Ana içeriğe geç
Sözlük

kargaşa ile cümle

kargaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Горе-долу чрез смут и възможностите и проблемите в реалния свят.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Через перипетии, открывающиеся возможности и события в реальном мире.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.סוג של דרך המהומה וההזדמנויות והתקריות של העולם האמיתי.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.من خلال نوع من الاضطراب والفرص وأحداث العالم الحقيقية
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.機会を通して語るのです その漫画本は"Yes is More"です
Göründüğüne göre, bir şeyler olmuş olmalı. <i>- Ne kargaşa!Nhìn cái kiểu này, chắc là có chuyện gì rồi. - Thật là rối loạn! - Tôi biết.
Göründüğüne göre, bir şeyler olmuş olmalı. <i>- Ne kargaşa!Както изглежда нещо е станало. <i>Какво ли може да е! - Аз знам.</i>
Göründüğüne göre, bir şeyler olmuş olmalı. <i>- Ne kargaşa!Похоже, сегодня случится что-то недоброе! - Ужасно! - Да.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor bol prekvapený náhlou rozruch za sebou, a to natoľko, že jeho malý končatín zohne pod ním.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor byl překvapen náhlou rozruch za sebou, a to natolik, že jeho malý končetin sehne pod ním.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor był zaskoczony przez nagłe poruszenie za nim, tak bardzo, że jego mały kończyn zgięty pod nim.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor foi surpreendido pela súbita comoção atrás dele, tanto que seu pequeno membros dobrado sob ele.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor se je zdrznil z nenadnim nemire za njim, tako zelo, da je njegov mali udi upognjeno dvojni pod njim.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.그레고르가 많이 있으므로 자신의 작은 그 뒤에 갑자기 소란에 의해 깜짝 이니까 팔다리 그 아래에 이중으로 굽습니다. 그것은 그러한 있던 그의 여동생
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Грегор був вражений раптовою хвилювання позаду нього, та так, що його маленька кінцівок зігнувшись під ним.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Грегор был поражен внезапной волнения позади него, да так, что его маленькая конечностей согнувшись под ним.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.גרגור נחרד ההמולה הפתאומית מאחוריו, עד כדי כך הקטנה שלו גפיים מקופלת תחתיו. זו היתה אחותו שהיה כזה
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.手足は彼の下で二重に曲げ。それはこのようにしていた彼の妹だ 急いで。
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.and 그레거 아무도 문을 닫아에 대해서는 생각도없는 분노,이 화를 내네 and 그에게 이번 소동의 광경을 살려주는.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.lui épargnant la vue de cette agitation.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.ואת גרגור סינן בכלל זה, כועס שאף אחד לא חשב על לסגור את הדלת ואת חוסכת ממנו את המראה של המהומה הזאת.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.وhissed غريغور في كل هذا ، أن لا أحد غاضب فكرت في اغلاق الباب و إنقاذه على مرأى من هذه الضجة.
Gregor kimse kapıyı kapatarak düşündüm öfkeli, bütün bu tısladı ve ona bu kargaşa görme koruyucu.彼にこの騒ぎの視力を温存。 しかし、彼女の毎日の仕事から疲れ妹が、、思いやりの疲れ成長していた場合でも、
(Gülüşmeler) Kargaşaya neden olduğumu anında gördü ve hayatımda ilk kez koridora gönderildim.Rögtön észrevette, hogy én voltam a felfordulás okozója, és életemben először kiküldtek a folyosóra.
Hemen üstümdesin. Eversmann, aşağıda kimin kim olduğunu anlayamıyorum. Çok kargaşa var.Aku tak bisa mati di sini.
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi."Ei, pelo menos venham até a área da fronteira. E vocês podem se esconder das rebeliões que estão acontecendo.
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi."Hey, au moins venez prêt de la frontière et vous pourrez vous cacher là pendant la durée des tumultes."
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.말했습니다 "이봐요 적어도 국경까지 오면 어때요? 그럼 지금 일어나는 일들에 대한 불안을 좀 줄일 수 있을 거 에요"
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.le-a zis "măcar veniți aici, la frontieră, unde vă puteți ascunde de nebunia de acolo."
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.قالوا لهم اقل ماتفعلوه هو الذهاب للحدود لكي تهربوا من كل هذه المشاكل التي تحدث
"Hiç değilse sınır bölgelerine gelin ve devam eden kargaşadan saklanabilirsiniz" dedi.行かれてはどうです。 そうしたら、今の不安定な状態から 隠れられるでしょう」と。 彼らは召使いのかっこうをしてた。
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Bagiku tiada ketentraman, aku menderita tanpa kesudahan.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Ennenkuin tyynnyin, rauhan ja levon sain, tuli tuska jälleen."
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Ik vind geen vrede en geen stilte; rust ken ik niet, alleen ellende."
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Jag får ingen rast, ingen ro, ingen vila; ångest kommer över mig.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Jeg har ikke fred, ikke ro, ikke hvile - det kommer alltid ny uro.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Je n`ai ni tranquillité, ni paix, ni repos, Et le trouble s`est emparé de moi.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Knap har jeg Fred, og knap har jeg Ro, knap har jeg Hvile, så kommer Uro!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››평강도 없고 안온도 없고 안식도 없고 고난만 임하였구나
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››N'am nici linişte, nici pace, nici odihnă, şi necazul dă peste mine.``
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Não tenho repouso, nem sossego, nem descanso; mas vem a perturbação.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Nebol som hriešne ubezpečený ani som nemal pokoja ani som neodpočíval, a jednako prišla pohroma.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Neměl jsem pokoje, aniž jsem se ubezpečil, ani odpočíval, až i přišlo pokušení toto.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Nie byłem bezpieczny, anim się uspokoił, anim odpoczywał, a przecież na mię przyszła trwoga.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Ni mi miru, ne pokoja, ne počitka, a nova prihaja bridkost!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Nincs békességem, sem nyugtom, sem pihenésem, mert nyomorúság támadt reám.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Non ho tranquillità, non ho requie, non ho riposo e viene il tormento
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››No tengo tranquilidad; no tengo quietud; no tengo sosiego; más bien, me viene la desesperación
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Tôi chẳng được an lạc, chẳng được bình tịnh, chẳng được an nghỉ; Song nỗi rối loạn đã áp đến!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Tôi chẳng được an_lạc , chẳng được bình tịnh , chẳng được an_nghỉ ; Song nỗi rối_loạn đã áp đến !
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››War ich nicht glückselig? War ich nicht fein stille? Hatte ich nicht gute Ruhe? Und es kommt solche Unruhe!
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Δεν ειχον ειρηνην ουδε αναπαυσιν ουδε ησυχιαν οργη επηλθεν επ' εμε.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Не бях на мир, нито на покой, нито в охолност; Но пак смущение ме нападна.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››Нет мне мира, нет покоя, нет отрады: постигло несчастье.
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››לא שלותי ולא שקטתי ולא נחתי ויבא רגז׃
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››لم اطمئن ولم اسكن ولم استرح وقد جاء الرجز
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››我 不 得 安 逸 、 不 得 平 靜 、 也 不 得 安 息 . 卻 有 患 難 來 到
Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.››我 不 得 安逸 、 不 得 平靜 、 也 不 得 安息 . 卻有 患難 來到
İngiltere'de kargaşanın hüküm sürdüğü bir dönemde yaşamış olmalı.Chắc là người này đã sống vào thời điểm mà nước Anh khi đó rất hỗn loạn.
İngiltere'de kargaşanın hüküm sürdüğü bir dönemde yaşamış olmalı.Hij leefde in het toekomstige Engeland dat toen in chaos was.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod