Adam korkulu, endişeli, kararsız bir halde bekliyor.Vodja je negotov, zadržan in neobvezujoč.
Çoğu olumsuz eleştiri ise oyunun yavaş akışı ve kararsız zorluğu ile ilgiliydi.Žaidimo siužetas dažnai sulaukė kritikos dėl per didelio sudėtingumo ir žanrui netinkamo niūrumo.
Bu kararlı formların yanında, kırkın üzerinde kararsız izotop da incelenmiştir.Lisaks neile stabiilsetele vormidele on uuritud veel enam kui 40 ebastabiilset isotoopi.
Sesi ayrıca tuhaf, ince ve kararsızdı.Tema häält on kirjeldatud kui kummaline, pehme ja hõõguv.
III. Osman tecrübesiz ve kararsız bir hükümdardı.James III oli ebapopulaarne ja saamatu monarh.
Fakat bununla birlikte binlerce izotopun kararsız olduğu karakterize edilmiştir.Siiski on tuhandeid isotoope, mida on iseloomustatud kui mittestabiilseid.
Oknos, kararsız bir kişi imiş.Tunnimees on puutumatu isik.
AB32 için lobi oluşturdu ve yedi kararsız senatörle görüştü.7명의 법률 제정자들을 만났습니다. 그리고 AB32의 통과 요구를 했죠.
AB32 için lobi oluşturdu ve yedi kararsız senatörle görüştü.les sept législateurs indécis et nous avons fait campagne pour la loi AB32.
AB32 için lobi oluşturdu ve yedi kararsız senatörle görüştü.לפגוש 7 מחוקקים שטרם החליטו, וקידמנו את חוק 32 לגזי-החממה.
AB32 için lobi oluşturdu ve yedi kararsız senatörle görüştü.الـ 7 مسؤولون عن التشريعات ، وضغطنا عليهم من اجل اي بي 32.
AB32 için lobi oluşturdu ve yedi kararsız senatörle görüştü.なんと7人中6人がその法案に賛成の票を投じたんですよ
Ama buradaki sorun, bu durumun kararsız bir durum olmasıdır.Het probleem met deze is de onzekere toestand.
Ama buradaki sorun, bu durumun kararsız bir durum olmasıdır.Il problema è che questa situazione è instabile.
Ama buradaki sorun, bu durumun kararsız bir durum olmasıdır.O problema com este é que é um estado instável.
Ama buradaki sorun, bu durumun kararsız bir durum olmasıdır.Problém s tímto je nevyrovnaný stav.
Ama buradaki sorun, bu durumun kararsız bir durum olmasıdır.Problem w tym, że jest to stan niestabilny.
Ama buradaki sorun, bu durumun kararsız bir durum olmasıdır.المشكلة في هذه انها حالة غير مستقرة.
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıAber ich stand unschlüssig; wenn man eine Uhr in die Ecke, rief er:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıAle stałem niezdecydowany, patrząc na zegar w rogu, wykrzyknął:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıAmpak sem stal Omahljiv, če gledamo na uro v kotu, je vzkliknil:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıDar am stat indecis; atunci cand cauta la un ceas in coltul, el a exclamat: "Eu vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıDe én álltam tétovázó, ha ránézünk egy órát a sarokban, s felkiáltott:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdı하지만 irresolute 서, 구석에있는 시계를 볼 때, 그는 내가 vum "외쳤다
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMaar ik stond besluiteloos; bij het kijken naar een klok in de hoek, riep hij uit:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMais je me suis irrésolu; quand on regarde une horloge dans le coin, il s'écria:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMa mi resta titubante, quando si guarda un orologio in un angolo, esclamò:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMas eu estava indeciso, quando se olha para um relógio, no canto, ele exclamou:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMen jag stod kvar, när man tittar på en klocka i hörnet, utropade han:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMen jeg stod ubeslutsom, når man ser på et ur i hjørnet, udbrød han:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMutta minä seisoin neuvoton, kun tarkastellaan kello nurkassa, hän huudahti "Minä vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıNhưng tôi đứng irresolute, khi nhìn vào một chiếc đồng hồ trong góc, ông kêu lên "I vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıPero me quedé indeciso, al mirar un reloj en la esquina, exclamó:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıTapi aku berdiri ragu-ragu; ketika melihat jam di sudut, ia berseru "Aku vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıΑλλά στάθηκα αναποφάσιστος?
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıАле я стояв нерішучий, при погляді на годинник у кутку, він вигукнув: "Я ВУМ
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıНо аз стоях нерешителен, когато търсят по часовник в ъгъла, той възкликва: "I vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıНо я стоял нерешительный, при взгляде на часы в углу, он воскликнул:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıאבל אני עמדתי הססני; כאשר מסתכלים שעון בפינה, הוא קרא "אני vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıولكن وقفت متردد ، وعندما تبحث في الساعة في الزاوية ، وقال انه مصيح "أنا vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıそれは日曜日だ - あなたはそのharpooneerまで夜を見ることは、彼がどこかにアンカーに来ている -
Arabayı almak konusunda kararsız kaldığı durum.To je bod, ve kterém jsem nerozhodný, jestli chci koupit i to druhé auto.
Araştırıp araştırmama konusunda kararsız mısınız?Könnt Ihr euch nicht entscheiden, ob ihr sie erforschen sollt?
Araştırıp araştırmama konusunda kararsız mısınız?Nemůžete se rozhodnout, jestli se pustit do jejich výzkumu nebo ne?
Araştırıp araştırmama konusunda kararsız mısınız?Nie możecie się zdecydować, czy przeprowadzić nad nimi badania, czy nie?
Araştırıp araştırmama konusunda kararsız mısınız?Vous n'êtes pas encore décidé à les rechercher ?
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.A párt alábbi, miután Marks volt rúgva, állt, egy pillanatra, hanem bizonytalan.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Bên dưới đây, sau khi nhãn hiệu đã bị sa thải, đứng một lúc, thay vì chưa quyết định.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.De partij hieronder, nadat Marks had ontslagen, stond voor een moment, in plaats onbeslist.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Die Partei unten nach Marks abgefeuert hatte, stand für einen Moment, eher unentschlossen.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.El partido siguiente, después de los signos habían disparado, de pie, por un momento, en lugar de indecisos.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Il partito di seguito, dopo che Marks aveva sparato, in piedi, per un momento, piuttosto indecisi.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.아래 당사자는, 마크 해고했다 후, 오히려 미정, 잠시 동안 서 있었다.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.La partie ci-dessous, après les marques avait tiré, se tenait, pour un moment, plutôt indécis.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Partai bawah ini, setelah Marks telah menembakkan, berdiri, untuk sesaat, agak ragu-ragu.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Partia poniżej, po znaki wystrzelił, stał się na chwilę, a niezdecydowanych.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Partid de mai jos, după mărci, au tras, stat, pentru un moment, destul de nehotărât.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Partiet nedan, efter Marks hade skjutit, stod för ett ögonblick, snarare osäkra.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Partiet nedenfor, efter at Marks havde fyret, stod et øjeblik, snarere uafgjort.
Aşağıdaki parti, Marks ateş ettikten sonra, oldukça kararsız, bir an için durdu.Puolue alla, kun Marks oli ampunut, seisoi hetken aikaa, melko auki.