Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Your decisions today are going to determine its well-being.
Hayatımla ilgili bütün kararlarımı evliliğin en önemli şey olduğunu düşünerek almam bekleniyor.I'm expected to make my life choices always keeping in mind that marriage is the most important.
Yani herşey birbirine bağlanıyor ve büyük kararlar veriliyor.Like, once everything got attached and a lot of the big main decisions are made,
-Hayır komutanım. Bu büyük bir sorumluluk. Adamların doğru kararları vermeni bekleyecek.John, it's okay.
Kararların sadece yüzde 12'si bir saat içinde veya daha fazla süre içinde alındı.Only about 12 percent of the decisions did they make an hour or more of their time.
Bu kararların her birinde size sunulan seçenek sayısı farklı.Now these decisions vary in the number of choices that they offer per decision.
Şimdi şunu yapacağım, bu kararların alınma sırasını değiştireceğim.So now what I'm going to do is I'm going to vary the order in which these decisions appear.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.I thought, maybe there's some earthly basis for moral decisions.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.However, it died in the lab as they were determining its age.
Bunlar önemli kararlar.These are important decisions.
Ve daha iyi kararlar verebiliyorlar.And they just make better decisions.
Hatırlarsanız z'nin 180 eksi x olduğunu kararlaştırmıştık. z = 180 - xBut we just figured out that z is 180 minus x. Right?
Herkes, benim aldığım bazı kararları desteklemeyebilir.-- not everybody agrees with some of the decisions I\'92ve made.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Please allow me to make my own decisions regarding my life.
Babanın, eğer kararları kendi vermezse ne kadar huzursuz olacağını biliyorsun.You know how your father can't be at ease if he doesn't make the decision on his own.
Kararlarına hep saygı duydum.I have always respected your decisions.
İstatistikte insanların uğraştığı en standart problemlerden biri satın alma kararlarıdır.One of the standard problems that people study in statistics has to do with purchasing decisions.
Bu yüzden dünyadan 100... ...sanatçı kararlaştırıp buldum.So what I did was I invented a hundred artists from around the world.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.People wanted to know what their government was getting in terms of revenue.
Bir orta yaşlı erkeğin verebileceği tüm yanlış kararları verdimI mean, I made every wrong choice a middle-aged man could make.
Bu sayılara ne diyeceğimizi kararlaştırdıysak, haydi birkaç örnek çözelim.So let's just go through all of these, actually, just to see all of the examples.
2000 yılında yüksek mahkeme tarafından alınan kararla başkanlık seçimine gittik.We had a 2000 presidential election decided by the Supreme Court.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Don't make decisions too far in advance, particularly ones you're not even conscious you're making.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.I made a lot of mistakes and dumb decisions, of course.
Pişmanlıklarımızın yüzde 33'ü eğitim hakkında aldığımız kararlardan kaynaklanıyor.33 percent of all of our regrets pertain to decisions we made about education.
Bazı kararları verdiğimde nasıl yapacağıma dair birçok karar vermeliyim, ama --I have to figure out so many outs, when I miss some cards, but
Bu kararlar hangi masrafları beraberinde getiriyor?What costs are associated with these decisions?
Yoksullar ayrıca zekice kararlar almak istiyorlar onlara bu fırsatı verirseniz.The poor also are willing to make, and do make, smart decisions, if you give them that opportunity.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.So, that's one general conclusion about why societies make bad decisions: conflicts of interest.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.They want a say in decisions that are made in their name and with their money.
Diyelim ki, herkes bu firmanın çok değerli olduğunu kararlaştırıyor. -Let's say that everyone agrees that this brand is worth a lot.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.These decisions are clearly a reflection of the Actor's policy.
Ben senin verdiğin tüm kararların sonucuyum.Because i'm the result of every decision you make
Yani mantıklı kararları almak için teknik yeterliliğe ihtiyaç vardır.So you really need technical competence in order to arrive at decisions that make sense.
Bu tarz kararları; oylama ve fikir birliğiyle, insanlara ne istediklerini sorarak alamazsınız.You cannot arrive at decisions that make sense by consensus. By asking people what they want.
Bu yüzden anlamalısınız ki; bu tarz kararlar insanların çoğunluğu tarafından verilemezTherefore you understand that the decisions are not made by the majority of people.
Ve bu kararlar kapalı kapılar ardında gerçekleşiyor.And these votes take place behind closed doors.
Bu Aralık ayında toplanacak ITU'da ne türde kararlar önerilecek?What kinds of decisions will be considered at the ITU meeting this December?
Ve bu kararlar Afrika'yı etkiliyor.And these decisions affect Africa.
Nerede okuyayım, hangi alanda ana dal yapayım gibi kararlar ?A decision like where do I go to school? What should I major in?
Bu kararlar, bir çok farklı bilgilerin doğru bir şekilde yargılanmasıyla alınır.These are the decisions that require correct judgments about many different kinds of facts.
Bu ise içgüdüsel kararlarının geldiği yer.This is where gut decisions come from.
Verdiğin kararlar doğru seçimler yansıtıyor.Make sure your decisions reflect the correct choices.
Ürün veya hizmet yarattığınızda bu kararlarınızı da etkiler.It also informs the decisions you make when you make products or services.
Politikacılar beni gözeten kararlar alıyorlar mı? sorularını sormak durumunda kalmayalım.Are my children growing up right? Are politicians making good decisions on my behalf?
Yani aslında, kararların esas güç olduğunu kendimize hatırlatacağız. Ki gerçekten de öyleler.We've got to remind ourselves that decision is the ultimate power.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.We've said decisions shape destiny, which is my focus here.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.If decisions shape destiny, what determines it is three decisions.
Kendi hayatınızı bir düşünün. Kaderinizi şekillendiren kararları.So, think about your own life, the decisions that have shaped your destiny.
Dünyamızın tarihi bu kararlardan oluşuyor.The history of our world is these decisions.
Bizi şekillendiren bu. İnsanlara kararlar verdirten bu.It makes people make decisions.
Sen her zaman yenemezsin fakat yenilgilerin kararlarını degiştirmesin.You can't always win, but don't be afraid of making decisions.
Yaratıcı kararlar alıp onları çok çok daha rahat bir şekilde uygulamamı sağlıyor (kumanda).And so I make these creative decisions and can execute them in a much, much simpler way.
İstatistiğin temeli dünyanın veri ile dolu olduğudur, ve biz insanlar kararlar vermek zorundayız.The basics of statitics is that the world is full of data, and we the people have to make decisions.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Decisions that will be made this year will literally determine the fate of this country.
Seçmeni veya yönetim kurulu olmayan insanlar kendi kararlarını verebiliyor.People who don't have an electorate or share holders can make their own decisions.
- Kararları kim verecek?- Who makes the decisions?
Eğer verdiğim bütün kararlara inanırsam,If I believe in all the choices I make,
Eğer aldığım bütün kararlara inanırsamIf I believe in all the choices I make,
Ben ve tabii ki hepimiz, hayatımızdaki bu büyük kararlardan oldukça sorumluyuz.I, of course, and all of us, are very much in charge of these big decisions in our lives.