Sütün en önemli karbonhidratıdır.Este cel mai prețios cărbune.
Karbonhidrat içeren bitkiler aynı zamanda hayvanlar tarafından besin olarak tüketilirler.Plantele, la rândul lor, folosesc în același proces dioxidul de carbon provenit prin respirația animalelor.
Kütlesinin yaklaşık %12'si karbonhidratlardan oluşur.Acenaftilenul reprezintă aproximativ 2% din gudroanele cărbunilor de pământ.
Spagetti karbonhidrat yönünden zengindir.Spaghetele sunt bogate în carbohidrați.
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.Haworth sai Nobelin kemianpalkinnon vuonna 1937 hiilihydraatteja ja C-vitamiinia koskevista tutkimuksista.
Trigliserdiler aynı miktardaki karbonhidrat ve proteinlerden yaklaşık 2 kat daha fazla enerji vermektedirler.Rasva sisältää energiaa yli puolet enemmän kuin hiilihydraatit ja proteiinit.
Organizmalar genellikle enerjiyi karbonhidrat, lipit ve protein biçiminde özümserler.Normaalisti kehon energia tuotetaan hiilihydraateista, rasvasta ja proteiineista.
Çünkü karbonhidratlar alkalik hayvansal proteinler ise asidik enzimlere ihtiyaç duymaktadırlar.Αυτό σημαίνει ότι χρειάζεται λιγότερη πρωτεΐνη κινόα από πρωτεΐνη σιταριού για τις ανάγκες μας.
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.Ia menerima Hadiah Nobel Kimia 1937 "untuk pengamatannya pada karbohidrat dan vitamin C".
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.Ông đã đoạt giải Nobel Hóa học năm 1937 "cho công trình nghiên cứu về các carbohydrate và vitamin C".
Düşük karbonhidratlı bir diyet ya/ya da sık sık küçük yemekler bu durumun ilk tedavisidir.Thường xuyên hoặc liên tục ăn bột bắp hoặc carbohydrates khác là cách điều trị chính.
Diğer karbonhidratlar gibi, sakkaroz da 2:1 oranında hidrojen ve oksijen oranı vardır.Giống như các cacbohydrat khác, sucroza có tỷ lệ hiđrô trên ôxy là 2:1.
Hastaya, testten önceki günlerde veya haftalarda karbonhidrat alımını kısıtlamaması talimatı verilir.Các đối tượng được yêu cầu không gội đầu 2-3 ngày trước khi thử nghiệm kéo tóc.
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.1937年に炭水化物とビタミンCの構造研究によりノーベル化学賞を受賞している。
39 mg şeker olan 45 mg sodyum ve 39 g toplam karbonhidrat bulunur.有45毫克的鈉和39克的總碳水化合物,其中的39克是糖。
Kütlesinin yaklaşık %12'si karbonhidratlardan oluşur.其余组分中,占大约26%的是暗物质。
Hastaya, testten önceki günlerde veya haftalarda karbonhidrat alımını kısıtlamaması talimatı verilir.Пациентът се инструктира да не ограничава приема на въглехидрати в дните и седмицата преди изследването.
Yapılarında monosakkaritlere ek olarak başka maddeler de içeren karbonhidratlardır.При хищните видове освен тях отделят и киселини.
Tipik reaksiyon şartları pH 4,0-4,5, 60 °C ve %30-35 oranında karbonhidrat konsantrasyonudur.Типичните условия за реакцията са pH 4.0 – 4.5, 60°C и въглехидратна концентрация от 30 – 35 тегловни %.
Karbonhidratların (örneğin nişastanın) yıkımı mono ve disakkaritler sağlar ve bunların çoğu glukozdur.Разпадането на въглехидратите (напр: нишестето) дава моно- и дизахариди, по-голямата част от които е глюкоза.
Kütlesinin yaklaşık %12'si karbonhidratlardan oluşur.Около 3% от човешкия организъм се състои от метали.
Karbonhidrattan fakir rasyonlarla besleme.Находища на нискокалорични лигнитни въглища.
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.Godine 1937. je primio Nobelovu nagradu "za istraživanje ugljikohidrata i vitamina C".
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.V roku 1937 získal Nobelovu cenu za chémiu „za jeho prácu na uhľovodíkoch a vitamíne C“.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Uhlík je najvýznamnejšia legúra.
