Bu arada da kargalarla iletişim kurmaya başlamıştır.Op die manier communiceert ze ook met de bandleden.
Kargalar sık sık çöp ararlar.Kraaien doorzoeken dikwijls afval.
Kargalar ekseriyetle çöp ararlar.Kraaien doorzoeken dikwijls afval.
Kargaların ömrü doğada yaklaşık 13 yıldır.Kanczyle afrykańskie żyją około 13 lat.
Kargaların ömrü doğada yaklaşık 13 yıldır.Livslängden i fångenskap är omkring 13 år.
Kargalar dünya çapında, Güney Amerika ve kutup daireleri dışında her yerde yaygın bulunurlar.Det finns egentliga storkar över hela världen, med undantag av Nordamerika och polartrakterna.
Bayağı kuzgun (Corvus corax), en iri ve en yaygın olarak bulunan kargalardan biridir.Pavučinec plyšový (Cortinarius orellanus) je jedna z nejzákeřnějších a nejnebezpečnějších hub.
Kargalar ses taklidi konusunda oldukça yetenekli hayvanlardır.Druh je citlivý na zvuk.
Kargalar hemen hemen her şeyi yerler.Urșii americani sunt omnivori, ei ar mânca aproape orice.
İlk oyunu Kargalar, 1962'de Devlet Tiyatrosu'nca sahnelendiğinde, 19 yaşındaydı.Színészi pályáját az Állami Déryné Színházban kezdte 1976-ban, 19 évesen.
Kargalar hemen hemen her şeyi yerler.Se syö melkein kaikkea vihreää.
Kargalar hemen hemen her şeyi yerler.Mange vejer alt de spiser.
Kargalar hemen hemen her şeyi yerler.Som gatefeiere spiser de nærmest hva som helst.
Buğday Tarlası ve Kargalar Vincent van Gogh'un Temmuz 1890 yapımı eseridir.Ladang Gandum dengan Gagak-Gagak adalah sebuah lukisan Juli 1890 karya Vincent van Gogh.
Doğada yaşamayan (esaret altındaki) kargaların ise 20 yıldan daha uzun yaşadığı görülür.Cá tra trong tự nhiên có thể sống trên 20 năm.
Genellikle ekin kargaları toplu halde yaşarlar fakat, leş kargaları tekildirler.普段はひょうきんな好々爺を装っているが、その実力は健在。
Kargalar hemen hemen her şeyi yerler.牠們差不多任何東西都吃。
Kelebekler ve Leş Kargaları.說地獄及諸龍金翅等事。
Kargalar hemen hemen her şeyi yerler.Ekskursioonid eeldavad seda, et osalejad söövad peaaegu kõike.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Põllumeestelt tuleb linnalaste heaks kas või viimane leivapäts ära võtta.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.A tanulság: ne húzd fel a varjakat!
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Deci, morala este - nu scoateti ciorile din sarite.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Het verstandigste is kraaien niet tegen je in te nemen.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Jadi -- moral dari kisah ini, jangan membuat gagak kesal.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.이 사건의 교훈은 까마귀의 비위를 건드리지 말라는 것입니다.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.La morale de l'histoire donc est qu'il ne faut pas ennuyer les corbeaux.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Moraleja: no enojes a los cuervos.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Nowa zasada: Nie wkurzaj wron.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Poanta zgodbe: ne razjezite vran!
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Quindi la morale é: non infastidite i corvi!
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Så -- moralen er, lad vær med at gøre en krage rasende.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Så -- sensmoralen är, gör inte kråkor förbannade.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Takže -- pointa je, nechcite nasrať vrany.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Takže -- ponaučení je: nenaštvěte vrány.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Tarinan opetus: älä ärsytä variksia.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Thế -- đại ý câu chuyện, đừng chọc tức lũ quạ.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Und die Moral von der Geschichte: Leg dich bloß nicht mit Krähen an.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Επομένως -- το ηθικό δίδαγμα είναι να μη νευριάζετε τις κουρούνες.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Мораль: не обижай ворон.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Мораль така - не дратуйте ворон.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.Така че, поуката е -- не дразнете гаргите.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.והלקח הוא - לא לעצבן עורבים.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.إذاً -- أخلاقياً، لا تتبول قبالة الغربان.
Alınan ders şu ki, kargaları sinirlendirmeyin.今では カラスについて
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Amikor hozzászoknak ehhez, továbblépünk arra, hogy a varjak visszatérnek.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Entonces, cuando se acostumbran a eso, continuamos haciéndolos volver.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.I kiedy przywykną do tego, skupiamy się na wracających wronach.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.여기에 익숙해질 때쯤 까마귀가 돌아오는 시점에 맞추어 두번째 단계로 넘어갑니다.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Ko se vrane tega res privadijo, jih naučimo vračanja.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Kun ne ovat tottuneet tilanteeseen, siirrymme eteenpäin.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Quando si abituano a tutto questo, passiamo alla fase successiva.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Saat gagak itu sudah terbiasa, kami meneruskan pada gagak yang datang kembali.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Så, när de verkligen har vant sig vid det, går vi vidare till att kråkorna kommer tillbaka.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Så, når de virkelig bliver van til det, går vi videre til at kragerne kommer tilbage.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Si cand se obisnuiesc bine cu asta, ne mutam la faza ciorilor care se intorc.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Takže, když si na to skutečně zvykly, zaměříme se na vrány, které se vrací.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Takže, keď si na to naozaj privykli, prešli sme na skúmanie vrán, ktoré sa vracali.
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Thế là, khi chúng thật sự quen với điều đó, chúng tôi tiếp tục đến bước 'quạ quay lại.'
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Une fois qu'ils se sont vraiment habitués à ça, on change de méthode
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.Wenn sie sich richtig daran gewöhnt haben, machen wir mit den Krähen weiter, die zurückkommen.