Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Bertindaklah sesuai keinginanmu. Jangan ambil keputusan demi Ha Ni!
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Doe iets wat je wilt doen. Beslis niet door mijn Ha Ni.
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Fa ce vrei sa faci. Nu lua decizia din cauza lui Ha Ni.
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Fais quelque chose que tu as envie de faire. Ne décide pas à cause de Ha Ni !
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Fà qualcosa che vuoi fare. Non decidere di farlo a causa della mia Ha Ni!
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Gör nåt som du vill. Bestäm inte på grund av Ha Ni !
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Gør noget du har lyst til. Vælg ikke på grund af min Ha Ni
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Hãy làm điều gì mà con muốn làm. Đừng quyết định chuyện gì chỉ vì Ha Ni!
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Mach was du machen willst. Mach keine Entscheidungen wegen meine Ha Ni.
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Rob niečo, čo ťa baví. Nerozhoduj sa len kvôli tradícii.
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Zrób coś co chcesz robić, nie decyduj ze względu na Ha Ni
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Μην αποφασίζεις εξαιτίας της Χα Νι μου!
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Занимайся тем, что нравится. Не решай из-за Ха Ни!
Hayatın için bir şeye karar verdiğinde, HaNi'ye göre verme bu kararları, kendin istediğin için ver!Прави каквото ти искаш да правиш. Не прави неща заради Ха Ни!
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Am făcut multe greşeli şi bineînţeles, decizii proaste.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Cometí muchos errores y tomé decisiones tontas, por supuesto.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Cometi muitos erros e tomei muitas decisões idiotas — estou sempre a fazer isso.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Ho fatto molti errori e preso decisioni stupide, naturalmente.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Ich habe natürlich viele Fehler gemacht und dumme Entscheidungen getroffen.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Ik heb veel fouten en domme beslissingen gemaakt, natuurlijk.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.J'ai fait beaucoup d'erreurs et pris des décisions stupides, bien sûr.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Jeg begik mange fejltagelser og dumme beslutninger, selvfølgelig.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.물론 저도 실수를 많이 했고 어리석은 결정도 많이 했었습니다
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Popełniałam wiele błędów i pewnie, że podejmowałam głupie decyzje.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Rengeteg hibát követtem el és idióta döntéseket hoztam persze.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Sudah pasti saya membuat banyak kesalahan dan keputusan konyol.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Tôi đã phạm khá nhiều lỗi lầm và có những quyết định ngu xuẩn, dĩ nhiên.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Udělala jsem spoustu chyb a hloupých rozhodnutí samozřejmě.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Έκανα πολλά λάθη και πήρα χαζές αποφάσεις, φυσικά.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Допускала съм много грешки, взмала съм глупави решения, разбира се.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Я мала багатсько помилок, й дурних рішень, звісно.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.Я сделала много ошибок и приняла много глупых решений, конечно же.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.עשיתי המון טעויות והחלטות מטופשות, כמובן.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.قمت بالكثير من الأخطاء وقرارات خاطئة، بالطبع.
Hayatta bir sürü hata yaptım ve tabi saçma kararlar aldım.バカな選択をすることも、もちろんあります 1日に何度もありますよ。
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir.Helsingin asioista päättää kaupunginvaltuusto.
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir.I Helsingfors beslutas ärenden av stadsfullmäktige.
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir. Kurul üyeleri farklı politik grupları temsil ederler.赫尔辛基市议会负责市政实务的决策。市议会成员来自不同政党。议会每四年通过地方政府选举产生。您可通过赫尔辛基频道或市政府网站关注市议会的会议并了解各项决策的更多信息。
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir.Le Conseil municipal décide des affaires de la ville d’Helsinki.
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir.Los asuntos de Helsinki los decide el consejo de gobierno municipal.
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir.Решения по вопросам, связанным с городом Хельсинки, принимает городской совет (kaupunginvaltuusto).
Helsinki hakkındaki kararları şehir kurulu verir.يُصدر القرار بشأن الأمور المتعلقة بهلسنكي المجلس البلدي.
Her biri, sayısız fırsatı, farklı imkanları, ve kararları içerir... ve sadece bir tanesi gerçekleşir.كل ثانية من تلك تحوي في طياتها العديد من الخيارات
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.[đám đông hò reo] Chúng tôi cũng là người!
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Swartz aveva davanti una scelta difficile che si faceva ancor più difficile:
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Swartz čelil těžké volbě, která se stávala ještě těžší:
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Swartz enfrentaba una decisión difícil que solo iba a complicarse más:
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Swartz fait face à un choix de plus en plus difficile.
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Swartz stod over for et svært valg som bare blev sværere:
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Ο Swartz αντιμετώπιζε μια δύσκολη επιλογή που γινόταν όλο και πιο σκληρή:
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Шварц беше изправен пред труден избор, който ставаше все по-труден.
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.Шварц столкнулись с жестким выбором, который был только становится все сложнее:
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý..واجه سوارتز اختيارا صعبا وازداد صعوبة
Her geçen zaman daha da güçleţen bir kararla karţý karţýyaydý.罪を認めて生きていくのか、
Herkes, benim aldığım bazı kararları desteklemeyebilir.--nicht jeder teilt einige der Entscheidungen I\'92ve gemacht. Aber wenn es um unsere national
Her şeyi onlar kontrol ediyorlar ve bütün önemli kararları onlar veriyorlar. Politikacıları unut.Yang mengendalikan semua, dan merekalah yang melakukan semua keputusan penting
Her şeyi onlar kontrol ediyorlar ve bütün önemli kararları onlar veriyorlar.政治家は、選択の自由を偽装するためのお飾りだ
Herşeyi yeniden şekillendirdik. Ve yeni kararlar vermeye başladık.Recombinámos tudo e começámos a tomar decisões.
Hm? Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver. Yönetilmeyi istemyorum.Знам, че живееш по своему за да намериш целта в живота си.
Hükümet, parlamentonun verdiği kararları hazırlar ve uygular.El gobierno prepara y aplica las decisiones que toma el parlamento.