Bunlar Volvolar değil yanardağlardır ama karbondioksit yine karbondioksittir.זה לא מכוניות, אלה הרי געש. אבל פחמן דו-חמצני הוא פחמן דו-חמצני.
Bunlar Volvolar değil yanardağlardır ama karbondioksit yine karbondioksittir.هذه ليست سيارات فولفو، هذه براكين. لكن ثنائي أكسيد الكربون لا يغير من طبيعته.
Bunlar Volvolar değil yanardağlardır ama karbondioksit yine karbondioksittir.でも二酸化炭素は二酸化炭素です そしてエール大学のロブ・バーナーと
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Ceea ce arată acest grafic este că rata de creştere a emisiilor se accelerează.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Cela montre que le taux de croissance de nos émissions s'accélère.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Co tohle ukazuje je, že rostoucí tempo emisí se zrychluje.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Čo toto ukazuje je, že zvyšujúce sa množstvo emisí sa zrýchľuje.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Điều này cho thấy rằng tỷ lệ tăng trưởng của lượng khí thải của chúng ta đang tăng tốc.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Dit laat zien dat de groei van onze emissies aan het versnellen is.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Ez azt mutatja, hogy a károsanyag-kibocsátás növekedési üteme egyre gyorsul.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Guardate come il tasso di crescita delle nostre emissioni sta accelerando.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Hal ini menunjukkan bahwa laju pertumbuhan emisi semakin cepat.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Hier ist dargestellt, dass die Wachstumsrate unserer Emissionen sich beschleunigt.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.이 그래프는 온실가스 배출 증가율의 가속화를 보여주고 있다.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Lo que muestra es que el ritmo del incremento de nuestras emisiones se está acelerando.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Pokazuje że szybkość zwiększania się emisji wzrasta.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Данная диаграмма показывает, что уровень выбросов увеличивается.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Тя показва, че степента на растеж на нашите емисии се повишава.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.מה שזה מראה זה שקצב הגדילה של הפליטות שלנו עולה,
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.و ذلك بدل على أن معدل زيادة الإنبعاثات يتسارع.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.最悪だと思われていた 数年前よりも
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Aici avem o protocelulă care extrage dioxidul de carbon din atmosferă şi îl transformă în carbonat.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Aqui, temos uma proto-célula que extrai dióxido de carbono da atmosfera transformando o mesmo em carbonato.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Đây, chúng tôi làm cho 1 Tiền tế bào chiết ra khí CO2 từ khí khuyển và chuyển hóa nó thành cacbonat.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Her har vi fået en protocelle til at trække kuldioxid ud af atmosfæren og lave det om til karbonat.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Hier is een protocel die koolstofdioxide onttrekt aan de atmosfeer en er carbonaat van maakt.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Ici, une protocellule extrait du dioxyde de carbone de l'atmosphère et le transforme en carbonate.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Itt van egy protosejt, ami kivonja a szén-dioxidot a légkörből, és karbonáttá alakítja át.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Kita memiliki protosel untuk mengeluarkan karbondioksida dari udara dan mengubahnya menjadi karbonat.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.저희는 프로토셀을 대기 중의 이산화탄소를 흡수하여 탄산염으로 전환하게끔 고안했습니다.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Quì ne abbiamo una che estrae biossido di carbonio dall'atmosfera e lo trasforma in carbonato.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Tady máme protobuňku, která z atmosféry izoluje oxid uhličitý a přeměňuje jej na uhličitan.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Tutaj mamy protokomórkę, która pobiera dwutlenek węgla z atmosfery i przetwarza w węglan.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Вот протоклетка выводит углекислый газ из атмосферы и превращает его в карбонат.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Тук имаме протоклетка за извличане на въглероден двуокис от атмосферата и превръщането му в карбонат.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.Тут наша протоклітина виділяє вуглекислий газ з атмосфери і перетворює його в карбонат.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.כאן, יש לנו פרוטוסל כדי להוציא פחמן דו חמצני מהאטמוספרה ולהפוך אותו לפחמה.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.هنا ، نحن لدينا بروتسايل لاستخلاص غاز ثاني أكسيد الكربون من الغلاف الجوي وتحويله إلى كربونات.
Burada, atmosferden aldığı karbondioksiti karbonata dönüştüren bir 'protocell' var.炭酸塩に変える プロトセルです これが、脂肪の袋の周りの殻です
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.저에게 있어, 이 두 가지는 확실한 증거입니다. 바로 CO2가 증가할 때 이 멸종들이 일어났다는 겁니다.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Dwie rzeczy są dla mnie naprawdę oczywiste. Jedna to związek wzrostu CO2 z wymieraniem.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Er zijn twee dingen die hier heel duidelijk voor me zijn deze uitstervingen gebeuren wanneer de CO2 toeneemt.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Mielestäni kaksi asiaa selviää tästä: sukupuutot tapahtuvat, kun CO2 lisääntyy.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Og to ting, som virkelig er klart for mig, er, at disse udslettelser finder sted, når CO2 går op.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Sunt două lucruri care îmi sunt foarte evidente, anume că aceste extincții se petrec atunci când CO2 crește.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Và đây là 2 thứ thật sự là chứng cứ cho tôi, đó là những vụ tuyệt chủng này xảy ra khi nồng độ CO2 tăng lên.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.ויש פה שני דברים שהם מבחינתי ראייתיים, שההכחדות האלה קורות כשרמות הפחמן-דו חמצני עולות.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.これらの絶滅は二酸化炭素が 上昇している時期に起きたこと そして二つ目は ここにはありませんが
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Ada banyak karbon dioksida dan benar-benar karbon dioksida sebenarnya akan disebarkan dalam darah.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Also haben wir einen Haufen CO2 und dieses CO2 ist im Blut diffundiert.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.C'è un sacco di anidride carbonica e di fatto di carbonio anidride viene effettivamente diffuso nel sangue.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Er is een hoop koolstofdioxide en koolstofdioxide kan gediffundeerd worden in het bloed.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Există mult dioxid de carbon, şi defapt dioxidul de carbon difuzează în sânge.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Há uma grande quantidade de gás carbônico e realmente o gás carbônico difunde do sangue.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Hay un montón de hecho de carbono y dióxido de carbono dióxido de realmente se difunde en la sangre.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Je tu hodně oxidu uhličitého a ten se vlastně potom v krvi rozptýlí.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.많은 양의 이산화탄소는 혈액 속으로 확산됩니다
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.W krwi płynącej z serca do płuc jest dużo rozpuszczonego dwutlenku węgla.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.В крови много углекислого газа, который находится в плазме.
Burada çok karbondioksit var ve aslında karbondioksit alveollerden kana geçebiliyor.Є багато вуглекислого газу і він розсіюєтья в крові.