Yani, burası karbondioksitin tam olarak oluştuğu yerdir. .So this is where the oxygen or the carbons, or the carbon dioxide actually gets formed.
Bu süreci bir kere gerçekleştirdiğinizde, üç molekül karbondioksit elde edersiniz.When you do this whole process once, you are generating three molecules of carbon dioxide.
Tabii iki kere gerçekleştireceğimiz için, altı karbondioksit molekülü oluşturmuş olacağız.But you're going to do it twice. You're going to have six carbon dioxides produced.
Karbondioksit ürettiğimizi görüyorsunuz.And you see we produce a carbon dioxide.
Sadece ATP, NADPH ve karbondioksit.They only require ATP, NADPH, and carbon dioxide.
Ve şimdi atmosferden biraz karbondioksit alacağız. Atmosferden gelen karbondioksit.And now we're going to take some carbon dioxide from the atmosphere.
Diğer bir noktada da karbondioksit bağ yapmakta.You have your carbon dioxide bonding at another point.
Daha sonra oksijen alır ve karbondioksit verir.It takes up the oxygen and then it gives up carbon dioxide.
Sadece karbondioksit değil hokey sopası şeklinde artış gösteren bir değişime sahip olan.It's not only carbon dioxide that has this hockey stick pattern of accelerated change.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.We've also talked about concentrations of carbon dioxide in the atmosphere.
Şu an, atmosferdeki karbondioksitin 390 ppm'deyiz.We are, right now, at 390 parts per million of CO2 in the atmosphere.
İnsanoğlu tarafından üretilen karbondioksit, gezegenin ısınmasına yol açıyor mu?Is CO2 produced by man's activities causing the planet to warm up?
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""Yes, CO2 is causing the planet to warm up now."
Bu durumda karbondioksit günün kurallarını koymuyor, kuralları koyan para.In this case, it's not carbon dioxide that rules the day: it's money.
Doğa; doğal olarak, karbondioksitin, milyonda 280 partüküle çıkmasına izin vermiş görünüyor.Nature naturally has allowed carbon dioxide to go up to 280 parts per million.
Ama bu ölümcül lav değil, bu karbondioksit.Well, it's not the lava that kills anything, it's the carbon dioxide that comes out with it.
Bunlar Volvolar değil yanardağlardır ama karbondioksit yine karbondioksittir.This isn't Volvos; this is volcanoes. But carbon dioxide is carbon dioxide.
Yapılarını, atmosferlerinde su, karbondioksit, metan olup olmadığını öğrenebiliriz.We can find what they're made of, would their atmospheres have water, carbon dioxide, methane.
Yapı bloğu olarak karbondioksit.CO2 as a building block.
Ve kalın bir karbondioksit atmosfer tarafından sıcak tutulmuştu.And it was kept hot by a thick carbon dioxide atmosphere.
Karbondioksit Karbonat Karbonik anhidraz Sert su Kan gazı analiziCarbon dioxide Carbonate Carbonic anhydrase Hard water Arterial blood gas
Seralar genellikle atmosferik oranın 3-4 katına kadar karbondioksit seviyelerini destekler.Greenhouses commonly supplement carbon dioxide levels to 3–4 times the atmospheric rate.
Sonra kısa bir gaz patlaması yapmak için karbondioksit kartuşu basılır.A cartridge of carbon dioxide is then pressed to release a short burst of gas.
Biradaki karbondioksit, hamura daha hafif bir doku kazandırır.The carbon dioxide in the beer lends a lighter texture to the batter.
Prosedür H. pylori'nin üreyi amonyağa ve karbondioksite dönüştürme kabiliyetine dayanmaktadır.It is based upon the ability of H. pylori to convert urea to ammonia and carbon dioxide.
1754 Joseph Black, "durağan hava" olarak adlandırdığı karbondioksiti ayrıştırarak izole eder.[1]1754 Joseph Black isolates carbon dioxide, which he called "fixed air".[39]
Karbondioksit, tek antropojenik sera gazı olmasa da bunların en önemlisidir.Carbon dioxide is the most important, though not the only anthropogenic greenhouse gas.
Yanardağlardan karbondioksit, ilkel mikroplardan ise metan gazı ortaya çıkmış olabilir.The carbon dioxide would have been produced by volcanoes and the methane by early microbes.
En yaygın şekli olan oksijenli fotosentez, karbondioksit, su ve güneş ışığını besine dönüştürür.The most common form, oxygenic photosynthesis, turns carbon dioxide, water, and sunlight into food.
Yeşil bitkiler, solunum ürünleri olarak karbondioksit ve su üretir.Green plants produce carbon dioxide and water as respiratory products.
Yeşil bitkilerdeki solunum sırasında açığa çıkan karbondioksit fotosentez sırasında kullanılır.In green plants, the carbon dioxide released during respiration gets used during photosynthesis.
Bakterinin büyümesi kanda artar ve karbondioksit tarafından arttırılır.Growth is enhanced in blood and by carbon dioxide.
Mayada atık ürünler etanol ve karbondioksittir.In yeast, the waste products are ethanol and carbon dioxide.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Das Reaktorkühlmittel war Kohlendioxid (CO2).
1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur.So betrug die durchschnittliche Konzentration von Stickstoffdioxid im Jahr 2014 54 mg/m3.
Joseph Black karbondioksitin özellikleri hakkında çalışırken, mumun onun içinde yanmadığını buldu.Joseph Black, en étudiant les propriétés du gaz carbonique, avait remarqué qu'une bougie s'y éteignait.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).La combustion dégage du gaz carbonique (CO2).
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.Un tonne de bois stocke en moyenne une tonne de CO2.
Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %30'luk bir azalma beklenmektedir.Les émissions nettes de CO2 sont réduites d'environ 40 %.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).El carbono se obtiene del dióxido de carbono (CO2).
Suda çözünmüş oksijenin kana alınmasını ve kandaki karbondioksitin atılmasını sağlayacak yapıdadır.Tiene como fin permitir la oxigenación de la sangre y la eliminación de dióxido de carbono.
Karbondioksitin kısmi basıncı.Disminución parcial de la presión arterial de CO2.
Karbondioksit ve metandaki değişimler sıcaklıktaki dalgalanmalarla ilişkilendirilmektedir.El contenido de sal y la variación de temperatura se reflejan en variaciones en la densidad.
Manchester Üniversitesi'nde, karbondioksit ile klor karışımına ışığın etkisini araştırdı.A Manchester Harden studiò dapprima l'azione della luce su una mistura di anidride carbonica e cloro.
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.Un solo albero assorbe quasi 10 kg di anidride carbonica all'anno nei suoi primi dieci anni di vita.
Yüksek sıcaklık ve basınç altında sodyum fenolat ve karbondioksit den elde edilebilir.Può essere preparato dal fenolato di sodio e anidride carbonica a temperature e pressioni elevate.
Ulaştırma emisyonları ABD üretiminin üçte birini yaklaşık katkıda arkasında yakın karbondioksit .انبعاثات وسائل النقل تقترب من هذة النسبة، وتساهم في حوالي ثلث إنتاج الولايات المتحدة من ثاني أكسيد الكربون.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).ثاني أكسيد الكربون (CO2).
ABD dünya nüfusunun %4'üne sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir.أي أن 4% من سكان العالم يستهلكون نحو 25% من الإنتاج العالمي للبترول.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.Descobriu, também, que na escuridão os vegetais expelem gás carbônico.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.O dióxido de carbono abandona o sistema, também, pelo ar.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Esta oxidação liberta dióxido de carbono (CO2).
Yüksek sıcaklık ve basınç altında sodyum fenolat ve karbondioksit den elde edilebilir.Pode ser preparado do fenolato de sódio e dióxido de carbono sob alta temperatura e pressão.
Karbondioksitin kısmi basıncı.Diminuição na pressão parcial do CO2 arterial.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Koolstofdioxide (CO2).
Aynı yolla karbondioksit dışarı atılır.Tegelijkertijd wordt kalium uitgescheiden.
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.De productie bedroeg ongeveer 1 kton steenkool per dag.
Bazı türleri karbondioksitli ortamlarda üreyebilir.Het kan, onder bepaalde omstandigheden, een kolenstofexplosie veroorzaken.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Głównym gazem cieplarnianym jest dwutlenek węgla (CO2).
Kuru buz (veya karbondioksit karı), katı karbondioksittir.Suchy lód – zestalony dwutlenek węgla.