Ana içeriğe geç
Sözlük

kargaşa ile cümle

kargaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.joka voimallasi vahvistat vuoret ja olet vyötetty väkevyydellä;
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Kauredakan deru lautan dan amukan ombak, dan Kautenangkan keributan bangsa-bangsa
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Ki miriš šum morja, šum valov njegovih in narodov hrum;
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.바다의 흉용과 물결의 요동과 만민의 훤화까지 진정하시나이다
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Kterýž upevňuješ hory mocí svou,silou jsa přepásán,
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Który utwierdzasz góry mocą swoją, siłą przepasany będąc;
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Met Uw kracht hebt U de bergen stevig geplant; vastgezet door Uw sterkte.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.que aplacas o ruído dos mares, o ruído das suas ondas, e o tumulto dos povos.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Tú eres el que sosiegas el estruendo de los mares, el estruendo de las olas y el tumulto de los pueblos
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Tu rendi saldi i monti con la tua forza, cinto di potenza
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.ty, ktorý staviaš vrchy vo svojej sile, tak aby pevne stály súc opásaný hrdinskou silou;
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.ο κατασιγαζων τον ηχον της θαλασσης, τον ηχον των κυματων αυτης και τον θορυβον των λαων.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Който правиш да утихва шума на морето, Бученето на вълните му и размирието на племената.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.משביח שאון ימים שאון גליהם והמון לאמים׃
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.المهدئ عجيج البحار عجيج امواجها وضجيج الامم‎.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.使 諸 海 的 響 聲 、 和 其 中 波 浪 的 響 聲 、 並 萬 民 的 喧 嘩 、 都 平 靜 了
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.使 諸海 的 響聲 、 和 其中 波浪 的 響聲 、 並萬民 的 喧嘩 、 都 平靜了
Depremden sonra sokaklarda trafik kargaşası yaşandı.En las calles se produjo un auténtico caos circulatorio después del terremoto.
Depremden sonra sokaklarda trafik kargaşası yaşandı.La circulation était en plein chaos après le séisme.
Dışarıda bir kargaşa hakim.Czy może biec wprost na tych drani, co chcą nas pożreć?
Dışarıda bir kargaşa hakim.Lá fora está um caos.
Dışarıda bir kargaşa hakim.Навън е бъркотия.
Dışarıdakiler çıldırıyor. Bütün bu kargaşanın içinde uyudun mu yani?C'est le chaos dehors, mais vous dormiez tranquillement ici ?
Dışarıdakiler çıldırıyor. Bütün bu kargaşanın içinde uyudun mu yani?Tiszta káosz odakint minden, maga meg itt békésen alszik?
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Idziemy tu ze wschodu, gdzie aż huczy od wieści o wysadzeniu pociągu Najwyższego Dowódcy.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Palasimme juuri idästä, ja siellä pidetään kovaa meteliä- -ylipäällikön koneen räjäyttämisestä.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Vi har været i Eastern, og der taler alle om, - - at den øverstbefalendes tog er blevet sprunget i luften.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Vi har varit i Eastern och där pratar alla- -om att överbefälhavarens tåg har sprängts.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Мы только что с востока, там сейчас много шума из-за взрыва поезда Главнокомандующего.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Dar se concentrează în jurul acestora.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Der er noget lidt støjende omkring det.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Er zit wat ruis omheen.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Hay un poco de ruido alrededor de ellos.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Hier herrscht ein bisschen Gedränge.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.I dati sono un po' variabili in quella zona.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Il y a un peu de bruit autour de ces valeurs.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Jest tam trochę hałasu.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.그 숫자들 주변에 약간 분산되어 나타나죠.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Precej ​​je živahno tu okoli.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Υπάρχει κάτι που είναι λίγο θορυβώδες γύρω από αυτό.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Има и други числа около тях.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Но плюс-минус пару чисел от них -- частый выбор.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.Трохи забагато галасу довкола цього.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.יש קצת רעש באזור הזה.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.هناك أمر مريب هنا.
Dolayısıyla etrafında bir miktar kargaşa var.山があるのも事実です
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.Evidențiază într-un fel turbulența în aceste zone centrale, în aceste locuri diferite din lume.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.어떻게 보면, 이런 세계 여기저기, 시내의 혼돈을 보여주기도 합니다.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.Nó cho thấy sự hỗn loạn ở các khu vực trung tâm thành phố, ở các nơi khác nhau trên thế giới.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.І це в певній мірі відображає бурхливе життя в цих центральних частинах міст у різних куточках світу.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.Тя някак показва бурността в тези централни райони на тези различни места по света.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.Это создаёт некую мятежность в центре города в разных местах земного шара.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.הוא מראה את הבעיה באזורים עירוניים, במקומות שונים בעולם.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.على نحو ما يظهر الاضطراب في هذا النوع من مناطق وسط المدينة، في هذه الأماكن المختلفة من العالم.
Dünyanın bu değişik bölgelerindeki şehir merkezlerindeki kargaşayı gösteriyor.こうした中心部のエリアの乱流を示しています "緑の川"は活動家のアイデアの一種であるが 展示の一部ではありません
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Hans Excellence King Bradley og hans søn Selim - - omkom under tumulten.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Hans excellens King Bradley och hans son Selim- -omkom under tumultet.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Jego Ekscelencja King Bradley i jego drogi syn Selim stracili życie w ogólnej zawierusze.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Ylipäällikkö King Bradley ja hänen poikansa Selim- -saivat surmansa sekasorron keskellä.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Верховный главнокомандующий Кинг Брэдли и его любимый сын Селим лишились жизней в ходе этих беспорядков.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod