Ana içeriğe geç
Sözlük

kargaşalı ile cümle

kargaşalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.These confusion lasted until 1923.
Suriye kargaşalık ve anarşi içine girdi.The situation in Iraq became chaotic and anarchic.
Bundan sonra şehirde içsel kargaşalık çıktı.The next day things have calmed down in the city.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.But they said, "Not during the feast, lest a riot occur among the people."
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.For they said, "Not during the feast, because there might be a riot of the people."
O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.About that time there arose no small stir concerning the Way.
Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.Unless you do the same there will be discord in the land and anarchy.
Ne zaman kargaşalığa çağrılsalar içine dalarlar.Every time they are sent back to temptation, they yield thereto.
Hükümet uzak kesimlere çok yavaş erişebildi ve sınır bölgelerinde sık sık kargaşalık yaşandı.Waldron sent forces that attacked the Mi'kmaq in Acadia.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.Diese Maßnahmen zogen sich bis 1923 hin.
Suriye kargaşalık ve anarşi içine girdi.In Syrien fühlte man sich betrogen und hintergangen.
Kralın ölümü Prag'da ve Bohemya'nın hemen her bölgesinde yeniden kargaşalıkların yaşanmasına neden oldu.La mort du roi augmenta les troubles à Prague et presque partout en Bohême.
İç savaş sırasında Kırım'a gidecek ve ortalıkta hüküm süren kargaşalık içinde türlü sıkıntılar çekecektir.Muté en Tunisie, il sera confronté aux troubles qui s’y déroulent.
Önce bu kargaşalık lidersiz halk hareketi olarak görülmekte idi.Dans un premier temps, l'opération fut considérée comme un échec par l'opinion publique.
Bundan sonra şehirde içsel kargaşalık çıktı.Intanto, in famiglia c'è il caos.
Suriye kargaşalık ve anarşi içine girdi.Марокко быстро погрузился в хаос и анархию.
Mürcie mezhebi ilk olarak üçüncü halife Osman zamanındaki kargaşalı dönemde ortaya çıkmıştır.Течение возникло в период третьего праведного халифа Османа.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.Достройка проходила до 1923 года.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.А если продается — это согласие страшнее любого заключения под стражу.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.Porém, o "Backtalk" também é capaz de piorar a situação.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.A agitação política continuava após 1932.
Ülkede kargaşalık hakimdi.Het was een onoverzichtelijke chaos in het land.
Bundan sonra şehirde içsel kargaşalık çıktı.Det har varit kaos i staden sedan dess.
Bu kargaşalık şehre yayıldı.Skvallret sprider sig i staden.
Ülkede kargaşalık hakimdi.Вони були опорою режиму в краї.
Kralın ölümü Prag'da ve Bohemya'nın hemen her bölgesinde yeniden kargaşalıkların yaşanmasına neden oldu.Moartea regelui a dus la reizbucnirea tulburărilor în Praga și în aproape toate zonele Boemiei.
Ülkede kargaşalık hakimdi."Dacă aș fi eu judecător în țară!
Bu bölge devamli kargaşalık içinde kaldı ve çatışmalar ve katliamlar devamlı ortaya çıktı.Sagen er uopklaret og har altid været omgærdet af myter og spekulationer.
Bundan sonra şehirde içsel kargaşalık çıktı.Tiba-tiba keluarga itu jadi berantakan.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.Tuy nhiên lời cảnh cáo này có vẻ chỉ làm cho người biểu tình cương quyết hơn mà thôi.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.この噴火は1932年まで続いた。
Şam'da da bazı kargaşalıklar çıktı.上海一带有滑稽戏。
Gürültü ve kargaşalık anlatılır gibi değil.또 소음이나 악취등도 만들지 않는다.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.אף על פי כן, ההתערבות הצבאית רק מחריפה את המצב.
Bu zamandan beri, ülkede kargaşalı bir demokrasi deneyimi sürecine girilmiştir.Jesu li takvim medijskim zaokretom ozbiljno narušeni temelji demokracije?
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.U Blažuju je ostao do 1923. godine.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.Takýto stav trval do roku 1923.
Ülkede kargaşalık hakimdi.Mõra Nõmme valitsuses.
Bu kargaşalık şehre yayıldı.Need korduvad murdvargused ajasid linna segadusse.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ale hovorili: Nie na sviatok, aby nepovstala vzbura medzi ľudom.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ale pravili: Ne v den sváteční, aby snad nebyl rozbroj v lidu.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Dar ziceau: ,,Nu în timpul praznicului, ca să nu se facă turburare în norod.``
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.De azt mondják vala: Ne az ünnepen: hogy zendülés ne legyen a nép között.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.말하기를 민요가 날까 하노니 명절에는 말자 하더라
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Lecz mówili: Nie w święto, aby nie był rozruch między ludem.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ma dicevano: «Non durante la festa, perché non avvengano tumulti fra il popolo»
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mais ils dirent: Que ce ne soit pas pendant la fête, afin qu`il n`y ait pas de tumulte parmi le peuple.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mas diziam: Não durante a festa, para que não haja tumulto entre o povo.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sade: »Icke under högtiden, för att ej oroligheter skola uppstå bland folket.»
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sagde: "Ikke på Højtiden, for at der ikke skal blive Oprør iblandt Folket."
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sa: Ikke på høitiden, forat det ikke skal bli opstyr blandt folket.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mutta he sanoivat: "Ei juhlan aikana, ettei syntyisi meteliä kansassa".
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Pero decían: "No lo hagamos en la fiesta, para que no se haga alboroto en el pueblo.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Rekli so pa: Ne na praznik, da se ljudstvo ne upre.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Sie sprachen aber: Ja nicht auf das Fest, auf daß nicht ein Aufruhr werde im Volk!
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Song họ nói rằng : Không nên làm trong ngày lễ , e trong dân_chúng sanh ra_điều xào_xạc chăng .
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Song họ nói rằng: Không nên làm trong ngày lễ, e trong dân chúng sanh ra điều xào xạc chăng.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ελεγον δε μη εν τη εορτη, δια να μη γεινη θορυβος εν τω λαω.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.но говорили: только не в праздник, чтобы не сделалось возмущения в народе.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.но думаха: Да не е на празника, за да не стане вълнение между народа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod