Bu oldukça iç karartıcıydı.(Gelach) Het was behoorlijk deprimerend.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Itu cukup membuat depresi.
Bu oldukça iç karartıcıydı.꽤 우울하더군요.
Bu oldukça iç karartıcıydı.To było naprawdę przygnębiające.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Việc đó thật đáng buồn.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Πολύ θλιβερό.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Беше доста депресиращо.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Всё это было довольно удручающе.
Bu oldukça iç karartıcıydı.Досить сумно.
Bu oldukça iç karartıcıydı.זה היה די מדכא.
Bu oldukça iç karartıcıydı.لقد كان محبطا.
Bu oldukça iç karartıcıydı.そんな辛い期間を乗り越えるときに 唯一の拠り所となったのは
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Et je vais clore sur une note beaucoup plus sombre.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.약간 슬픈 몇마디로 끝내려고 합니다.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Maar ik ga afsluiten met een zeer sombere noot.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Vado a chiudere con una nota molto grave.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Và tôi đến gần một ghi chú ảm đạm
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Voi încheia într-o notă mai sumbră.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Y voy a terminar con un tema muy sombrío.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Zakończę prezentację ponurą historią.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Και θα κλείσω με μια πολύ μελαγχολική επισήμανση.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.І я буду завершувати свій виступ на досить смутній ноті.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Ще приключа само с една мрачна бележка.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Я завершу свое выступление на достаточно грустной ноте.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.אני הולך לסיים בנימה עצובה.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.سوف أختم بنهاية حزينة.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.冒頭で特別な写真を2枚 お見せすると申し上げました
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Amikor először mentem Dongguanba, aggódtam, hogy nyomasztó lesz olyan sok időt tölteni munkásokkal.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Când am mers prima oară în Dongguan, credeam că ma va deprima să stau atât între muncitori.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Cuando fui por primera vez a Dongguan, me preocupaba que fuera deprimente pasar tanto tiempo con obreros.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.제가 처음 둥관에 갔을 때, 전 노동자들하고 많은 시간을 보내는 것이 제 자신을 우울하게 만들 것 같아 걱정했습니다.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Ko sem prvič šla v Dongguan, sem se bala, da me bo preživljanje časa z delavci začelo moriti.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Podczas pierwszej wizyty w Dongguan martwiłam się, że wpadnę w depresję przebywając z robotnicami.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Όταν πρωτοπήγα στη Ντονγκουάν, ανησυχούσα πως θα ήταν καταθλιπτικά να περάσω τόσο πολύ καιρό με εργάτες.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Коли я вперше приїхала в Донгуан, я думала, що не зможу витримати стільки часу з робітниками.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.כשבאתי לדונגואן לראשונה, הייתי מודאגת שיהיה מדכא לשהות זמן כה רב במחיצתם של פועלים.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.عندما ذهبت لأول مرة إلى دونغقوان،أنا قلقت من احتمال الاكتئاب جراء قضاء الكثير من الوقت مع العمال.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.気が滅入ってしまわないかと心配でした 彼女らの状況は変わらないかもしれないし
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.In een deprimerende wereld, waarin we de taart niet groter kunnen maken, is dit waar.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.음, 만약 그것이 파이가 더 크게 만들어 질 수 없는
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Asta e adevărat într-o lume deprimantă unde plăcinta nu poate fi făcută mai mare.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Beh, questo è vero se si tratta di un mondo deprimente in cui questa torta non può essere più grande.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Điều này có lẽ sẽ đúng nếu đây là một thể giới mỏi mệt nơi mà một miếng bánh không thể làm cho to hơn.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Eh bien, c'est vrai dans un monde en récession dans lequel ce gâteau ne peut s'agrandir.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Eso es cierto si fuera un mundo deprimido en el que este gráfico de pastel no pudiese ser más grande.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Inu, to je pravda v depresivním světě, ve kterém koláč nemůže být udělán větší.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Isso pode ser verdade num mundo depressivo em que este gráfico não possa ser aumentado.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Nos ez igaz, ha ez egy pangó világ, amelyben ez a torta nem lehet nagyobb.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.To jest prawda, ale jedynie w przygnębiającym świecie, gdzie ciasta nie da się powiększyć.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.И это верно, если бы мы жили в унылом мире, где этот круг нельзя увеличить.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Това е вярно, ако света е в депресия и тортата не може да стане по-голяма.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.זה נכון אם מדובר בעולם דכאני
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.حسناً. هذا صحيح اذا كان هذا عالم محبط
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.暗い世界なら それは真実でしょう
İçimi karartıyorsun.Deprimuješ mě.
İçimi karartıyorsun.Gehen Sie doch.
İçimi karartıyorsun.Jaaj..ez hülye duma.
İçimi karartıyorsun.Je maakt me depressief.
İçimi karartıyorsun.Mă deprimi.
İçimi karartıyorsun. Öyleyse çek git!- Me deprime. - ¡Váyase, yo no le he pedido nada!