Hükümet, parlamentonun verdiği kararları hazırlar ve uygular.Hallitus valmistelee ja toteuttaa niitä päätöksiä, joita eduskunta on tehnyt.
Hükümet, parlamentonun verdiği kararları hazırlar ve uygular.Le gouvernement élabore et réalise les décisions du Parlement.
Hükümet, parlamentonun verdiği kararları hazırlar ve uygular.Regeringen bereder och verkställer riksdagens beslut.
Hükümet, parlamentonun verdiği kararları hazırlar ve uygular.Правительство подготавливает и исполняет те решения, которые вынесены парламентом.
Hükümet, parlamentonun verdiği kararları hazırlar ve uygular.تقوم الحكومة بتجهيز وإنجاز تلك القرارات التي قد أصدرها البرلمان.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– a obrigação, por parte da administração, de fundamentar as suas decisões.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– az igazgatási szervek azon kötelezettségét, hogy döntéseiket megindokolják.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.- de plicht van de betrokken instanties om hun beslissingen met redenen te omkleden.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– die Verpflichtung der Verwaltung, ihre Entscheidungen zu begründen.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– förvaltningen är skyldig att motivera sina beslut.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– hallintoelinten velvoite perustella päätöksensä.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– la obligación que incumbe a la administración de motivar sus decisiones.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– lobbligo per lamministrazione di motivare le proprie decisioni.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– l’obligation pour l’administration de motiver ses décisions.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– obligaţia administraţiei de a îşi justifica deciziile.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– obowiązek administracji uzasadniania swoich decyzji.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– obveznost uprave, da navede razloge za svoje odločitve.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– pligt for forvaltningen til at begrunde sine beslutninger.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– povinnosť administratívy zdôvodniť svoje rozhodnutia.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– povinnost správních orgánů odůvodňovat svá rozhodnutí.
– idarenin, kararları konusunda gerekçe gösterme yükümlülüğü.– задължението на администрацията да мотивира решенията си.
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizceÄndringssökande i asylbeslutfinska _ svenska _ engelska
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizceFaire appel à la décision relative à l'asilefinnois _ suédois _ anglais
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizceRecurrir contra la resolución de la solicitud de asilofinés _ sueco _ inglés
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizceTurvapaikkapäätöksestä valittaminensuomi _ ruotsi _ englanti
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizceОбжалование решения о предоставлении убежищафинский _ шведский _ английский
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizceإستئناف القرار الصادر بخصوص طلب اللجوء الفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
İltica kararlarına itiraz yoluFince _ İsveççe _ İngilizce对避难申请结果申诉芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
İnsanlara kararlar verdirten bu.Asta-i face pe oameni să ia decizii.
İnsanlara kararlar verdirten bu.C'est ce qui fait prendre des décisions aux gens.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Das lässt die Menschen Entscheidungen fällen.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Đó là cái khiến người ta quyết định.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Ez az, ami az embereket döntésre kényszeríti.
İnsanlara kararlar verdirten bu.그것이 사람들이 의사결정을 하게 하는 것입니다.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Ons doet beslissen.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Questo è quello che fa prendere decisioni alle persone.
İnsanlara kararlar verdirten bu.To je to, co nutí lidi dělat rozhodnutí.
İnsanlara kararlar verdirten bu.To je to, čo núti ľudí robiť rozhodnutia.
İnsanlara kararlar verdirten bu.To on sprawia, że ludzie podejmują decyzje.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Αυτό είναι που κάνει τους ανθρώπους να παίρνουν αποφάσεις.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Вот что заставляет людей принимать решения.
İnsanlara kararlar verdirten bu.Ось що змушує людей приймати ті чи інші рішення.
İnsanlara kararlar verdirten bu.זה מה שגורם לאנשים להחליט החלטות.
İnsanlara kararlar verdirten bu.و هذا ما يجعل الناس تتخذ قراراتهم بشكل معين.
İnsanlara kararlar verdirten bu.誰かに影響を与えたいなら
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.As pessoas queriam saber que receitas o seu governo estava a ter. Então sabemos que funciona.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Das Volk wollte wissen, was für Umsätze ihre Regierungen erzielten.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.사람들은 자신들의 정부의 수입에 대해 알고 싶어했습니다.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.La gente quería saber lo que estaba obteniendo su gobierno en términos de ingresos.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.La gente voleva sapere le entrate incamerate dal governo grazie alle estrazioni.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Les gens voulaient savoir ce que leur gouvernement recevait en termes de revenus.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Ludzie chcieli wiedzieć, co dostaje ich rząd jeśli chodzi o dochód.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Mensen wilden weten wat hun regering ontving aan inkomsten.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Oamenii vroiau să ştie ce primeau guvernele în ceea ce priveşte veniturile.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Občané se chtěli dozvědět, jaké příjmy vláda získává co se týká rozpočtových příjmů.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Ο λαός ήθελε να ξέρει τι λάμβανε η κυβέρνησή τους από άποψη εσόδων.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Люди хотели знать, сколько их государство получало прибыли.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.Хората искаха да знаят какво получава правителството им от приходи.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.אנשים רצו לדעת מה הממשלה שלהם מפיקה במונחי רווחים מהכנסות.
İnsanlar, yöneticilerin, mali kararlarını. bilmek istiyorlar.أراد الناس معرفة ما كانت الحكومة تحصل عليه بالنسبة للإيرادات.