Onun yerine, İlerici Muhafazakar Parti karizmatik Diefenbaker'ı seçti.In his place, the PC party elected the fiery and charismatic Diefenbaker.
Onlara özel hediyeler ve karizmalar getirmeli.It should bring them special gifts and charisms.
Nisroch, karizmatik aşçı Hazine dertte Sihirli kalenin sırrı Cehennem!Nisroch, charismatischer Koch Schatz in Schwierigkeiten Das Geheimnis des magischen Schlosses Hölle!
Gücü ve karizması o kadar etkili olmuştur ki Kont Dooku'yu bile gölgede bırakmıştır.Era una Jedi Oscura y una de los acólitos sensibles a la Fuerza del Conde Dooku durante las Guerras Clon.
Marvel'ın en karizmatik süper kahramanları yeni maceralarında bir kez daha bir araya geliyor.Vuelve el entrañable Manolito con otra de sus divertidas aventuras.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Seductor y carismático.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.È molto bella e carismatica.
Michael bu gizemli ve karizmatik serseriye adeta hayran olmuş gibidir.Olimpia sembra apprezzare molto quel luogo così mistico e tranquillo...
Karizmatik otorite, önderin olağanüstü gibi gorünen niteliklerinden doğar.Харизматическая власть основана на исключительных качествах, приписываемых лидеру.
İktidarın kaynağı karizmatik otoritedir.Закон кармы имеет духовное происхождение.
Dönemin önde gelen, karizma oyuncularından biri olmayı başarmıştır.Так сошёл со сцены один из наиболее харизматичных лидеров эпохи.
Yılmaz Seyhan (Engin Altan Düzyatan) - 32 yaşında , karizmatik ve yakışıklı bir polis.キャサリン Кясарин) — 22-летняя девушка с очаровательным лицом и телом.
Toplumsal stres altında karizmatik bir figürün liderliğinde bu şekilde bir hareket ortaya çıkabilir.Sob condições de estresse social, tal movimento pode se formar sob a liderança de uma figura carismática.
Turati: Karizmatik İtalyan büyük usta.Turati: O suave grande mestre de xadrez italiano.
Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı.Tem hábitos gregários, formando grandes cardumes.
Babası problemli ve karizmatik bir ihmalkardır ve çocuk sahibi olması da hiç hesapta yoktur.Seu pai, um serralheiro, tem poucas condições financeiras e não ajuda a filha.
Mikrofon performansı, karizma ve ring içi yeteneği, bu sporda başarı için gerekli olan en önemli kriterlerdir.Wilskracht en geduld zijn volgens Wu de belangrijkste factoren om in sport de top te bereiken.
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.Vlak voor deze laatste optredens was Krezip ook te zien op Pinkpop 2009.
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.Nie ma go na żadnym studyjnym albumie Kylie, ale można go wysłuchać na składance "Ultimate Kylie" z 2004.
Tom karizmatik değil.Том не харизматичний.
Tom karizmatik değil.Том не має харизми.
Nisroch, karizmatik aşçı Hazine dertte Sihirli kalenin sırrı Cehennem!Nisroch, karizmatikus szakács Kincs a bajban A mágikus vár titka Hell!
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.Η μελωδία γράφτηκε από τον Ντούσαν Σέστιτς ενώ ο ύμνος δε διέθετε στίχους ως το 2009.
Zengin ve karizmatik bir iş adamı olan Faruk, Sürreya'yı alır ve Bursa’ya ailesinin yanına getirir.Όμως, ο Σάιτο, ένας πλούσιος επιχειρηματίας κάνει στον Κομπ μια πρόταση.
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.Lenge var Cartes ikke engasjert i politikk, men ble i 2009 medlem i Coloradopartiet.
Robyn şarkıya 10 puan verdi ve Måns'ın karizmatik bir sanatçı olduğunu söyledi.Robyn memberi lagu tersebut skor sempurna 10 dan mengatakan bahwa Måns adalah pemain yang karismatik.
İktidarın kaynağı karizmatik otoritedir.Tôn giáo chính của đế chế là đạo Zoroastrian.
Turati: Karizmatik İtalyan büyük usta.馬基維利——意大利偉大思想家。
Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.与一个如此有才华、有趣又善良的人一起,这是一个愉快的工作。
Ayrıca karizmatik tavrıyla izleyenlerinin kalbini çalmayı başarmıştır.而他也認識了擁有心靈探測能力的機器人吉斯卡。
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.《福布斯》雜誌稱庫茲維爾對2009年的預測大多不準確。
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.לאחר הפרויקט, לא פירסמה טסוצ'יה אלבומים נוספים עד לשנת 2005, אז הודיעה על תוכניות לקריירת סולו.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Elegantný, charizmatický.
Karizmatik harekete benzer olan Pentikostalizm Karizmatik hareketten daha önce ortaya çıkmıştır.Tako se je začelo Binkoštno (pentekostalno) oz. Karizmatično gibanje.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Ta oli kena, stiilne ja karismaatiline.
İktidarın kaynağı karizmatik otoritedir.Karismaatiline juhtimine on karismaatilisel võimul põhinev juhtimislaad.
Aman tanrım. Karizmatik yardımcıyı oynayacak tecrübeli bir aktöre ihtiyacınız var mı?А вам не нужен харизматичный помощник с редким актёрским даром?
Aman tanrım. Karizmatik yardımcıyı oynayacak tecrübeli bir aktöre ihtiyacınız var mı?いつも持ってるんです
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Ak si preštudujete tie úspešné vedúce osobnosti, zistíte, že charizma pochádza odtiaľ, z vedenia.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Als je alle leiders die geslaagd zijn, bestudeert, dan zie je dat charisma voortkomt uit het leiden.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Dacă vă uitaţi şi studiaţi liderii care au succes, de aici vine carisma, din faptul că sunt lideri.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Figyeld meg alaposan azokat a vezetőket, akik sikerrel jártak, a karizmájuk a vezetésből keletkezett.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Jeśli przyjrzeć się i zbadać tych, którym się udało, to właśnie stąd bierze się charyzma -- z przewodzenia.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Jika kalian melihat dan mempelajari pemimpin yang sukses, karisma mereka datang dari memimpin.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Když se podíváte a zamyslíte nad úspěšnými vůdci - to je odkud se bere charisma - z vedení.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.성공한 리더들을 살펴보시면 아실텐데 카리스마는 바로 리드를 하면서 나오는 겁니다.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Nếu bạn xem xét và nghiên cứu những nhà lãnh đạo đã thành công, sức hút đến từ đó, từ việc lãnh đạo.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Om du tittar på de ledare som har lyckats, ser du att det är därifrån karisman kommer, från ledarskapet.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Se observarem e estudarem os líderes que tiveram sucesso, é daí que provém o carisma, de liderar.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Wenn man sich die erfolgreichen Führer anschaut, ist es immer der Akt des Führens aus dem das Charisma kommt.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Αν δείτε και μελετήσετε τους επιτυχημένους ηγέτες, θα δείτε πού βρήκαν το χάρισμα - από την ηγεσία.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Ако погледнете и изучавате лидерите, които са успели, ето от там идва харизмата, от лидерството.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Якщо подивитесь і вивчите лідерів, які добились успіху, то ось звідки приходить харизма — з лідерства.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.אם תבדוקו ותלמדו את המנהיגים שהצליחו, זה המקום שממנו מגיעה הכריזמה, מההובלה.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.اذا نظرت ودرست القادة الناجحون ستجد ان الكريزما جائت من قيادتهم للناس
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.リードすることでカリスマ性が生まれているのがわかります 最後に、彼らはコミットします
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.C'est plutôt sympa.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Das ist ziemlich cool.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.E chiar tare.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.E' piuttosto fico.