihrem Geburts- und ihrem Sterbejahr existieren unterschiedliche Angaben.
Bilinç, karmaşık biyolojik sistemde üstün bir özellik ve soyut olmayan bir varlıktır.Bewusstsein sei eine höherstufige Eigenschaft komplexer biologischer Systeme und keine immaterielle Entität.
Unutmadan; her karmaşık Lie cebiri de iki boyutlu gerçek bir Lie cebri olarak görülebilir.Also kann man eine abwickelbare Fläche auch als zwei-dimensionale flache Mannigfaltigkeit verstehen.
Bu da karmaşıklığı ve maliyeti arttırır.Dies bedeutete höheren Aufwand und Kosten.
Jean Tinguely ise eski metallerden yaptığı hareketli ve karmaşık heykelleri ile sanat dünyasını etkiledi.Jean Tinguely hat Menschen mit komplexen bewegenden Skulpturen aus Altmetall fasziniert.
Ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyorsunuz.Er ignoriert, was die Dinge kompliziert.
Harker'ın vampir olduğunun anlaşılmasıyla olaylar daha karmaşık bir hâl alır.Als sie erfährt, dass Angel ein Vampir ist, führt dies zu Konflikten.
Yerel olarak birçok alt türlerin var olması uzun süre boyunca sınıflandırmasında karmaşıklığa yol açmıştır.Die Abgrenzung einzelner Arten innerhalb der Zitruspflanzen erwies sich lange als problematisch.
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.Zuviel Bürokratie und zu viele Auflagen sollen der Grund dafür sein.
Planı karmaşık ve pahalı olduğundan, muhtemelen uygulanmayacak.Comme son plan est compliqué et cher, il ne sera vraisemblablement pas adopté.
Neden işi karmaşıklaştırabilirken, basitleştirelim?Pourquoi faire simple quand on peut faire compliqué ?
Karmaşık ekonomik ve kurumsal faktörler Japonya’nın savaş sonrası büyüme faktörlerini oluşturdu.Des facteurs économiques et institutionnels complexes affectent la croissance d'après-guerre du Japon.
Integra'nın Alucard ile ilişkisi çok karmaşıktır.La relation entre Integra et Alucard est très complexe.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Le lac fait partie du système compliqué du Nil supérieur.
Sistem Dinamiği karmaşık sistemlerin zaman içindeki davranışlarını anlamaya yarayan bir yaklaşımdır.C'est une approche pour comprendre le comportement des systèmes complexes dans le temps.
Riemann yüzeyini düşünün; açık birim disk bu nedenle karmaşık düzlemlerden farklıdır.Considérée comme une surface de Riemann, le disque unité ouvert est donc différent du plan complexe.
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.Donnons un exemple plus complexe.
MÖ 1800 ila MÖ 300 yılları arasındaki dönemde Orta Amerika’da karmaşık kültürlerin yükseldiği görülür.Entre 1800 et 300 avant notre ère, des cultures complexes ont commencé à émerger en Méso-Amérique.
Fakat bazı karmaşık işler hala el ile yapılmaktadır.Certaines tâches doivent encore, malgré tout, être effectuées à la main.
Japonya’nın Sibirya Müdahalesindeki amaçları çok karmaşık ve iyi tanımlanmamıştır.Les motivations du Japon pendant l'intervention en Sibérie étaient multiples et peu liées entre elles.
İkinci sezonun ilk üç bölümünde Michael'ın planındaki karmaşıklığı gösterir.Les trois premiers épisodes démontrent encore le niveau de complexité du plan de Michael.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Effectuez des calculs complexes.
Fakat çok karmaşık yapıya sahiptir.Son œuvre est d'une grande complexité.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Dans les situations du monde réel, la preuve est souvent complexe et décomposée.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Ils peuvent être simple ou complexe.
Tarih boyunca yeni biçimler ve giderek karmaşık hâle gelen yeni kombinasyonlar ortaya çıknıştır.Cela devient de plus en plus complexe avec les nouvelles armes sorties récemment.
Seri boyunca, Nate Archibald'la karmaşık bir ilişkisi vardır.Au début de la série, elle est sortie avec le très convoité Nate Archibald pendant un petit moment.
Özellikle Amazon vadisindeki durum ise karmaşıktır.La jonction avec l'Amazone est complexe.
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.Sagittarius A, la source radio complexe associée au centre de la galaxie se trouve aussi ici.
Biz bu karmaşıklığa karşı demokratik ve barışçıl bir çözüm için söz verdik.Il met en avant un combat pacifique et démocratique.
Hem düzenleyici başlangıç, hem de karmaşık dağıtıcı sonlanım onda bir araya gelir.Leur début et leur fin ont une cause commune.
Gerçekte durum daha da karmaşık olup kızın öğretmeni olan Dr Romualdo da genç Bellina'ya gizlice aşıktır.Pour compliquer davantage la situation, le Dr Romualdo, tuteur de Bellina, en est lui aussi amoureux.
Jim Shannon rolünde Jason O'Mara, karmaşık bir geçmişi olan fedakâr bir baba.La vie de James O'Barr se caractérise par un destin singulier.
Tamamiyle karmaşıktır.Très complexe.
Her bir mine çubuğundaki kristallerin düzeni oldukça karmaşıktır.La disposition des cristaux à l'intérieur de chaque prisme est très complexe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod