Ana içeriğe geç
Sözlük

kararla ile cümle

kararla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu sayılara ne diyeceğimizi kararlaştırdıysak, haydi birkaç örnek çözelim.Dus laten we al deze voorbeelden doornemen om ze beter te begrijpen.
Bu sayılara ne diyeceğimizi kararlaştırdıysak, haydi birkaç örnek çözelim.Lad os gennemgå alle dem her for at se eksemplerne.
Bu sayılara ne diyeceğimizi kararlaştırdıysak, haydi birkaç örnek çözelim.Menjünk hát szépen sorba végig az összes példán.
Bu sayılara ne diyeceğimizi kararlaştırdıysak, haydi birkaç örnek çözelim.Projdeme si všechny, abychom viděli všechny příklady.
Bu sayılara ne diyeceğimizi kararlaştırdıysak, haydi birkaç örnek çözelim.Нека решим всичките , за да видим всичките примери.
Bu süreçler arasında, büyük bir şirkette, kararları etkileyen kişiler olabilir.대기업이라면 그 중간 과정에서 결정에 영향을 미치는 사람들이 있겠죠
Bu süreçler arasında, büyük bir şirkette, kararları etkileyen kişiler olabilir.وخلال تلك العملية، قد تجد في الشركات الكبرى من يؤثر على القرار،
Bu süreçler arasında, büyük bir şirkette, kararları etkileyen kişiler olabilir.購入先の業者を推薦する人や
Bu tarz kararları; oylama ve fikir birliğiyle, insanlara ne istediklerini sorarak alamazsınız.Não se consegue chegar a decisões que fazem sentido por consenso. Ao perguntar às pessoas o que elas querem.
Bu tarz kararları; oylama ve fikir birliğiyle, insanlara ne istediklerini sorarak alamazsınız.No puedes llegar a decisiones que tengan sentido por consenso preguntando a las personas lo que quieren.
Bu tarz kararları; oylama ve fikir birliğiyle, insanlara ne istediklerini sorarak alamazsınız.Vous ne pouvez pas arriver à des décisions sensées par le consensus, en demandant aux gens ce qu'ils veulent.
Bu tarz kararları; oylama ve fikir birliğiyle, insanlara ne istediklerini sorarak alamazsınız.Не може да достигате до смислени решения посредством консенсус, като питате хората какво желаят.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Amit a fentiekből látni kell, hogy ezen döntések egy része nem rajtunk áll.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Apa yang sebenarnya dikatakan ini adalah banyak dari keputusan ini tidak berasal dari dalam diri kita
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Ceea ce spune asta de fapt este că multe din aceste decizii nu sunt în noi.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Ce que cet exemple nous dit est que la plupart de ces décisions ne sont pas les nôtres.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Co však z tohoto vidíme je, že hodně našich rozhodnutí nám nepatří.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.이것이 실제로 의미하는 것은 이런 결정들의 많은 부분이 우리의 것이 아니라는 것입니다.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Men detta betyder egentligen att många beslut inte kommer från oss själva.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Nhưng sự thật là Một phần nhiều trong quyết định ấy không phải của chính ta
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Oikeastaan tämä kertoo, että suuri osa näistä päätöksistä ei synny meissä.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.O que isto quer dizer é que não somos nós que tomamos muitas destas decisões.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Quello che questo lavoro effettivamente dice è che molte di queste decisioni non sono propriamente nostre
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Ta graf pa nam pravi, da teh odločitev ne sprejemamo sami.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Was dies eigentlich sagt ist, dass viele von diesen Entscheidung nicht in uns beheimatet sind.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Wat dit eigenlijk betekent, is dat veel van deze besluiten niet uit onszelf komen.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Znamená to však len, že veľa týchto rozhodnutí nesídli v nás.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Αυτό που θέλω να πω στην πραγματικότητα είναι ότι πολλές από αυτές τις αποφάσεις δεν προέρχονται από μέσα μας.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Но, обсуждавшиеся выше исследования говорят о том, что значительная часть наших решений исходит не от нас.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.Това, което искам да ви кажа е, че доста от тези решения не сме ги взели ние.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.מה שזה בעצם אומר זה שהרבה מההחלטות האלה אינן מתקיימות בתוכנו.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.ما يقوله هذا حقاً هو أن الكثير من تلك القرارات ليست قابعة بدواخلنا.
Bütün bunlar şu anlama geliyor: bu kararların çoğunda ipler aslında bizim elimizde değil.多くの決断を自分ではしていないこと それは あの記入用紙をデザインした人の手の中にあるのです
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.모든 선택은 가치판단, 그리고 사회적 기준을 전제합니다. 객관적 사실이 아닙니다.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Mindezek a választások értékítéletet követelnek meg, és társadalmi normákat, nem objektív tényeket.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Todas estas elecciones involucran juicios de valor, y normas sociales, no hechos objetivos.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Tous ces choix impliquent des jugements de valeur, et des normes sociales, pas des faits objectifs.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Tutte queste scelte richiedono giudizi di valore, e norme sociali, non fatti oggettivi.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Všechny tyto volby s sebou nesou hodnotové soudy a sociální normy, ne objektivní fakta.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Všetky tieto možnosti obsahujú hodnotové súdy, a sociálne normy, a nie objektívne fakty.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Wszystkie takie wybory wiążą się z osądami moralnymi, normami społecznymi, a nie obiektywnymi faktami.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Όλες αυτές οι επιλογές εμπεριέχουν αξιακές κρίσεις και κοινωνικούς κανόνες, και όχι αντικειμενικά γεγονότα.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.Всички тези избори включват преценки на стойност и социални норми, а не обективни факти.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.И каждый сделанный выбор зависит от наших ценностей и социальных норм, а не просто от объективных фактов.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.כל הבחירות האלו כוללות הכרעות ערכיות ונורמות חברתיות, לא עובדות אובייקטיביות.
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.وكل هذه الخيارات التي تدخل في الحكم وتقيمه هي اعتبارات اجتماعية .. لا حقائق منطقية
Butun bu secenekler objektif gerceklere degil degerlere ve sosyal kriterlere bagli kararlardir.価値判断を伴い 客観的な事実などではありません そこで 第4の提言です
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.A döntések, amiket ebben az évben hoznak, gyakorlatilag meghatározzák a vidék sorsát.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.As decisões que serão tomadas neste ano irão literalmente determinar o destino desta terra.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Beslissingen die gemaakt worden dit jaar zullen letterlijk het lot van het land bepalen.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Beslutning, der bliver truffet i dette år, vil bogstaveligt bestemme dette lands skæbne.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Beslut som kommer att tas i år kommer bokstavligen att avgöra landets öde
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Deciziile ce se vor lua anul acesta vor determina soarta acestei țări.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Decyzje, które zapadną w tym roku rozstrzygną los tego rejonu.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Keputusan yang akan dibuat tahun ini akan sungguh menentukan nasib dari wilayah ini.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.올해에 내려질 결정이 말 그대로 이 땅의 운명을 결정할 것입니다.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Las decisiones que se tomarán este año, literalmente, determinarán el destino de este país.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Le decisioni che saranno prese quest'anno determineranno letteralmente il destino di questa regione.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Les décisions qui seront prises cette année vont littéralement décider du destin de ce pays.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Những quyết định sẽ được thông qua năm nay sẽ thật sự xác định số phận của đất nước này.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod