Ana içeriğe geç
Sözlük

karbondioksit ile cümle

karbondioksit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Manchester Üniversitesi'nde, karbondioksit ile klor karışımına ışığın etkisini araştırdı.W ramach pracy naukowej początkowo zajmował się wpływem światła na mieszaninę chloru z dwutlenkiem węgla.
Buna karbondioksit karı denir.Jest to tak zwany równoważnik węgla.
Soda, sodalı su ya da karbonatlı su; içinde çözülmüş halde karbondioksit gazı bulunan su.Woda gazowana, woda sodowa – woda pitna sztucznie nasycona dwutlenkiem węgla.
Karbondioksit ile oksijen'in bitkiye girişini sağlarken, su buharının da dışarı atılmasını sağlar.När klyvöppningar öppnas för att släppa in koldioxid släpper de samtidigt ut vattenånga.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Numer används även det miljövänligare alternativet koldioxid (CO2).
Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %30'luk bir azalma beklenmektedir.Detta förbättrar bränsleekonomin betydligt och verkningsgraden blir nu upp till 90 procent.
Karbondioksitin suda çözdürülmesi işlemine karbonasyon denir.Процес розчинення вуглекислого газу у воді називається карбонуванням.
Vücut maddelerinin yapımı için gereken karbonu karbondioksitten alırlar.Задля роботи генератору потрібне вугілля.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.До останнього часу вважали, що під впливом світла в рослинах розкладається вуглекислота.
Buna karbondioksit karı denir.Nazývá se také sulfid uhličitý.
Orman ekosistemlerinde karbondioksit salınımı gerçekleştirmektedirler.V bažinatém terénu probublává oxid uhličitý.
Bazı türleri karbondioksitli ortamlarda üreyebilir.Může být dodáván ve formě hnojení oxidem uhličitým.
Sonra kullanılmış oksijen (karbondioksit) vücuttan dışarı atılır.Řitním otvorem pak vychází oxid uhličitý ven z těla.
Karbondioksitin suda çözdürülmesi işlemine karbonasyon denir.Procesul dizolvării dioxidului de carbon în apă este numit carbonatare.
Ulaştırma emisyonları ABD üretiminin üçte birini yaklaşık katkıda arkasında yakın karbondioksit .După cel de-al Doilea Război Mondial, SUA deținea circa 3/4 din producția auto mondială.
Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %30'luk bir azalma beklenmektedir.Randamentul motarelor Diesel atinge 40%, energia electrică fiind produsă la un preț relativ scăzut.
Volkanların çıkardığı karbondioksit muhtemelen periyotlara etkide bulunmuştur.A mangán-dioxid rakomány esetleg felrobbanhatott.
Okyanuslar karbondioksiti atmosferden absorbe eden doğal bir karbon alıcıdır.Vagyis az óceánok a szén-dioxid számára lerakóhelyként szolgálnak.
Ana madde: Soğutucu Akışkanlar Soğutma makinelerinde önceleri amonyak ve karbondioksit kullanılmıştır.Kylmäaineina on käytetty aluksi luonnollisia aineita, kuten ammoniakkia ja hiilidioksidia.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Siinä siis yhdisteeseen sitoutuu hiilidioksidia (CO2).
Vücut maddelerinin yapımı için gereken karbonu karbondioksitten alırlar.Hiilidioksidista kasvit saavat kaiken orgaanisiin aineisiin tarvittavan hiilen.
Kireç taşı, havadaki karbondioksit gazının etkisi altındadır ve suya dayanıklı değil ve su geçirgendir.Σύμφωνα με αυτή, η ζωτική ουσία για την καύση βρίσκονταν στο καύσιμο και όχι στον αέρα.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.Το διοξείδιο του άνθρακα μπορεί να παραληφθεί από την απόσταξη του αέρα.
Karbondioksitin su ile reaksiyonu sonucu meydana gelen zayıf bir asittir: (CO2 + H2O → H2CO3).Το παραγόμενο CO2 διαλύεται στο νερό και δίνει ανθρακικό οξύ : CO2 + H2O ⇄ H2CO3.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Atmosfærens indhold af kuldioxid (CO2).
Buz karotlarından elde edilen veri sayesinde karbondioksit miktarıda hesaplanmaktadır.Ved fordampning av isen frigjøres karbondioksid.
Joseph Black karbondioksitin özellikleri hakkında çalışırken, mumun onun içinde yanmadığını buldu.Ketika Joseph Black meneliti sifat karbon dioksida, ia menemukan bahwa lilin tidak terbakar di dalamnya.
Oksijenin varlığında alkenler karbondioksit ve su açığa çıkaracak şekilde açık bir alevle yanarlar.Dengan adanya oksigen, alkena terbakar dengan nyala terang menghasilkan karbon dioksida dan air.
Karbondioksit gübrelemesine ise gerek duymaz.Asal usul karbon dioksida masih belum jelas.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.Karbondioksida harus dihilangkan dari udara.
Aynı yolla karbondioksit dışarı atılır.Carbon dioxide phải được loại bỏ từ không khí.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.二酸化炭素はシステムから大気へ漏洩する。
Aynı yolla karbondioksit dışarı atılır.当然、一酸化炭素も排出される。
Joseph Black karbondioksitin özellikleri hakkında çalışırken, mumun onun içinde yanmadığını buldu.スコットランドの物理学者ジョゼフ・ブラックは、二酸化炭素の性質を研究する途上で、二酸化炭素中ではろうそくが燃えないことを発見した。
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).carbon dioxide (二酸化炭素)など。
Cihazın son çıktısı, yaklaşık olarak %50 hidrojen, %30 azot gazı ve kalan %20 de karbondioksit gazıdır.最終的には、この単純な装置はおおよそ50%の水素と30%の窒素からなるガスを生産する。
Karbondioksit, muameleden sonra çıkarılabilir ve tekrar doldurulabilir.気化した二酸化炭素は回収して再利用が可能である。
Yanmadan artan hava aslında azot ve karbondioksitin karışımıydı.此時排出的氣體主要是氮氣與氧氣的混合。
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.또한 그는 어둠속에서 식물이 내놓는 기체가 이산화 탄소라는 사실 또한 밝혀내었다.
Karbondioksit, muameleden sonra çıkarılabilir ve tekrar doldurulabilir.날아간 이산화탄소는 회수할 수 있으며 재활용이 가능하다.
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.이산화탄소의 증가는 바다의 산성도 증가를 불러일으킨다.
Aynı yolla karbondioksit dışarı atılır.В обратна посока се отделя въглеродният диоксид.
1986 - Kamerun'da volkanik gölden çıkan karbondioksit ve hidrojen gazlarının karışımı sonucu 1500 kişi öldü.1986 г. – Въглероден диоксид изригва от вулканичното езеро Ниос в Камерун и убива 1700 души в радиус от 20 km.
Maya aynı zamanda havada buharlaşan karbondioksiti üretir.Има и система, която премахва въглеродния диоксид от въздуха.
Joseph Black karbondioksitin özellikleri hakkında çalışırken, mumun onun içinde yanmadığını buldu.Pri proučavanju svojstava ugljičnoga dioksida, Joseph Black je otkrio da svijeća neće gorjeti u tome plinu.
Manchester Üniversitesi'nde, karbondioksit ile klor karışımına ışığın etkisini araştırdı.V Manchestri Harden študoval správanie svetla v zlúčeninách oxidu uhličitého a chlóru.
Solunum kısmı, kan ile oksijen ve karbondioksit değişiminin (alış-verişi) olduğu solunum sistemi kısmıdır.Druhá, dýchacia časť, má za úlohu výmenu kyslíka a oxidu uhličitého medzi krvou a vzduchom.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.Hkrati je odkril, da rastlina v temi oddaja CO2.
Karbondioksitin suda çözdürülmesi işlemine karbonasyon denir.Proces odstranjevanja ogljikovega dioksida iz karbonatov se imenuje kalciniranje.
Oksijenin varlığında alkenler karbondioksit ve su açığa çıkaracak şekilde açık bir alevle yanarlar.V prisotnosti kisika alkeni gorijo s svetlim plamenom, pri čemer nastajata ogljikov dioksid in voda.
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.Didėjant atmosferinio CO2 kiekiui, didėja ir jo tirpimas vandenynuose.
Besin molekülleri mitokondride su ve karbondioksite oksitlendirilir.Biodujos yra metano ir anglies dvideginio mišinys.
Karbondioksitin suda çözdürülmesi işlemine karbonasyon denir.Vee gaseerimist süsinikdioksiidiga nimetatakse karboniseerimiseks.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Süsiniku stabiilseim oksiid on süsihappegaas (CO2).
2000 yılında kurumun karbondioksitten sonra küresel ısınmanın en önemli ikinci nedeni olduğunu keşfetti.2000-ben felfedezte, hogy a korom valószínűleg a második vezető okozója a globális felmelegedésnek a CO2 után.
2000 yılında kurumun karbondioksitten sonra küresel ısınmanın en önemli ikinci nedeni olduğunu keşfetti.2000년에는 지구온난화에 있어서 이산화탄소 다음으로 그을음이 문제가 됨을 밝혀주셨지요.
2000 yılında kurumun karbondioksitten sonra küresel ısınmanın en önemli ikinci nedeni olduğunu keşfetti.År 2000 upptäckte han att sot antagligen var den näst största källan till global uppvärmning, efter CO2.
2000 yılında kurumun karbondioksitten sonra küresel ısınmanın en önemli ikinci nedeni olduğunu keşfetti.En 2000, il a découvert que la suie était peut-être la 2ème cause du réchauffement climatique après le CO2.
2000 yılında kurumun karbondioksitten sonra küresel ısınmanın en önemli ikinci nedeni olduğunu keşfetti.În 2000, a descoperit că funinginea e probabil a doua cauză a încălzirii globale, după CO2.
2000 yılında kurumun karbondioksitten sonra küresel ısınmanın en önemli ikinci nedeni olduğunu keşfetti.V roce 2000 objevil, že saze jsou pravděpodobně po CO2 druhou nejvýznamější příčinou globálního oteplování.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod