O, karısı için bir inci kolye satın almak istiyor.He wants to buy a pearl necklace for his wife.
Karım nasıl?How's my wife doing?
Yağmur ve karı severim.I like rain and snow.
Karımı seviyorum.I love my wife.
Başka bir ülkede seyahat ederken karım sıklıkla bana telefon ediyor.My wife often telephones me when I'm traveling in another country.
Gerçekten kafam karışmıştı.I was truly perplexed.
Seni ilgilendirmeyen konulara karışma.Don't stick your nose where it doesn't belong.
Kafam karıştı. Ben şimdi ne yapıyorum?I'm confused. What do I do now?
Karım bu mutfakta çok iyi yemekler hazırlar.My wife prepares very good meals in this kitchen.
George Bush, karısıyla birlikte tatile çıktı.George Bush went on a vacation with his wife.
Adamın, karısından daha fazla ekmeği var.The man has more bread than his wife.
Hepimizin korkudan ödü bokuna karıştı.We were all scared shitless.
Beni ağabeyimle karıştırmış görünüyorsun.You seem to have mistaken me for my older brother.
Beni ağabeyimle karıştırdınız herhalde.You seem to have mistaken me for my older brother.
Kötü bir karın ağrım var.I've got a bad stomachache.
Eğer Bay Long'a rastlarsan, ona karısının nasıl olduğunu sormayı unutma.If you run into Mr. Long, don't forget to ask him about how his wife is doing.
Bu, karım Edita.This is my wife Edita.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
İşlerine karışmaya niyetim yok.I have no intention of meddling in your affairs.
Eğer karım olsaydım kendimi asardım.If you were my wife, I'd hang myself.
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.My wife made me a delicious apple cake.
O, Alain'in karısıdır.She's Alain's wife.
O, mali açıdan karısına bağımlıdırHe's financially dependent on his wife.
Az önce karımın beni aldattığını öğrendim.I just found out that my wife cheated on me.
Süt suyla karışmaz.Milk doesn't mix with water.
"Efficacy" ile "efficiency"yi karıştırmayın.Don't confuse "efficacy" with "efficiency".
O egzersiz karın kasları için yararlıdır.That exercise is good for the abdominal muscles.
Onu kız kardeşi ile karıştırdım. Onlar çok benziyor.I mistook her for her sister. They look so much alike.
Beni kız kardeşimle karıştırdı gibi görünüyor.It seems that he mistook me for my sister.
O, beni annemle karıştırdı.He mistook me for my mother.
O beni bir İngiliz erkeği ile karıştırdı.He mistook me for an Englishman.
O, beni Bay Tamori ile karıştırdı.She mistook me for Mr. Tamori.
Önce onu erkek kardeşinle karıştırdım.At first, I mistook him for your brother.
Burada kışın bile çok karımız olmaz.We don't have much snow here even in the winter.
Sık sık bir öğrenciyle karıştırılır.He's often mistaken for a student.
Biri eğitimle mesleki eğitimi karıştırmamalı.One should not confuse education with job training.
Konserde herkes kavgaya karıştı!Everybody row in concert!
Karısına tokat atan adam aşağılıktır.A man who smacks his wife around is contemptible.
Karısına tokat atan adam alçaktır.A man who smacks his wife around is contemptible.
Karısına tokat atan adam adidir.A man who smacks his wife around is contemptible.
Hangi taraf iskele hangi taraf sancak hep karıştırıyorum.I always confuse which side is port and which starboard.
Karısı bizim İtalyanca öğretmenimiz.His wife is our Italian teacher.
Karım bir vejetaryendir.My wife is a vegetarian.
Karınla konuştun mu?Did you talk to your wife?
Karısı olmadan, bir erkeğin hiçbir değeri yoktur.Without a wife, a man is worth nothing.
Dış ilişkilerde bir kariyerle ilgileniyorsun, değil mi?You're interested in a career in foreign relations, aren't you?
Karım yeni bir çocuk arabası satın aldı.My wife bought a new pram.
Beklenmeyen bir para erkek kardeşimin ve karısının maddi durumunu düzeltti.The unexpected windfall has put my brother and his wife on easy street.
Eski günlüğümün sayfalarını karıştırmayı severim.I enjoy looking at my old diary.
Karım bana sıklıkla telefon eder yurtdışında olduğumda.My wife telephones me often when I am abroad.
Ben yurtdışındayken karım bana sıklıkla telefon eder.My wife telephones me often when I am abroad.
Her on beş dakikada bir kez karıştırın.Stir once every fifteen minutes.
Tom kafası karışmış görünüyor.Tom appeared confused.
Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.Tom destroyed his marriage by lying to his wife.
Tom endişelerini karısından sakladı.Tom hid his worries from his wife.
Aşırı uçlar başkanın karısını kaçırdı.Extremists kidnapped the president's wife.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.If you mix blue and red, the result is purple.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Bir karıştırıcıda farklı yiyecekleri karıştırabilirsin.You can mix different foods in a blender.
Tom'un karısı ikinci çocuklarına hamile.Tom's wife is pregnant with their second child.