Ana içeriğe geç
Sözlük

karizma ile cümle

karizma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun doğal karizması var.She has inherent dignity.
O, karizmayı çizdirdi.He lost face.
Onun karizmasının çekiciliği diğer insanları dinlettirdi.The attractiveness of his charisma made other people listen.
Tom'un kesinlikle karizması var.Tom certainly has charisma.
Beni karizmatik bir adam olarak düşünüyor musun?Do you think of me as a cool guy?
Tom karizmatiktir.Tom is charismatic.
Sen karizmatiksin.You're charismatic.
O karizmatik bir lider değil.He's not a charismatic leader.
Onun karizması var.He's got charisma.
Tom yakışıklı ve karizmatik.Tom is handsome and charismatic.
Tom onun karizmatik göründüğünü düşündü.Tom thought it looked cool.
Tom karizmatik değil.Tom isn't charismatic.
Tom çok karizmatik.Tom is very charismatic.
Tom oldukça karizmatik.Tom is quite charismatic.
Tom karizmatik bir lider değildir.Tom isn't a charismatic leader.
Karizmanı küçümsüyorsun.You underestimate your charisma.
Tom ne giydiği fark etmeden, o karizmatik görünür.No matter what Tom wears, he looks cool.
Mary karizmatik bir sanatçıdır ve seyircisini nasıl cezbedeceğini gerçekten biliyor.Mary is a charismatic performer, and really knows how to captivate her audience.
Sen karizmatik bir adama benziyorsun.You seem like a cool guy.
Karizmatik bir adama benziyorsun. Arkadaş olabilir miyiz?You seem like a cool guy. Can we be friends?
Tom çok karizmatik bir adam.Tom is a very charismatic man.
Karizmatik olmak umurumda değil.I don't care about being cool.
Tom çok karizmatik değil.Tom isn't very charismatic.
Tom'un karizması var.Tom has charisma.
Tom iyi görünümlü ve karizmatiktir.Tom is good looking and charismatic.
Tom karizmam olduğunu söylüyor.Tom says I have charisma.
Tom karizmatik olduğumu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I was charismatic.
Herkes çok karizmatik olduğunuzu söylüyor.Everybody says you're very charismatic.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar karizmatik görünmüyordu.Tom didn't seem to be as charismatic as Mary seemed to be.
Tom karizmatik, değil mi?Tom is charismatic, isn't he?
Tom esprili ve karizmatik biri.Tom is funny and charming.
Onlar karizmatikler.They're charismatic.
Tom'un karizması babasından geliyor.Tom gets his awesomeness from his father.
İktidarın kaynağı karizmatik otoritedir.The third form of authority is charismatic authority.
Kolayca idare edilebilir bir adam olan Lingk Roma'yı son derece karizmatik bulmaktadır.Lingk is easily manipulated and finds Roma highly charismatic.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.She is very beautiful and charismatic.
Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim.I Never Said I Was an Angel is a 2009 album by Pauline Kamusewu.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Him for his looks, and me for my charisma.
Varlıkları ve muazzamlıklarıyla çok karizmatik gözüküyorlar.And you have this extraordinary ability to render both strength and elegance, simultaneously.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.We'd know a whole lot about charismatic megafauna, and not very much about much else.
Bu karizma ve iyi bir görüntünün kurumsal karşılığı. -That's the corporate equivalent of charisma and good looks.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.It's kind of cool.
Herkes karizmam olduğunu söylüyor ama bir tek Ha Ni bunu göremiyor.Everyone else says I have charisma, but Ha Ni is the only one that doesn't see it.
Senin karizman var.You do have charisma.
Karizmam olduğunu biliyorum.I know I have charisma.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Another charismatic megafauna species that I worked with is the story I did on the right whale.
Dövme sanatçıları, telif hakkı istemiyorlar, bir karizması yok.Tattoo artists, they don't want it; it's not cool.
Karizmatik yardımcıyı oynayacak tecrübeli bir aktöre ihtiyacınız var mı?Do you need a charismatic sidekick with tons of acting experience?
Karizma ve etkili bakışlar bilançoya yazılamıyor da ondan :))I guess you can't quantify charisma and good looks.
Küçüklüğünde bile, karizma ve asalet gibi şeyler taşıyordun.Ever since she was young, she had so much... shall I say dignity, or charisma?
Karizmadan ve asaletten yoksunken... ...seni nasıl Prenses diye ortaya çıkarabiliriz?She should be mighty and charming, right? How can someone like you become the princess?
İkili, KariZma adlı bir grup kurdu.They formed a group called KariZma.
KariZma, Buılgaristan'ın en popüler müzik grupları arasındaydı.By 2007, KariZma was among the most popular music groups in Bulgaria.
Yunan cumhurbaşkanının en büyük özelliği "karizması"'Common touch' key trait of Greek president
Bazı sorulara kaçamak yanıt verse de, bunu yaparken bile karizmatikti.Although he evaded some questions, he was charismatic in doing so.
DPS'nin kozu, karizmatik lideri Cukanoviç.The DPS's trump card is its charismatic standard-bearer, Djukanovic.
Mesiç çok sayıda reforma öncülük etti ve karizmatik bir lider olmaya devam ediyor.Mesic spearheaded many reforms and remains a charismatic leader.
Tarkan'ın ön grubu sevilen Bulgar ikilisi KariZma olacak.The popular Bulgarian duo KariZma will be opening for him.
Zeki ve inatçıydı ama karizması daha azdı.He was intelligent and stubborn but had very little charisma.
Onun yerine, PC partisi ateşli ve karizmatik Diefenbaker'ı seçti.In his place, the PC party elected the fiery and charismatic Diefenbaker.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod