Sonra onlar tekneleri karaya çektiler ve her şeyi bırakıp İsanın ardından gittiler.他 們 把 兩 隻 船 攏 了 岸 、 就 撇 下 所 有 的 跟 從 了 耶 穌
Sonra onlar tekneleri karaya çektiler ve her şeyi bırakıp İsanın ardından gittiler.他 們把兩隻 船攏 了 岸 、 就 撇下 所有 的 跟從 了 耶穌
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "A te, gdy albo wyrzucony na brzeg lub złowionych w pobliżu wybrzeża, są własnością króla. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "A tieto, keď jeden hodený na brehu alebo chytili v blízkosti pobrežia, sú majetkom kráľ. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "A tyto, když jeden hozený na břehu nebo chytili v blízkosti pobřeží, jsou majetkem král. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Dan ini, ketika baik dilemparkan ke darat atau tertangkap di dekat pantai, adalah milik raja. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "E estes, quando um jogado em terra ou capturados perto da costa, são de propriedade de o rei. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "En deze, toen zowel aan de wal gegooid of gevangen nabij de kust, zijn eigendom van de koning. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "E questi, quando sia gettata a terra o catturati vicino alla costa, sono di proprietà di il re. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "És ezek, amikor vagy eldobott partra vagy fogott a part közelében, a tulajdonosok a király. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Et ceux-ci, lorsque soit jetée à terre ou capturé près de la côte, sont la propriété de le roi. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "In ti, ko vrže bodisi na kopnem ali ujeta v bližini obale, so last kralj. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Ja nämä, kun joko heittää maihin tai pyydystetään lähellä rannikkoa, ovat omistajiensa omaisuutta kuningas. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "그리고 이들은 어느 해변으로 던지거나 해안 근처에 잡았을 때,의 재산입니다 왕. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Och dessa, när antingen kastas iland eller fångas nära kusten, tillhör kungen. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Og disse, når enten kastet i land eller fanget nær kysten, tilhører Kongen. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Şi aceste, atunci când fie aruncat pe ţărm sau capturate în apropierea coastei, sunt proprietatea regele. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Và những khi bị ném lên bờ hoặc đánh bắt gần bờ biển, là tài sản của nhà vua. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Y estos, cuando sea lanzado en tierra o capturado cerca de la costa, son propiedad de el rey. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "Και αυτά, όταν είτε ρίχνονται στην ξηρά ή αλιεύονται κοντά στην ακτή, είναι ιδιοκτησία της ο βασιλιάς. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "И тези, когато или изхвърлен на брега или уловени в близост до брега, са собственост на на царя. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "И это, когда либо выброшен на берег или пойман недалеко от побережья, являются собственностью царя ".
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "І це, коли або викинутий на берег або спійманий недалеко від узбережжя, є власністю царя ".
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "ואלה, כאשר נזרק או לחוף או נתפס ליד החוף, הם רכוש של המלך. "
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "وهذه ، عندما ألقيت إما على الشاطئ أو وقعوا بالقرب من الساحل ، هي ملك الملك ".
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "王。" - ザブラックストーン。
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Dat wordt dan weer onmiddellijk doorgegeven naar het land.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Ed i risultati vengono trasmessi a terra immediatamente.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Et c'est immédiatement transmis à terre.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Iar acesta este transmis imediat pe uscat.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Jest to wysyłane od razu z powrotem na ląd.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.그리고 즉각적으로 육지로 그 정보가 전송될 것입니다.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Und das wird sofort zurück an Land übertragen.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Y la información se transmite inmediatamente a tierra.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Και αυτό μεταδίδεται πίσω στη στεριά αμέσως.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.И всё это моментально пересылается на сушу.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.Това незабавно се предава на сушата.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.וכל זה מועבר מייד בחזרה ליבשה.
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.وهذا ينقل للأرض مباشرة
Ve sonuçlar hemen karaya iletiliyor.広大な海について
Walpole adacık coşkulu hayal olurdu merak ediyorum çoğu umutsuzca karaya kırıntı terk suların yüzünde.나는 그의 풍부한 상상력이 Walpole 섬 만든이 어땠을까 궁금 - 대부분의 가망 바닷물의 얼굴에 마른 땅을 근소을 버렸다고.
Walpole adacık coşkulu hayal olurdu merak ediyorum çoğu umutsuzca karaya kırıntı terk suların yüzünde.אני תוהה מה הדמיון השופע שלו היה עשוי וולפול איון - כי רוב זנח תקנה פירור של היבשה על פני המים.
Walpole adacık coşkulu hayal olurdu merak ediyorum çoğu umutsuzca karaya kırıntı terk suların yüzünde.絶望的な水の表面に乾燥した土地のパン粉を見捨てて。 私は後、チェスターことを伝える必要があるためにそれは、私が今まで聞いたことがあるという可能性は低い
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Být snězen kanibaly, rozdrcen bouřkami, vyhladovět k smrti dřív, než dorazí k pevnině.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Da jih pojedo ljudožerci, da jih bijejo nevihte, da umrejo od lakote preden dosežejo kopno.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Essere mangiati da cannibali, squassati da tempeste, morire di fame prima di raggiungere la terraferma.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Être mangés par des cannibales, être battus par les tempêtes, mourir de faim avant d'atteindre la terre.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Kannibálok vacsorájának lenni, a viharok csapásait állni, halálra éhezni, mielőtt elérnék a szárazföldet.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.식인종에게 잡아 먹히는 것, 폭풍에 난파당하는 것, 그리고 육지에 도달하기 전에 굶어 죽는 것.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Làm mồi cho những kẻ ăn thịt, bị tấn công bởi những cơn bão, hay đói đến chết trước khi đến đất liền.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Opgegeten worden door kannibalen, gegeseld worden door stormen, van honger omkomen alvorens land te bereiken.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Să fie mâncați de canibali, loviți de furtuni, să moară de foame înainte de a găsi pământ.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Ser comidos por caníbales, golpeados por tormentas o morir de hambre antes de tocar tierra.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Serem comidos por canibais, serem maltratados por tempestades, morrerem à fome antes de chegarem a terra.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Von Kannibalen gegessen, von Stürmen gebeutelt, verhungert, bevor sie Land erreichen würden.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Zjedzenie przez kanibali, zatopienie przez sztormy czy zagłodzenie w podróży?
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Бути з'їденими канібалами, загинути через шторм чи померти голодною смертю.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.להיאכל ע"י קניבלים, להיפגע מסערות, לגווע למוות לפני שיגיעו ליבשה.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.ليؤكلوا بواسطة أكلي لحوم البشر, وليضربوا بالعواصف و ليجُعوا حتى الموت قبل الوصول إلى البر
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.陸に着く前に 飢え死にするか・・・ そんな恐怖が 想像力を支配し