Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Та казали: Тільки не в сьвято, щоб не було бучі між народом.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ויאמרו אך לא בחג פן תהיה מהומה בעם׃
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ولكنهم قالوا ليس في العيد لئلا يكون شغب في الشعب
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.只 是 說 、 當 節 的 日 子 不 可 、 恐 怕 民 間 生 亂
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.只是 說 、 當節 的 日子 不 可 、 恐怕 民間 生亂
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ale hovorili: Nie na sviatok, aby snáď nebola vzbura ľudu.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ale pravili: Ne v svátek, aby snad nebyl rozbroj v lidu.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Căci ziceau: ,,Nu în timpul praznicului, ca nu cumva să se facă turburare în norod.``
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Car ils disaient: Que ce ne soit pas pendant la fête, afin qu`il n`y ait pas de tumulte parmi le peuple.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.De sade nämligen: »Icke under högtiden, för att ej oroligheter skola uppstå bland folket.»
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Dicevano infatti: «Non durante la festa, perché non succeda un tumulto di popolo»
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.for de sa: Ikke på høitiden, forat det ikke skal bli opstyr blandt folket.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Kajti govorili so: Ne na praznik, da se morda ljudstvo ne upre.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.가로되 민요가 날까 하노니 명절에는 말자 하더라
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Lecz mówili: Nie w święto, aby snać nie był rozruch między ludem.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı."Maar niet met Pasen", zeiden zij, "want dan komt er een geweldige opstand van."
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Mert azt mondják vala: Ne az ünnepen, hogy a nép fel ne zendüljön.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Pois eles diziam: Não durante a festa, para que não haja tumulto entre o povo.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.pues decían: "No en la fiesta, de modo que no se haga alboroto en el pueblo.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Sie sprachen aber: Ja nicht auf das Fest, daß nicht ein Aufruhr im Volk werde!
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Sillä he sanoivat: "Ei juhlan aikana, ettei syntyisi meteliä kansassa".
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı."Tetapi jangan kita lakukan itu pada waktu perayaan," kata mereka, "sebab nanti timbul huru-hara.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Thi de sagde: "Ikke på Højtiden, for at der ikke skal blive Oprør iblandt Folket."
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Vì họ nói rằng : Chẳng nên làm_việc nầy trong này lễ , sợ sanh sự xôn_xao trong dân_chúng .
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Vì họ nói rằng: Chẳng nên làm việc nầy trong này lễ, sợ sanh sự xôn xao trong dân chúng.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ελεγον δε, Μη εν τη εορτη, μηποτε γεινη θορυβος του λαου.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Защото думаха: Да не стане на празника, за да се не подигне вълнение между народа.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.но говорили: только не в праздник, чтобы не произошло возмущения в народе.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Та казали: Тільки не в сьвято, щоб бучі не було в народі.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.ויאמרו אך לא בחג פן תהיה מהומה בעם׃
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.ولكنهم قالوا ليس في العيد لئلا يكون شغب في الشعب
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.只 是 說 、 當 節 的 日 子 不 可 、 恐 怕 百 姓 生 亂
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.只是 說 、 當節 的 日子 不 可 、 恐怕 百姓 生亂
Çin'in batı Şincan Bölgesi'ndeki Uygur halkı ve Çin hükümeti arasındaki ilişkiler kargaşalı.La relación entre el pueblo uyghur en la región oriental de Xinjiang y el gobierno chino es turbulenta.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.A pod on czas stał się rozruch niemały około drogi Bożej.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.A v tom čase povstal nemalý nepokoj o cestu Pánovu.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.En aquel entonces se produjo un alboroto no pequeño acerca del Camino
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Es erhob sich aber um diese Zeit eine nicht kleine Bewegung über diesem Wege.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Il survint, à cette époque, un grand trouble au sujet de la voie du Seigneur.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.In diezelfde tijd ontstond er in Efeze grote opschudding over de persoon van Jezus. (A)
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Kira-kira pada waktu itulah terjadi keributan yang besar di Efesus karena ajaran mengenai Yesus
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.그 때쯤 되어 이 도로 인하여 적지 않은 소동이 있었으니
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Lúc đó , có sự loạn lớn sanh ra vì cớ đạo Tin_Lành .
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Lúc đó, có sự loạn lớn sanh ra vì cớ đạo Tin Lành.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.mada azonban azon idõtájban nem csekély háborúság az [Úrnak] útárt.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Men på den Tid opstod der et ikke lidet Oprør i Anledning af Vejen.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Men ved denne tid blev det et ikke lite opstyr om Guds vei.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Nastane pa v ta čas ne majhen hrup zavoljo pota Gospodovega.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Pe vremea aceea, s'a făcut o mare turburare cu privire la Calea Domnului.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Por esse tempo houve um não pequeno alvoroço acerca do Caminho.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Tähän aikaan syntyi sangen suuri melu siitä tiestä.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Tedy stala se v ten čas nemalá bouřka pro cestu Boží.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Verso quel tempo scoppiò un gran tumulto riguardo alla nuova dottrina
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Vid den tiden uppstod ganska mycket oväsen angående »den vägen».
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Εγεινε δε κατ' εκεινον τον καιρον ταραχη ουκ ολιγη περι ταυτης της οδου.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.В то время произошел немалый мятеж против пути Господня,
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.Стала ся ж часу того немала трівога про Господень путь.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.ותהי בעת ההיא מהומה לא קטנה על אדות דרך יהוה׃
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.وحدث في ذلك الوقت شغب ليس بقليل بسبب هذا الطريق.
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.那 時 、 因 為 這 道 起 的 擾 亂 不 小