Kargalarda da bir nüfus patlaması görüyoruz.Ми спостерігаємо за бумом народжуваності разом з воронами.
Kargalarda da bir nüfus patlaması görüyoruz.אנחנו רואים ריבוי עצום באוכלוסית העורבים.
Kargalarda da bir nüfus patlaması görüyoruz.نحن نشهد إنفجار سكاني مع الغربان.
Kargalarda da bir nüfus patlaması görüyoruz.私たちは彼らの急激な増殖に
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.갈가마귀는 한 해에 씨를 90,000개까지 모아두고는 그걸 다시 찾으러 겨울과 봄에 되돌아오죠.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Alunarii adună într-o toamnă până la 90.000 de seminţe la care se întorc în timpul iernii şi a primăverii.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Notenkrakers kunnen tot 90.000 zaden verzamelen in de herfst die ze komen ophalen in de winter en de lente.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Orešnice dokážu počas jesene nazbierať až 90 000 semien, po ktoré sa v zime a na jar vrátia.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Ořešník takto za podzim nasbírá až 90.000 semínek, pro která se vrací během zimy a jara.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Orzechówka może zebrać jesienią do 90 tys. nasion, po które wraca zimą i wiosną.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Os quebra-nozes conseguem juntar até 90.000 sementes no Outono, às quais regressam no Inverno e na Primavera.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Горіхівки можуть зібрати до 90,000 насінин восени, якими вони годуватимуться взимку і навесні.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Ореховка может собрать до 90 000 семян за осень для пропитания на зиму и осень.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.Сокерицата може да събере до 90 000 семена през есента, за които се връща през зимата и пролетта.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.ציפורי הנקר יכולות לאסוף עד 90,000 זרעים בסתיו, אליהם הן חוזרות בחורף ובאביב.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.كسارات الجوز يمكنها جمع ما يصل إلى 90,000 من البذور في الخريف، والتي يعودون إليها في الشتاء والربيع.
Köknar kargaları sonbaharda 90.000 kadar tohum bırakır, ve bunlara kış ve sonbaharda geri dönerler.冬と春の間に食べるんだ ホシガラスは頭がよくて 場所を覚えてるんだ
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.De exemplu, in Suedia ciorile asteapta ca pescarii sa arunce unditele prin gauri in gheata.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Esimerkiksi Ruotsissa, varikset odottavat, kun pilkkijät laskevat siimansa avantoon.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.For eksempel, i Sverige, venter kragerne på at fiskerne smider deres liner gennem hul i isen.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.In Schweden beispielsweise warten die Krähen darauf, dass Angler ihre Angelleinen in Eislöchern auslegen.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.I Sverige till exempel, väntar kråkor på att fiskare ska släppa ner sina linor genom hål i isen.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.한 예로 스웨덴 까마귀들은 낚시꾼이 얼음 구멍에 낚시줄을 드리울 때까지 기다렸다가
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Na příklad, ve Švédsku vrány budou čekat na rybáře, až spustí vlasec do díry v ledu.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Napríklad, vo Švédsku budú vrany čakať na rybárov pokiaľ nespustia vlasec skrz diery v ľade.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Na primer: na Švedskem prežijo na ribiče.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Na przykład w Szwecji wrony czekają aż rybacy spuszczą żyłki do przerębli.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Par exemple, en Suède, les corbeaux attendent que les pécheurs fassent tomber leurs lignes sous la glace.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Pl.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Por ejemplo en Suecia los cuervos esperan a que los pescadores pongan sedales en hoyos en el hielo.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Sebagai contoh, di Swedia, gagak akan menunggu para nelayan menjatuhkan pancingannya melalui lubang es.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Ví dụ, ở Thụy Điển, quạ sẽ chờ ngư dân thả lưới qua các lỗ trong băng.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Για παράδειγμα, στη Σουηδία, κουρούνες περιμένουν τους ψαράδες να ρίξουν τις πετονιές σε τρύπες στον πάγο.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Наприклад, у Швеції, ворони чекають на риболова, який закине вудку в ополонки.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Например, в Швеции вороны поджидают, пока рыбаки забросят удочки в проруби.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.Например в Швеция, враните чакат рибарите да пуснат въдиците си в дупките в леда.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.לדוגמא, בשבדיה עורבים מחכים שהדייגים ישליכו חכות דרך חורים בקרח.
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.على سبيل المثال، في السويد، تنتظر الغربان من صائد الأسماك أن يتركوا ثقوباً في الجليد
Örneğin İsveç'te, kargalar balıkçıların ağları buzların içine salmasını bekliyorlar.釣り人が氷の穴に糸を垂らすのを待ち 釣り人が場を離れると
Şaşkınlıkla bunu dinleyen kargalar korkuluğu kurtarmak istediler.Conmocionados por la historia,
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.그래서 그 후 10년 간 시간이 나는 대로 까마귀에 대한 책을 읽었습니다.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Also verbrachte ich die nächsten zehn Jahre damit, in meiner Freizeit über Krähen zu lesen.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.A preto som najbližších 10 rokov strávil čítaním o vranách vo svojom voľnom čase.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Así que pasé los siguientes 10 años leyendo sobre cuervos en mi tiempo libre.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Deci am petrecut urmatorii 10 ani citind despre ciori in timpul meu liber.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Dus bracht ik de volgende 10 jaar door met het lezen over kraaien in mijn vrije tijd.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Et donc j'ai passé ces 10 dernières années à étudier les corbeaux (Rires)
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.I tak następne 10 lat spędziłem na czytaniu o wronach w wolnym czasie.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Jadi saya menghabiskan 10 tahun berikutnya membaca tentang burung gagak.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Niinpä seuraavat 10 vuotta käytin vapaa-aikani variksista lukemiseen.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Passai i 10 anni successivi a informarmi sui corvi nel mio tempo libero.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Så jag spenderade de följande 10 åren med att läsa om kråkor på fritiden.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Så, jeg brugte de næste 10 år på at læse om krager i min fritid.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Szóval a következő 10 évben varjakról olvastam a szabadidőmben.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Takže, strávil jsem následujících 10 let čtením o vránách ve svém volném čase.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Thế là, tôi dành 10 năm tiếp theo đọc thêm về loài quạ trong thời gian rảnh.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Έτσι ξόδεψα τα επόμενα 10 χρόνια μελετώντας για τις κουρούνες στον ελεύθερό μου χρόνο.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.В течение следующих 10 лет я в свободное время читал о воронах всё, что мог.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Затова прекарах свободното си време в следващите 10 години в четене на книги за гарги.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.Отож я провів наступні 10 років, читаючи про ворон у вільний час.