karbon ile cümle
karbon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fazla gelen Karbon ve diğer katkı maddeleri bir sonraki basamakta uzaklaştırılır.تتم إزالة الكربون الزائد والشوائب الأخرى في عمليات لاحقة.
Topraktan sızan karbonik ve organik asitler yarıklar içinde kayaların zayıflamasına yardımcı olurlar.الأحماض الكربونية والعضوية ,قد ترشح من التربة تساعد في إضعاف الصخور داخل الشقوق.
Hastaya, testten önceki günlerde veya haftalarda karbonhidrat alımını kısıtlamaması talimatı verilir.يُطلب من المريض عدم حصر المأكولات على السكريات في الأيام أو الأسابيع التي تسبق الاختيار.
Dökme demir: %2–%4 arasında karbon, %1 – %6 silisyum, ve az miktarda manganez içerir.الحديد الزهر يحتوي على 2-4 ٪ كربون و 1-6 ٪ سيليكون وكميات صغيرة من المنغنيز.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.أستراليا هي المصدر الرئيسي للفحم في العالم.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.يحتوي كل نكليوتيد في الرنا على سكر ريبوز حيث تُرَقّم ذرات الكربون من واحد إلى خمسة (الشكل رقم 5).
Gaz odaları, hayvan ötanazileri için kullanılır, ölümcül dozda karbon dioksit verilerek.تستخدم غرف الغاز أيضاً في القتل الرحيم للحيوانات باستخدام أول أكسيد الكربون.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).ثاني أكسيد الكربون (CO2).
Karbon 14'ün yarılanma ömrü 5730 yıldır.لدى *كربون-14 عمر نصفي يساوي 5,730±40 عامًا.
1756'da İskoç Joseph Black "sabit gaz" dediği karbon dioksidi buluncaya dek bilinen tek gaz hava idi.1754 جوزيف بلاك يقوم بعزل ثاني أكسيد الكربون ، والذي وصفه ب "الهواء الثابت".
Akridin'in karbon 9 pozisyonu ekleme reaksiyonları için aktive edilir.يعد الكربون رقم 9 من المواقع النشيطة لحدوث تفاعل إضافة.
Zoe Karbonopsina, Vakanüvis Günah Çıkartıcı Theofanis'in akrabası ve Amiral Himerios'un yeğenidir.زوى كرابوسينا ، هى احدى اقارب المؤرخ المذنب تايفنوس ،وابنة شقيقة الاميرال هيمروس.
Gıdada enerji üç kaynaktan gelir: yağ, protein ve karbonhidratlar.الطاقة في الطعام تأتي من 3 مصادر: الدهون،والبروتينات،والكربوهيدرات .
Karbon ve oksijen bileşikleri birbirleriyle çok kolay birleşir.المركبات العضوية التي تجمع بين الكربون والأكسجين متعددة للغاية.
ABD dünya nüfusunun %4'üne sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir.أي أن 4% من سكان العالم يستهلكون نحو 25% من الإنتاج العالمي للبترول.
Fonksiyonel grubun bağlı olduğu karbona alfa karbon denir.أول ذرة كربون بعد الذرة المرتبطة بالمجموعة الفعالة يطلق عليها كربون ألفا.
Karbon dioksit bazen insanlara zarar verir.ثنائي أوكسيد الكربون مضر بالإنسان أحيانا.
Karbonhidratlar pirinçte ve sebzelerde bulunur.Carboidratos são encontrados no arroz e nos vegetais.
DNA'da bulunan şeker 2-deoksiribozdur, bu bir pentozdur (beş karbonlu şekerdir).O açúcar no ADN é 2-desoxirribose, uma pentose (açúcar com cinco carbonos).
Sapropellerdeki organik karbon konsantrasyonları ağırlıkça %2'yi aşar.A concentração de carbono orgânico no sapropel geralmente excede 2% do peso.
Aromatiklik karbondan oluşmayan bileşiklerde de görülür.Também ocorre aromaticidade em compostos que não são feitos de carbono.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.Descobriu, também, que na escuridão os vegetais expelem gás carbônico.
İlk zamanlarda toner basit bir karbon tozuydu.Primeiramente era simplesmente pó de carbono.
Ekim 2012'de 55 Cancri e'nin bir karbon gezegeni olduğuna dair kanıt gösterdiği açıklandı.Em outubro de 2012, foi anunciada a hipótese de o 55 Cancri e se tratar de um planeta de carbono.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.Cada nucleotídeo do RNA contém uma ribose, com carbonos numerados de 1' a 5'.
Zoe Karbonopsina, Vakanüvis Günah Çıkartıcı Theofanis'in akrabası ve Amiral Himerios'un yeğenidir.Zoe Carbonopsina era parente do cronista Teófanes, o Confessor, e sobrinha do almirante Himério.
Dünyadaki ilk etkin filtreleme aktif karbon gaz maskesi'nin mucididir.(1915).É o inventor da primeira máscara respiratória com carvão ativado com filtragem efetiva (1915).
