Ana içeriğe geç
Sözlük

karbon ile cümle

karbon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyadaki ilk etkin filtreleme aktif karbon gaz maskesi'nin mucididir.(1915).É o inventor da primeira máscara respiratória com carvão ativado com filtragem efetiva (1915).
Her canlıda karbon bulunur ve bunun neredeyse tamamı karbon-12'dir.No entanto, este número não será um número inteiro exceto no caso do carbono-12.
Kalkolitik tabakanın Karbon-14 tarihlemesi MÖ 5 bin sonu 6 bin başları olarak görülmektedir.Determinações não oficiais de carbono 14 estimam sua idade em 6000 anos.
İlk amniyonlar, reptilimorphlar zamanında yani Karbonifer çağının sonlarına doğru görülmüştür.Os primeiros amniotas aparentemente surgiram no final do Carbonífero a partir de reptiliomorfos ancestrais.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.O dióxido de carbono abandona o sistema, também, pelo ar.
Sikloalkanlarda yalnızca karbon ve hidrojen atomları yer almaktadır.São formados somente por átomos de carbono e hidrogênio.
Renk seçenekleri arasında Karbon, Kuvars ve Buz bulunur.As opções de cores incluem carbono, quartzo e gelo.
Kullanılan çeliğin bir kısmı, ağırlık olarak yüzde 0,3 ile yüzde 1,2 karbon içermekteydi.Entre 0,60% e 1,4% de carbono em peso.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Esta oxidação liberta dióxido de carbono (CO2).
Çözünmüş karbon dioksit ve karbonik asit, şişelerde mayalanmış içkilerde karbonatlama etkisi gösterir.O dióxido de carbono e o ácido carbônico produzirão a carbonação em bebidas fermentadas engarrafadas.
Dökme demirler, %2'den fazla karbon oranı içeren demir-karbon alaşımlarıdır.Os aços são ligas metálicas de ferro com concentrações máximas de 2% em peso de carbono, aproximadamente.
Yüksek sıcaklık ve basınç altında sodyum fenolat ve karbondioksit den elde edilebilir.Pode ser preparado do fenolato de sódio e dióxido de carbono sob alta temperatura e pressão.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Existe uma ligação dupla entre os dois carbonos.
Bagetler sadece tahta olmayıp karbon, metal bagetler de mevcuttur.Os freios não são de fibra de carbono, e sim de aço.
Karbondioksitin kısmi basıncı.Diminuição na pressão parcial do CO2 arterial.
Bu olaya da karbonizasyon denir.Estas substâncias são denominadas cancerígenas.
Çelik alaşımındaki karbon miktarları çeliğin sınıflandırılmasında etkin rol oynar.Alta qualidade do carvão de coque grau exigido na indústria siderúrgica está em falta.
Dihidroksi aseton: Bir tür üç karbonlu şeker.Fruto do tipo esquizocarpo com três cocas.
Bu yöntemde, 2 ingot kullanılır ve biri metal, diğeri karbon içindir.Dispunha de dois gasogênios, sendo um para lenha e outro para carvão.
Dundasit, nadir bir kurşun alüminyum karbonat mineralidir.Dundasita é um raro mineral do grupo dos carbonatos com chumbo e alumínio.
Karbonil grubu sp2 karbonu dolayında düzlemseldir.A hibridação sp3 é facilmente explicada pelo carbono.
Bu radyoizotopların bazıları Trityum, Karbon-14, Fosfor-32’dir.Exemplos de tais isótopos incluem o carbono-14, o fósforo-32 e o trítio.
Bazlar 1′ riboz karbona bağlanır.As bases são ligadas ao carbono 1'.
Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Uma grande quantidade de dióxido de carbono é libertado pelos Tubos de Malpighi.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.O crioprecipitado deve ser imediatamente armazenado e recongelado.
Karbonhidrat metabolizması için çok önemlidir.É um hormônio muito importante no metabolismo dos hidratos de carbono.
Karbon tetraklorür, organik kimyada sık kullanılan bir çözücüydü.O clorofórmio é um solvente muito comum utilizado em química orgânica.
Polipropilen karbonları ayrıca laboratuvarlarda arıtılmış suyu aktarmak için kullanılır.Amostras de tecidos também serão enviadas para laboratórios no exterior.
Karbon tetraklorür, organik kimyada Appel reaskiyonunda bir klor kaynağı olarak görev yapmaktadır.Em Química Orgânica, o tetracloreto de carbono funciona como fonte de cloro na reacção de Appel.
Yağlar karbon atomlarının bağlarına göre ikiye ayrılır.No entanto, eles foram encontrados dentro de carbonos de parede dupla.
Ötegezegen 55 Cancri e bir karbon gezegeninin olası bir örneğidir.Er wordt vermoed dat 55 Cancri e een koolstofplaneet is.
Birinci patent, birayı vermek için karbon dioksit kullanmak için bir azaltma cihazı için alındı.Het eerste patent was voor een reduceertoestel voor koolzuur voor het tappen van bier.
Karbon 241242 çıkartılırsa kolesterol ortaya çıkar.Door verwijdering van het koolstofatomen 241 en 242 wordt cholesterol verkregen.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Koolstofdioxide (CO2).
Bu gazın bileşenlerinden karbonun üç doğal izotopu vardır.Van de Koolstofatomen komen drie isotopen voor.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Het is het meest eenvoudige carbonzuuramide.
Manganez dioksit bileşiğinden 1774 yılında karbonun indirgenmesi neticesinde ilk olarak elde edilmiştir.Hun landgenoot Gahn isoleerde zuiver mangaan in 1774 door mangaanoxide te reduceren met koolstof.
Sıcaklık ve basınç karbon çekirdek kaynaşmasına yetene kadar çekirdek küçülür.De druk en temperatuur zijn dan hoog genoeg om steenkool te laten ontstaan.
Karbon genellikle kullanılan indirgeyicilerdendir.Meestal wordt koolstof als reductor gebruikt.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.China is de grootste steenkoolproducent van de wereld.
Aynı yolla karbondioksit dışarı atılır.Tegelijkertijd wordt kalium uitgescheiden.
Bu olaya da karbonizasyon denir.Dit wordt ook wel carboniseren genoemd.
Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır.Koolstofnanobuizen zijn een van de sterkste materialen die bekend zijn.
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.De productie bedroeg ongeveer 1 kton steenkool per dag.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Methaan bijvoorbeeld bestaat uit één koolstofatoom en vier waterstofatomen.
Ödül avcısı Boba Fett, Han Solo'yu karbon dondurucuyla dondurur ve Jabba the Hutt'a teslim eder.Boba Fett brengt daarna Han Solo, bevroren in carboniet, naar Jabba de Hutt, de gangsterbaas op Tatooine.
Bir karbon12 (C12) atomunun kütlesinin tam olarak 1/12'sine eşittir.Eén u is het gewicht van 1/12 deel van een koolstof-12-atoom.
Bazı türleri karbondioksitli ortamlarda üreyebilir.Het kan, onder bepaalde omstandigheden, een kolenstofexplosie veroorzaken.
Aromatik bileşiklerin çok büyük çoğunluğu karbon içerir ama hidrokarbon olmak zorunda değildirler.In een aromatisch systeem zijn veel van de atomen koolstofatomen, maar dat is niet noodzakelijk.
Bcc, blind carbon copy): Kapalı Karbon Kopya olarak da bilinir.Die ontvangen dan een zo genoemde blindkopie (BCC, blind carbon copy).
Karbon ya da eski adıyla Karbon 14, ölçeklenebilir bir vektör-tabanlı bir çizim yazılımıdır.Karbon (voorheen Karbon14), een vectortekenprogramma.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Het heeft twee dubbele bindingen in de lange koolstofketen.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Laktoza jest najważniejszym węglowodanem mleka.
Eski yıldızlar öldüğünde, büyük miktarlarda karbon çıkardılar.Rośliny te, opadając na dno, uwięziły ogromne ilości węgla.
Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir.Węglan magnezu MgCO3 (pol.). .
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Głównym gazem cieplarnianym jest dwutlenek węgla (CO2).
Kuru buz (veya karbondioksit karı), katı karbondioksittir.Suchy lód – zestalony dwutlenek węgla.
Gezegenin atmosferinde oksijen ve karbon tespit edilmiştir.W atmosferze odkryto tlen i dwutlenek węgla.
Karbon devri-daiminde fonksiyon icra eden tek gaz CO2 değildir.W przypadku globalnego ocieplenia, dwutlenek węgla nie jest jedynym gazem cieplarnianym.
Onun yerine glukoneogenez yoluyla karbonhidratlara dönüşürler.Jest on natomiast konwertowany do glukozy na drodze glukoneogenezy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod