karbon ile cümle

karbon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gazın bileşenlerinden karbonun üç doğal izotopu vardır.Van de Koolstofatomen komen drie isotopen voor.
1937 yılında "karbonhidratlar ve vitamin C hakkındaki araştırmaları için" Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.Hij kreeg in 1937 de Nobelprijs voor Scheikunde "voor zijn onderzoek naar koolhydraten en vitamine C".
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Het is het meest eenvoudige carbonzuuramide.
Manganez dioksit bileşiğinden 1774 yılında karbonun indirgenmesi neticesinde ilk olarak elde edilmiştir.Hun landgenoot Gahn isoleerde zuiver mangaan in 1774 door mangaanoxide te reduceren met koolstof.
Sıcaklık ve basınç karbon çekirdek kaynaşmasına yetene kadar çekirdek küçülür.De druk en temperatuur zijn dan hoog genoeg om steenkool te laten ontstaan.
Karbon genellikle kullanılan indirgeyicilerdendir.Meestal wordt koolstof als reductor gebruikt.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.China is de grootste steenkoolproducent van de wereld.
Aynı yolla karbondioksit dışarı atılır.Tegelijkertijd wordt kalium uitgescheiden.
Bu olaya da karbonizasyon denir.Dit wordt ook wel carboniseren genoemd.
Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır.Koolstofnanobuizen zijn een van de sterkste materialen die bekend zijn.
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.De productie bedroeg ongeveer 1 kton steenkool per dag.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Methaan bijvoorbeeld bestaat uit één koolstofatoom en vier waterstofatomen.
Ödül avcısı Boba Fett, Han Solo'yu karbon dondurucuyla dondurur ve Jabba the Hutt'a teslim eder.Boba Fett brengt daarna Han Solo, bevroren in carboniet, naar Jabba de Hutt, de gangsterbaas op Tatooine.
Bir karbon12 (C12) atomunun kütlesinin tam olarak 1/12'sine eşittir.Eén u is het gewicht van 1/12 deel van een koolstof-12-atoom.
Bazı türleri karbondioksitli ortamlarda üreyebilir.Het kan, onder bepaalde omstandigheden, een kolenstofexplosie veroorzaken.
Aromatik bileşiklerin çok büyük çoğunluğu karbon içerir ama hidrokarbon olmak zorunda değildirler.In een aromatisch systeem zijn veel van de atomen koolstofatomen, maar dat is niet noodzakelijk.
Bcc, blind carbon copy): Kapalı Karbon Kopya olarak da bilinir.Die ontvangen dan een zo genoemde blindkopie (BCC, blind carbon copy).
Karbon ya da eski adıyla Karbon 14, ölçeklenebilir bir vektör-tabanlı bir çizim yazılımıdır.Karbon (voorheen Karbon14), een vectortekenprogramma.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Het heeft twee dubbele bindingen in de lange koolstofketen.
Sütün en önemli karbonhidratıdır.Laktoza jest najważniejszym węglowodanem mleka.
Eski yıldızlar öldüğünde, büyük miktarlarda karbon çıkardılar.Rośliny te, opadając na dno, uwięziły ogromne ilości węgla.
Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir.Węglan magnezu MgCO3 (pol.). .
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Głównym gazem cieplarnianym jest dwutlenek węgla (CO2).
Kuru buz (veya karbondioksit karı), katı karbondioksittir.Suchy lód – zestalony dwutlenek węgla.
Gezegenin atmosferinde oksijen ve karbon tespit edilmiştir.W atmosferze odkryto tlen i dwutlenek węgla.
Karbon devri-daiminde fonksiyon icra eden tek gaz CO2 değildir.W przypadku globalnego ocieplenia, dwutlenek węgla nie jest jedynym gazem cieplarnianym.
Onun yerine glukoneogenez yoluyla karbonhidratlara dönüşürler.Jest on natomiast konwertowany do glukozy na drodze glukoneogenezy.
Manchester Üniversitesi'nde, karbondioksit ile klor karışımına ışığın etkisini araştırdı.W ramach pracy naukowej początkowo zajmował się wpływem światła na mieszaninę chloru z dwutlenkiem węgla.
İçeriği özdeciksel hidrojen (H2), karbon oksitleri, helyum ve 1% tozdan oluşur.Chmura zawiera molekuły wodoru (H2), helu, tlenków węgla oraz około 1% krzemionki.
Buna karbondioksit karı denir.Jest to tak zwany równoważnik węgla.
Çoğunlukla karbon dioksitten oluşan önemli bir atmosferi vardır.Ma rzadką atmosferę złożoną głównie z dwutlenku węgla.
Bunun anlamı yapısında bulunan karbon atomları dört faklı atom ya da molekülle bağ yapmıştır.Dzieje się tak, gdyż atomy bromu ustawiają się w przestrzeni możliwie najdalej od siebie i grupy karbonylowej.
Karbürizasyonun kelime anlamı demire karbon ilavesi prosesidir.Postanowiono więc, że wehikułem czasu zostanie DeLorean.
Karbon dioksitli ve azotlu ortamda aşınma hızı havaya göre oldukça düşmektedir.Zawartość wody i siarki w atmosferze okazała się niespodziewanie bardzo niska.
Çelik alaşımındaki karbon miktarları çeliğin sınıflandırılmasında etkin rol oynar.Zawartość węgla w stali jest głównym czynnikiem wpływającym na twardość stali po hartowaniu.
Karbon ile oksijenin oluşturduğu iki basit bileşik vardır: Karbon dioksit (CO2) ve karbon monoksit (CO).Najprostsze i spotykane powszechnie tlenki węgla to tlenek węgla (CO) i dwutlenek węgla (CO2).
Aracın şasisi kevlar-takviyeli karbon fiberden üretilmiştir.Karoseria supersamochodu została wykonana z włókna węglowego.
Karbon devrinde korular gerçek ormanlar haline geldi.Dawne tereny pól uprawnych zamieniały się w lasy.
5- Aynı karbon üzerinde iki tane sübstitüent varsa bunların numarası iki defa kullanılır.Jeżeli do danego atomu węgla są przyłączone dwa podstawniki lub więcej, przypisuje się im tę samą cyfrę.
Sodyum Karbonat oranı fazla olursa çamaşırları ve tülleri yıpratır.Bardziej niż pieniądze liczą się bandaże i bielizna.
Soda, sodalı su ya da karbonatlı su; içinde çözülmüş halde karbondioksit gazı bulunan su.Woda gazowana, woda sodowa – woda pitna sztucznie nasycona dwutlenkiem węgla.
Ana madde: Brayton çevrimi Bir Brayton çevriminin çalışma gazı, helyum, azot veya karbon dioksit olabilir.Obieg Braytona-Joule’a wykorzystuje gazowy czynnik roboczy, którym może być hel, azot lub dwutlenek węgla.
Bu tip yakıt hücrelerinin atıkları karbon dioksit ve sudur.Produktami reakcji oddychania komórkowego u tych organizmów są woda i dwutlenek węgla.
Aynı karbon sayılı ketona göre kaynama noktası daha yüksektir.Stosunek zmieszania tlenku węgla jest na tej wysokości podobny.
Bu radyoizotopların bazıları Trityum, Karbon-14, Fosfor-32’dir.Några av de radioaktiva isotoperna är tritium, kol-14 och fosfor-32.
Hidrojen ve karbon da, petrol kolası formunda ürün olarak kullanılabilir.Väte och kol i form av petroleumkoks kan också frambringas som petroleumprodukter.
Sıcaklık ve basınç karbon çekirdek kaynaşmasına yetene kadar çekirdek küçülür.Kärnan dras samman till dess att temperaturen och trycket är tillräckligt stort för att fusionera kol.
Karbon dioksitli ve azotlu ortamda aşınma hızı havaya göre oldukça düşmektedir.Koldioxidhalten och växthuseffekten ökade snabbt.
Bütanol 4 karbonlu bir alkoldür.1,4-Butandiol är en tvåvärd alkohol av butan.
Karbon monoksit zehirlenmeleriLuftföroreningar Rök Kolmonoxidförgiftning
Çoğunlukla karbon dioksitten oluşan önemli bir atmosferi vardır.Den har en tunn atmosfär till största delen bestående av koldioxid.
Genellikle yüksek miktarlarda eklenen sodyum karbonatın da çözünme oranı 1:1.5 olmaktadır.Normalt kan man anta att notvärdet skall multipliceras med en faktor på 1.5.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.Kina är världens största producent av kol.
Karbon atomları tetravalanttır ve diğer atomlar ile dört tane kovalent bağ oluşturur.Både kisel och kol binder till fyra andra atomer.
Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Det finns stora kolreserver.
Bazık kurşun karbonatın formülü 2 PbCO3.Ett tidigare skrivsätt var 2PbCO3 .
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.Kokvattnet är giftigt och måste hällas bort.
Karbondioksit ile oksijen'in bitkiye girişini sağlarken, su buharının da dışarı atılmasını sağlar.När klyvöppningar öppnas för att släppa in koldioxid släpper de samtidigt ut vattenånga.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Numer används även det miljövänligare alternativet koldioxid (CO2).
Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %30'luk bir azalma beklenmektedir.Detta förbättrar bränsleekonomin betydligt och verkningsgraden blir nu upp till 90 procent.

İlgili Sayfalar