Okyanustan karaya uzanan adım kolay değildi, ama atıldı.ユーロパの海に生命が誕生しているなら
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.Dit creëert veiligheid.
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.Esto crea seguridad.
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.이 클리닉을 실시하고 있습니다. 그리고 그것은 안보를 만들어냅니다.
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.И он обеспечивает безопасность.
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.Це створює безпеку.
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.בהן בייסבול הוא כל כך פופולרי, וזה יוצר ביטחון.
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.وبما أن لعبة البيسبول لها شعبية، وتساعد فى تعزيز الأمن،
Orta Amerika ve Karayip ülkelerinde kamplara katılıyorlar ve bu güvenlik yaratıyor.野球の人気が高い地域で 安全保障を生み出しています この野球教室を通して
O zaman bu demek oluyor ki tam karaya vardığımızda aşağı doğru 26.03m/s olacağız.Takže to znamená, že se pohybujeme rychlostí 26,03 m/s směrem dolů, a to právě v momentě dopadu.
O zaman bu demek oluyor ki tam karaya vardığımızda aşağı doğru 26.03m/s olacağız.כלומר הכוונה היא כי אנו יורדים במהירות של 26.03 מטר לשניה , בדיוק כאשר אנו נוחתים
O zaman bu demek oluyor ki tam karaya vardığımızda aşağı doğru 26.03m/s olacağız.اذا سوف نقول بأن لدينا 26.03 م/ث للاسفل , لليميل عندما هبطنا
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.( 2 : 11 ) Ðức_Giê - hô-va bèn phán cùng con cá , và nó mửa Giô-na ra trên đất khô .
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.(2:11) Ðức Giê-hô-va bèn phán cùng con cá, và nó mửa Giô-na ra trên đất khô.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.(2:11) L`Éternel parla au poisson, et le poisson vomit Jonas sur la terre.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.(2:11) И сказал Господь киту, и он изверг Иону на сушу.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Ale ja ti budem obetovať hlasom vďaky: to, čo som sľúbil, splním. Spasenie je Hospodinovo.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.De én hálaadó szóval áldozom néked; megadom, a mit fogadtam. Az Úré a szabadítás.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Domnul a vorbit peştelui, şi peştele a vărsat pe Iona pe pămînt.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Entonces Jehovah habló al pez, y éste vomitó a Jonás en tierra
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Falou, pois, o Senhor ao peixe, e o peixe vomitou a Jonas na terra.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.In GOSPOD je velel ribi, in izbljuvala je Jona na kopno.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Kemudian, atas perintah TUHAN, ikan itu memuntahkan Yunus ke daratan
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.여호와께서 물고기에게 명하시매 요나를 육지에 토하니라
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.men jeg vil bringe dig Ofre med Lovsangs Toner og indfri de Løfter, jeg gav. Hos HERREN er Frelse.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Men jeg vil ofre til dig med takksigelses røst; det jeg har lovt, vil jeg holde; frelsen hører Herren til.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Toen gaf de HERE de vis bevel Jona op het strand uit te spugen en het dier deed dat.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Und der HERR sprach zum Fisch, und der spie Jona aus ans Land.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.Και προσεταξεν ο Κυριος το κητος και εξημεσε τον Ιωναν επι την ξηραν.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.И Господ заповяда на рибата; и тя избълва Йона на сушата.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.ויאמר יהוה לדג ויקא את יונה אל היבשה׃
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.وأمر الرب الحوت فقذف يونان الى البر
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.耶 和 華 吩 咐 魚 、 魚 就 把 約 拿 吐 在 旱 地 上
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.耶和華 吩咐魚 、 魚就 把 約拿吐 在 旱地 上
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.Al amanecer, los hombres y mujeres convictos fueron ordenados a desembarcar.
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.Alle prime luci, a detenuti e donne viene dato l'ordine di sbarcare.
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.Aux premières lueurs de l'aube, les forçats reçurent l'ordre de débarquer.
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.O świcie skazańcy mają nakaz opuścić statek.
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.При первых лучах солнца был отдан приказ, что осужденные мужчины и женщины должны сойти на берег.
Sharon Lazarus: Son iki yıldır Karayipler Kalp Enstitüsü'nde ekokardiyograf olarak çalışıyorum.2 年間働いています 研修はここで受けました
Sharon Lazarus: Son iki yıldır Karayipler Kalp Enstitüsü'nde ekokardiyograf olarak çalışıyorum.샤론 라자러스: 저는 캐러비안 심장연구소의 심장 검진의 입니다.
Sharon Lazarus: Son iki yıldır Karayipler Kalp Enstitüsü'nde ekokardiyograf olarak çalışıyorum.שרון לזרוס: אני טכנאית אקוקרדיוגרפיה במכון הלב של הקריביים,
Sharon Lazarus: Son iki yıldır Karayipler Kalp Enstitüsü'nde ekokardiyograf olarak çalışıyorum.شارون لازاروس : أنا إيكوغرافية في معهد القلب من منطقة البحر الكاريبي
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Acum, să ne uităm la o altă regiune, Caraibe.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Adesso diamo uno sguardo ai Caraibi.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Ahora observemos otra región, el Caribe.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Betrachten wir eine andere Region, die Karibik.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Examinons maintenant une autre région: les Caraïbes
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere. Haiti'ye zum edelim. Sınırı işte burada.Spójrzmy teraz na inny region, Karaiby, zbliżenie na Haiti, ten kształt tu.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Kini lihatlah daerah lain, wilayah Karibia.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.다른 지역을 볼까요. 카리브 해입니다.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Lad os nu kigge på en anden region, Caribien.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Laten we nu naar een ander gebied kijken: het Caribisch gebied.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Låt oss se på en annan region: Karibien.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Podívejme se nyní na jiný region, Karibik.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Τώρα ας κοιτάξουμε μια άλλη περιοχή, την Καραϊβική.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.А сега да разгледаме един друг регион - Карибите.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Тепер подивімося на інший регіон - Карибські острови.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.Теперь давайте взглянем на другую территорию, Карибы.
Şimdi, başka bir bölgeye bakalım, Karayiplere.הבה נתבונן על איזור אחר, הקאריביים.