Trigliserdiler aynı miktardaki karbonhidrat ve proteinlerden yaklaşık 2 kat daha fazla enerji vermektedirler.Iz maščob dobimo dvakrat toliko energije na enoto mase kot iz ogljikovih hidratov in beljakovin.
Karbonhidrat alkolü tanımı kimyasal bir tanımlamadır; sorbitol, alkol (etanol) içermez.Dalinai karbohidruotas alkoholis yra cheminis apibrėžimas, sorbitolio sudėtyje alkoholio (etanolio) nėra.
Karbonhidrattan fakir rasyonlarla besleme.Kepenų fermentai skaido angliavandenius.
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.Ta pälvis 1937. aastal süsivesikuid ja C-vitamiini käsitlevate uurimuste eest Nobeli keemiaauhinna.
Bir karbonhidrat olarak sakkaroz, her gramında 3.94 kilokalori (17 kilojoule) enerji verir.Sahharoos kui puhas süsivesik annab energiat 3,94 kilokalorit (17 kilodžauli) grammi kohta.
Organizmalar genellikle enerjiyi karbonhidrat, lipit ve protein biçiminde özümserler.Tavaliselt saavad organismid energiat süsivesikute, lipiidide ja proteiinidena.
Öyle ki, tüm doğal karbonhidratlar içinde en tatlısı fruktozdur.Fruktoos on kõige magusam looduslikult esinev süsivesinik.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Amerikaner essen sogar mehr Fett denn je, und sogar noch mehr Kohlehydrate.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Amerykanie jedzą więcej tłuszczu niż kiedykolwiek i jeszcze więcej węglowodanów.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.De fapt americanii mananca mai multe grasimi decat oricand, si chiar mai multi carbohidrati.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Effettivamente gli Americani stanno mangiando più grasso di prima, e ancora di più carboidrati.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.En realidad, en E.U. se consume más grasa que nunca, y aún más carbohidratos.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Faktisk, spiser amerikanere mere fedt end nogensinde, og selv flere kulhydrater.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Thật ra, người Mỹ đang ăn nhiều chất béo hơn bao giờ hết, thậm chí nhiều đường bột hơn.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Στην πραγματικότητα, οι Αμερικανοί τρώνε περισσότερα λιπαρά από ποτέ και ακόμη περισσότερους υδατάνθρακες.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Всъщност, американците консумират най-много мазнини в сравнение с преди, и дори още повече въглехидрати.
Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.На самом деле американцы едят очень много жира, и еще больше углеводов.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.Dan bahwa struktur yang solid kita memperbaikinya ke dalam adalah karbohidrat.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.그리고 고정하여 만든 고체 구조는 탄수화물입니다
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.Pevnou strukturou, do které se zabudovává, je uhlohydrát.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.W tym przypadku związki węgla w formie stałej to węglowodany.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.Y entonces la estructura sólida la transformamos en carbohidratos.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.На разі це карбогідрат.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.Твърдото вещество, в което преминава тя, е един въглехидрат.
Bu katı yapı ise karbonhidrattır.وأن هيكل متين يمكننا إصلاحه في الكربوهيدرات.
Bunun bir kısmı doğru. Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.C'est une demi-vérité; En fait, les Américains mangent plus gras que jamais, et encore plus de glucides.
Bunun bir kısmı doğru. Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.Dat is een halve waarheid, in feite zijn Amerikanen meer vet dan ooit gaan eten.
Bunun bir kısmı doğru. Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.반은 맞습니다. 미국인들은 어느때보다 많은 양의 탄수화물과
Bunun bir kısmı doğru. Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.זו אמת חלקית. למעשה, האמריקאים אוכלים יותר שומן מאי-פעם,
Bunun bir kısmı doğru. Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.انها نصف الحقيقة. في الواقع، إن الأميركيين يتناولون المزيد من الدهون أكثر من أي وقت مضى،
Bunun bir kısmı doğru. Amerikalılar hiç yemedikleri kadar yağ yiyor, ve hatta daha fazla karbonhidrat.炭水化物がそれ以上に増えたので
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.2つの炭水化物源があれば パンの価格変動が減少すると気づいたからです 飢餓のリスクも減少します
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Han insåg att om man hade två kolhydratskällor, vete och potatis, skulle brödpriserna vara mer stabila.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Hij besefte dat twee bronnen van koolhydraten, (tarwe en aardappel) de prijs van brood meer stabiel zou maken.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.왜냐하면, 탄수화물을 섭취할 경로가 밀과 감자 두 가지로 늘어나면 빵 가격이 폭등할 염려가 줄어들고