Her canlıda karbon bulunur ve bunun neredeyse tamamı karbon-12'dir.No entanto, este número não será um número inteiro exceto no caso do carbono-12.
Kalkolitik tabakanın Karbon-14 tarihlemesi MÖ 5 bin sonu 6 bin başları olarak görülmektedir.Determinações não oficiais de carbono 14 estimam sua idade em 6000 anos.
İlk amniyonlar, reptilimorphlar zamanında yani Karbonifer çağının sonlarına doğru görülmüştür.Os primeiros amniotas aparentemente surgiram no final do Carbonífero a partir de reptiliomorfos ancestrais.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.O dióxido de carbono abandona o sistema, também, pelo ar.
Sikloalkanlarda yalnızca karbon ve hidrojen atomları yer almaktadır.São formados somente por átomos de carbono e hidrogênio.
Renk seçenekleri arasında Karbon, Kuvars ve Buz bulunur.As opções de cores incluem carbono, quartzo e gelo.
Kullanılan çeliğin bir kısmı, ağırlık olarak yüzde 0,3 ile yüzde 1,2 karbon içermekteydi.Entre 0,60% e 1,4% de carbono em peso.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Esta oxidação liberta dióxido de carbono (CO2).
Çözünmüş karbon dioksit ve karbonik asit, şişelerde mayalanmış içkilerde karbonatlama etkisi gösterir.O dióxido de carbono e o ácido carbônico produzirão a carbonação em bebidas fermentadas engarrafadas.
Dökme demirler, %2'den fazla karbon oranı içeren demir-karbon alaşımlarıdır.Os aços são ligas metálicas de ferro com concentrações máximas de 2% em peso de carbono, aproximadamente.
Yüksek sıcaklık ve basınç altında sodyum fenolat ve karbondioksit den elde edilebilir.Pode ser preparado do fenolato de sódio e dióxido de carbono sob alta temperatura e pressão.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Existe uma ligação dupla entre os dois carbonos.
Bagetler sadece tahta olmayıp karbon, metal bagetler de mevcuttur.Os freios não são de fibra de carbono, e sim de aço.
Karbondioksitin kısmi basıncı.Diminuição na pressão parcial do CO2 arterial.
Bu olaya da karbonizasyon denir.Estas substâncias são denominadas cancerígenas.
Çelik alaşımındaki karbon miktarları çeliğin sınıflandırılmasında etkin rol oynar.Alta qualidade do carvão de coque grau exigido na indústria siderúrgica está em falta.
Dihidroksi aseton: Bir tür üç karbonlu şeker.Fruto do tipo esquizocarpo com três cocas.
Bu yöntemde, 2 ingot kullanılır ve biri metal, diğeri karbon içindir.Dispunha de dois gasogênios, sendo um para lenha e outro para carvão.
Dundasit, nadir bir kurşun alüminyum karbonat mineralidir.Dundasita é um raro mineral do grupo dos carbonatos com chumbo e alumínio.
Karbonil grubu sp2 karbonu dolayında düzlemseldir.A hibridação sp3 é facilmente explicada pelo carbono.
Bu radyoizotopların bazıları Trityum, Karbon-14, Fosfor-32’dir.Exemplos de tais isótopos incluem o carbono-14, o fósforo-32 e o trítio.
Bazlar 1′ riboz karbona bağlanır.As bases são ligadas ao carbono 1'.
Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Uma grande quantidade de dióxido de carbono é libertado pelos Tubos de Malpighi.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.O crioprecipitado deve ser imediatamente armazenado e recongelado.
Karbonhidrat metabolizması için çok önemlidir.É um hormônio muito importante no metabolismo dos hidratos de carbono.
Karbon tetraklorür, organik kimyada sık kullanılan bir çözücüydü.O clorofórmio é um solvente muito comum utilizado em química orgânica.
Polipropilen karbonları ayrıca laboratuvarlarda arıtılmış suyu aktarmak için kullanılır.Amostras de tecidos também serão enviadas para laboratórios no exterior.
Karbon tetraklorür, organik kimyada Appel reaskiyonunda bir klor kaynağı olarak görev yapmaktadır.Em Química Orgânica, o tetracloreto de carbono funciona como fonte de cloro na reacção de Appel.
Yağlar karbon atomlarının bağlarına göre ikiye ayrılır.No entanto, eles foram encontrados dentro de carbonos de parede dupla.
Ötegezegen 55 Cancri e bir karbon gezegeninin olası bir örneğidir.Er wordt vermoed dat 55 Cancri e een koolstofplaneet is.
Birinci patent, birayı vermek için karbon dioksit kullanmak için bir azaltma cihazı için alındı.Het eerste patent was voor een reduceertoestel voor koolzuur voor het tappen van bier.
Karbon 241242 çıkartılırsa kolesterol ortaya çıkar.Door verwijdering van het koolstofatomen 241 en 242 wordt cholesterol verkregen.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Koolstofdioxide (CO2).