Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Es casi increíble.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Ez klassz.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Fajnie jest.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Ini keren.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.작곡가들이 제멋대로 해도 면죄부가 주어지지요. 일면 멋지죠.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.Os compositores podem escapar ao assassínio.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.זה די מגניב. משוררים די יכולים לחמוק מעונש על רצח.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.ذلك يبدو جيدا . كاتبوا الاغاني يمكنهم التنصل من جريمة قتل.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.めちゃくちゃな理論でも
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Thật tuyệt vời.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Вообще, это здорово.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Това е нещо страхотно.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Acest tip este un talent deosebit.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Cet homme est remarquable.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Dieser Typ ist echt klasse.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Просто е страхотен.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Этот человек всегда чем-то занят.
Bu karizma ve iyi bir görüntünün kurumsal karşılığı. -Ese es el carisma empresarial y buen especto.
Bu karizma ve iyi bir görüntünün kurumsal karşılığı. -Je to firemní ekvivalent charisma a dobrého vzhledu.
Bu karizma ve iyi bir görüntünün kurumsal karşılığı. -هذا ما يساوي شخصية الشركة والمظهر الجيد.
Bu karizma ve iyi bir görüntünün kurumsal karşılığı. -等価です。 彼ら、彼らのブランドだけで、 他の全ての人々よりもお金を稼ぐと、
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.A je to fascinujúce, pretože všetci vodcovia kmeňov majú charizmu.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.C'est fascinant, car tous les meneurs de tribu ont du charisme.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Das Faszinierende ist, dass alle Stammesführer Charisma haben.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Det är fascinerande för alla stamledare har karisma
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.E' affascinante perché tutti i leader tribali hanno carisma.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.É fascinante, todos os líderes de tribos têm carisma.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Es fascinante porque todos los lideres de tribu tienen carisma.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Este fascinant deoarece toţi liderii triburilor au carismă.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Het is fascinerend, want alle clanleiders hebben charisma.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Je to fascinující, protože všichni kmenoví vůdce mají charisma.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.멋지죠. 모든 부족의 리더들은 카리스마가 있어요.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Lenyűgöző, hogy mindegyik törzs vezetője karizmatikus.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Semua ketua suku punya karisma.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Thật thú vị bởi tất cả các tộc trưởng đều có sức hút cá nhân.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Забележително е, защото всички племенни лидери имат харизма.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Це дивовижно, бо всі лідери племен мають харизму.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.Это очень увлекательно, потому что все вожди обладают харизмой.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.זה מרתק כי לכל מנהיגי השבטים יש כריזמה.
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.رائع الان كل القادة لهم الكاريزما (جاذبية)
Çok enteresan ama tüm kabile liderlerinin karizması vardır.でも、リーダーになるのにカリスマ性は必要ありません
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.In der Zahnmedizin passieren nicht sehr viele coole und sexy Dinge.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Không có nhiều thứ thú vị, lôi cuốn trong nha khoa.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.치과에서는 멋지고 보기좋은 광경만 펼쳐지지는 않습니다.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Nem sok laza, szexi dolog történik a fogászatban.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Niezbyt wiele ciekawych i ekscytujących rzeczy dzieje się w stomatologii.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Non succedono molte cose eccitanti in odontoiatria.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Nu se întâmplă multe lucruri interesante, sexy în stomatologie.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Δεν συμβαίνουν πολλά σπουδαία, σέξι πράγματα στην οδοντιατρική.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Не так уж много классных, крутых вещей происходит в стоматологии.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.לא קורים הרבה דברים מגניבים וסקסיים בתחום רפואת השיניים.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.ولا يحدث في هذا المجال الكثير من الامور المهمة
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.しかし、この問題行動の改善を思考し
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.牙科嘅領域一般都冇任何新奇有趣嘅事發生。
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."- aber seine Argumente fesseln mich."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Collier não é carismático... (Risos) ... mas os seus argumentos são convincentes."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Collier není charizmatický - (Smích). - ale jeho argumenty jsou přesvědčivé."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Collier nie ma charyzmy -- (Śmiech) -- ale ma argumenty nie do odparcia."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."그 댓글은 "콜리어는 카리스마적이지 않네요", 였습니다 (웃음) "그러나 그의 주장하는 바는 설득될 수 밖에 없습니다"
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."-- maar zijn argumenten snijden hout."