Ana içeriğe geç
Sözlük

kari ile cümle

kari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İspanyolcadaki sesli harfleri sık sık karıştırıyorum.I often confuse Spanish vowels.
O, karı eritti.She melted snow.
Bir adam karısını öldürmekle suçlandı.A man was accused of killing his wife.
Bu kafa karıştırıcı olurdu.That would be confusing.
Kafası karışan sensin.It's you who are confused.
Mary karımın göbek adı.Mary is my wife's middle name.
İşime karışma.Stay out of my business.
Buna karışma, Tom.Stay out of this, Tom.
Karışmasaydın plan işe yarardı.The plan would've worked, if you hadn't interfered.
Şüphesiz aklın karışmış, Tom.You're no doubt confused, Tom.
Sarkazm, kinizmle karıştırılmamalıdır.Sarcasm should not be confused with cynicism.
O, kariyerini ilerletmek için Pekin'e gitmek istiyor.She wants to go to Beijing to further her career.
Ben bir sultan olsaydım, üç karım olurdu!If I were a sultan, I'd have three wives!
Ben senin karın değilim.I am not your wife.
Neden karım beni anlamıyor?Why does my wife not understand me?
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Biri "olmamalı" ile "gerek yok"u karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Biri "must not" ile "need not"ı karıştırmamalıdır.One must not confuse "must not" with "need not".
Karımla birlikte bir şey yapmak istiyorum.I want to do something with my life.
Karınla birlikte evde olmalısın.You should be at home with your wife.
Karı sevmiyorum.I don't like snow.
Karım kasabada alışveriş yaparken ben mutfakta etrafı toparladım.While my wife was shopping in town, I tidied up in the kitchen.
Karım Muay Thai dersinde bayıldı.My wife passed out in the Muay Thai lesson.
Şimdi benim inanç konusunda gerçekten kafam karıştı.I'm really confused about my faith right now.
Karıma sürekli olarak yalan söyledim.I lied constantly to my wife.
Tom'a karides yememesini tavsiye ettim.I advised Tom not to eat the shrimp.
Tom'un karısının kim olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.I have no idea who Tom's wife is.
Bunun senin için ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.I know how confusing this must be for you.
Tom'un olanlara karışmış olabileceğini düşünüyorum.I think Tom might be involved in what happened.
Burada bir karışıklığımız var.We have a complication here.
Mutfakta karıncalarımız var. Bir yok edici aramamız gerekiyor.We have ants in the kitchen. We need to call an exterminator.
Mutfağı karınca basmış. Bir ilaçlamacı çağırmalıyız.We have ants in the kitchen. We need to call an exterminator.
Bizim de kafamız karıştı.We were confused as well.
Siz ikiniz az önce ne hakkında bir kavgaya karıştınız?What did you two get into a fight about?
Tom'un kafasını karıştırıyorsun.You're confusing Tom.
Gerçekten kafamı karıştırıyorsun.You're really confusing me.
Kariyerini riske atıyorsun.You're risking your career.
Tom karısını ve çocuklarını terk etti.Tom abandoned his wife and children.
Tom karısının nerede olduğu hakkında bir fikri olmadığını itiraf etti.Tom admitted he had no idea where his wife was.
Tom ve karısı sorunlarını çözmeye çalıştılar.Tom and his wife tried to work out their problems.
Tom ve Mary her ikisi de kariyerlerine daha fazla odaklanmak istediler.Tom and Mary both wanted to focus more on their careers.
Tom karısı hoşlandığı için o arabayı aldı.Tom bought that car because his wife liked it.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.Tom didn't like being separated from his wife and children.
Tom bir şey arayarak dolabını karıştırdı.Tom dug through his closet looking for something.
Tom ne bulabileceğini görmek için külleri karıştırdı.Tom dug through the ashes to see what he could find.
Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.Tom is suffering from severe abdominal pain.
Tom sık sık karısı ile tartışır.Tom often quarrels with his wife.
Tom Mary'nin çok kafası karışmış olduğunu fark etti.Tom realized Mary was very confused.
Tom tamamen aklı karışmış gibi görünüyor.Tom seems to be totally confused.
Annesi masayı hazırlarken Tom spagetti sosunu karıştırdı.Tom stirred the spaghetti sauce while his mother set the table.
Tom John ve Mary'nin koca ve karı olduklarına ikna olmadı.Tom was never convinced that John and Mary were husband and wife.
Mary odaya girdiğinde Tom eşyalarından bazılarını karıştırıyordu.Tom was rummaging through some of his stuff when Mary walked into the room.
Tom'un karısı ondan işini bırakmasını istedi.Tom's wife asked him to quit his job.
Tom'un karısının dün bir kız bebeği vardı.Tom's wife had a baby girl yesterday.
Doktor kazaya karışan dört kişiyi kurtardı.The doctor saved the four people involved in the accident.
Karın biliyor mu?Does your wife know?
Tom çorbayı bir kaşıkla karıştırdı.Tom stirred the soup with a spoon.
Beni başka biriyle karıştırdığını düşünüyorum.I think you've got me confused with someone else.
Nefertari Ramses II'nin ilk karısıydı.Nefertari was Ramses II's first wife.
Umutsuzum ve kafam karışık.I'm desperate and confused.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod