Ana içeriğe geç
Sözlük

karartı ile cümle

karartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Manala karanlık, iç karartıcı bir yerdir.Jehal var ett bergigt, ofruktbart land.
Klip esnasında Blunt, karartılmış bir odada tek başına oturarak geçmiş ilişkisini düşünmektedir.În videoclip Blunt stă singur într-o cameră destul de întunecată în timp ce reflectă pe o relație din trecut.
Kel bir liseliden daha iç karartıcı bir şey yoktur."Ei ole mitään niin masentavaa, kuin lukiolainen paljaassa osassa".
Karartan, karartıcı demektir.Nó đồng nghĩa với từ tiêu điểm.
Kel bir liseliden daha iç karartıcı bir şey yoktur."きょうりゅうのたまご』のエキストラとして以外出番が無い。
Kel bir liseliden daha iç karartıcı bir şey yoktur."短大畢業,除了靈感特別強以外,幾乎沒有什麼一技之長。
Grup albümü Bath, İngiltere'de karartılmış bir stüdyoda kaydetti.Групата записва албума в затъмнено студио в Бат, Англия.
Karartan, karartıcı demektir.Z odločitvijo, razumljivo, zavlačuje.
Parçalarda iç karartıcı, hüzünlü, rahatsız edici bir atmosfer oluşturmak amaçlanır.Selles segmendis on atmosfääris tunda ebamugavust ning ärritust.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.60대와 70대인 우리들에게는 비교할 만한 우울한 이야기들이 있죠.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Cu toții avem povești deprimante comparabile din anii '60 și '70.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.En wij zestigers en zeventigers hebben allemaal vergelijkbare deprimerende verhalen.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Kaikilla meillä 60-70-vuotiailla on vastaavia masentavia tarinoita.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Kita semua di usia 60 dan 70an memiliki kisah muram yang sama.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Nous avons tous dans nos années 60 ou 70 des histoires déprimantes comparables.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Tất cả chúng tôi trong những năm 60 và 70 có những câu chuyện đầy chán nản
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Todos nosotros en los años 60 y 70 tenemos historias tristes comparables.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Tutti noi 60enni e 70enni abbiamo storie come questa.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Większość moich równolatków zna podobne przygnębiające historie.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Wir Leute in den Sechzigern und Siebzigern haben alle ähnlich deprimierende Geschichten.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Все мы в 60х и 70х имели в запасе подобные.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Всички ние, 60- и 70-годишните имаме сравнимо потискащи истории.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.לכל אחד מאיתנו, בשנות ה-60 וה-70, יש סיפורים מדכאים שאפשר להשוות ביניהם.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.جميعنا في الستينات والسبعينات لدينا قصص كئيبة متشابهه
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.同じような気の重い話を持っています そのような話が
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.Des problèmes de frontières non résolus, des querelles sur les revenus du pétrole,
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.아프리카에서 가장 큰 국가인 수단의 현재 상태를 아주 우울한 모습으로 만들어냅니다.
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.מציירים כולם תמונה מדכאת מאד של מצב העניינים בארץ הגדולה ביותר באפריקה.
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.أكمل المنظور المأساوي العام لكل شئون الدولة في أكبر دولة في افريقيا
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.意気消沈するような問題が 勢ぞろいしています 最後の例はコソボです
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Jokainen kasvoihini osuva pisara masentaa.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Ma ora come ora, ogni goccia sul mio viso mi rattrista.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Mas cada gota que me bate na cara deprime-me.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Men hver dråbe i mit ansigt er så deprimerende.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Men varje droppe som träffar mitt ansikte är deprimerande.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Pero ahora mismo, cada gota me entristece más.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Αλλά τώρα κάθε σταγόνα μού προκαλεί κατάθλιψη.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Но каждая капля, падающая мне на лицо, приводит меня в уныние.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.너비가 1.6 km, 길이가 640 km에 이르는 새떼는 태양을 가리곤 했습니다.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Bandos com 1,5 km de largura e 650 km de comprimento costumavam tapar o sol.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Đàn của chúng từng rộng tới 1,6 km và dài 644 km và che rợp bầu trời.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Des nuées qui faisaient 2 km de large et 600 km de long obscurcissaient le ciel.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Kawanan burung yang bisa mencapai lebar satu mil dan panjang 400 mil saat terbang sehingga menutupi matahari.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Las bandadas, que medían 2 km de ancho y 600 km de largo, solían oscurecer el sol.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Schwärme mit einer Breite von 1,5 km und einer Länge von 600 km verdunkelten die Sonne.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Seregeik, melyek 1,6 km szélesek és 650 km hosszúak voltak, régen beárnyékolták a Napot.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Stada szerokie na 1,5, a długie na ponad 600 km kiedyś przysłaniały słońce.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Stoluri care se întindeau pe 1,5 km în lățime și 600 km în lungime păreau să acopere totul în jur.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Stormi larghi 1 km e mezzo e lunghi 650, che oscuravano il cielo.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.Σμήνη με ενάμιση χιλιόμετρα πλάτος και 640 χιλιόμετρα μήκος παλιά έκρυβαν τον ήλιο.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.להקות ברוחב 1.6 ק"מ ובאורך של כ-600 ק"מ היו מסתירות את השמש.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.اسراب بلغ عرضها 1,5 كلموطولها 600 كلم كانت تغطي الشمس.
Bir mil genişliğinde ve 400 mil uzunluğundaki sürüleri tepemizdeki güneşi karartırdı.太陽を遮ったものです アルド・レオポルドは生物的嵐
Bu oldukça iç karartıcıydı.C'était assez déprimant.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Das war ganz schön deprimierend.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Det var ret deprimerende.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Era bastante deprimente.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Era deprimant.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Era realmente deprimente.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Fu molto deprimente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod