Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.Итак, это первое обобщение насчет того, почему общества принимают плохие решения: из-за конфликта интересов.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.Отже, ось один загальний висновок про те, чому суспільства приймають погані рішення: конфлікти інтересів.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.Това е едно генерално заключение за това защо обществата вземат лоши решения: конфликт на интереси.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.כך שזאת מסקנה כללית אחת, מדוע תרבויות מקבלות החלטות גרועות: ניגודי-אינטרסים.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.إذن, هذا إستنتاج عام يبين لماذا تتخذ المجتمعات قرارات سيئة: تضارب المصالح.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.共通項の一つめです:利益相反 そして 私が話したいもう一つの共通項は
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.Ces décisions fondamentales vont vous amener à divers embranchements.
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.Dies sind alles fundamentale Entscheidungen, die verschiedene Design-Zweige eröffnen.
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.이 같은 결정으로 게임 디자인은 다양한 가지로 갈라지게 됩니다
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.Queste scelte fondamentali ti aiuteranno a potare via diversi rami.
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.To podstawowe decyzje spowodują rozrost lub zanik pewnych gałęzi
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.Эти решения подведут вас к разным ветвям.
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.枝の分岐点にたどり着く度に、 皆さんは、そのアイディアをフィルターに掛け厳選し、 その他の選択肢の枝を消していきます。
Bu gibi durumlarda, Bakanlar Konseyi gerekli Avrupa kararlarınıalır.1 Cfr. la dichiarazione sulla creazione di un servizio europeo per l´azione esterna.
Bu gibi durumlarda, Bakanlar Konseyi gerekli Avrupa kararlarınıalır.I dessa fall skall ministerrådet anta de europeiskabeslut som är nödvändiga.
Bu gibi durumlarda, Bakanlar Konseyi gerekli Avrupa kararlarınıalır.Lásd az Európai Külügyi Szolgálat létrehozásáról szóló nyilatkozatot.
Bu gibi durumlarda, Bakanlar Konseyi gerekli Avrupa kararlarınıalır.O pokroku ve vyjednávání Komise pravidelněpředávázprávu zvláštnímu výboru, jakoži Evropskému parlamentu.
Bu gibi durumlarda, Bakanlar Konseyi gerekli Avrupa kararlarınıalır.Tällaisessa tapauksessa ministerineuvosto tekee tarvittavat eurooppapäätökset.
Bu gibi durumlarda, Bakanlar Konseyi gerekli Avrupa kararlarınıalır.Vtakých prípadoch prijme Rada ministrov nevyhnutné európske rozhodnutia.
Bu gibi durumlarda kararlar hazýr bulunan üyelerin üçte iki çoðunluðu ile alýnmaktadýr.Çekimser kalýnamaz.Les décisions sont, dans ce cas, prises à la majorité des deux tiers. Les abstentions ne sont pas permises.
Bugün bir fark yaratacak kararları, bugün alacak insanlar var.실제로 지금 당장 변화를 가져올 수 있는 결정을 우리들이 지금 당장 내리게 될것이고,
Bugün bir fark yaratacak kararları, bugün alacak insanlar var.שיכלו לעשות את ההבדל,
Bugün bir fark yaratacak kararları, bugün alacak insanlar var.بل كانت قرارات صارمة بالفعل و التي ستبدأ في إحداث فارق فعلي،
Bugün bir fark yaratacak kararları, bugün alacak insanlar var.決定を 今していたのです 適切な財政的メカニズムを見つけられれば
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Antes estou aqui para confessar que nós, enquanto nação, fizemos a escolha errada, tomámos a decisão errada.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Azért vagyok itt, hogy bevalljam, hogy mi, mint egy állam, rossz döntést hoztunk.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Jestem tu dzisiaj by wyznać, że jako naród podjęliśmy złą decyzję.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Jsem tu spíše kvůli přiznání, že jsme jako národ zvolili špatnou volbu, udělali nesprávné rozhodnutí.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.저는 오히려 오늘, 우리는 한 국가로서 잘못된 결정과 잘못된 선택을 했음을 고백하고자 합니다
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Mà tôi đến đây để thú nhận rằng chúng tôi - toàn bộ đất nước đã lựa chọn sai lầm, đã quyết định sai lầm.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Sunt aici astăzi să vă mărturisesc că noi, ca naţiune, am ales greşit, am decis greşit-
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Βρίσκομαι εδώ για να ομολογήσω ότι εμείς, ως έθνος, κάναμε λάθος επιλογές, πήραμε λάθος αποφάσεις.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.По-скоро съм тук, за да призная, че като нация ние направихме грешното решение, избрахме грешният отговор.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.Я здесь сегодня для того, чтобы признать, что мы как нация выбрали неверный путь и приняли неверное решение.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.אני כאן היום כדי להתוודות שאנחנו כעם עשינו את הבחירה הלא נכונה, קיבלנו את ההחלטה הלא נכונה.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.ولكني هنا لأعترف نحن كأمة اتخذنا خيار خاطئ وصنعنا قرار خاطئ.
Bugün, bir ulus olarak nasıl yanlış seçimler yapıp yanlış kararlar verdiğimizi itiraf etmek için buradayım.私たちは国家として 間違った選択肢を選んでしまいました 正しく優先順位を付けられなかったのです
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.A döntés amit ma hozunk, meghatározza az életvitelét.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.As vossas decisões hoje determinarão o seu bem-estar.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Deciziile tale de azi îi vor determina bunăstarea.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Die Entscheidungen heute werden sein Wohlergehen bestimmen.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Dine beslutninger i dag, vil bestemme dets tilstand.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Je beslissingen van vandaag bepalen zijn welbevinden.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Keputusan Anda hari ini akan menentukan kesejahteraannya.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.오늘의 당신의 결정은 당신의 복지를 결정하게 될 것입니다.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Le vostre decisioni di oggi determineranno il vostro benessere.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Quyết định của bạn ngày hôm nay sẽ quyết định mức độ giàu có.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Tus decisiones actuales determinarán tu bienestar.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Twoje dzisiejsze decyzje określą jego powodzenie.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Vaše dnešní rozhodnutí určí váš budoucí blahobyt.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Vos décisions d'aujourd'hui vont déterminer son bien-être.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Οι σημερινές σου αποφάσεις θα καθορίσουν τη μελλοντική σου κατάσταση.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Ваш достаток залежить від ваших сьогоднішніх рішень.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Ваши сегодняшние решения влияют на вашу дальнейшую жизнь.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.Вашите решения днес ще определят неговото благосъстояние.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.ההחלטות שלכם היום יקבעו את איכות חייו.
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.و قراراتك اليوم سوف تحدد النحو الذي سوف تكون عليه
Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek.しかし人々はこの事実を忘れがちです。
Bu idari kurul, maddi konularda kararlar alýr ve kurumun maddi iþlemlerinin sorunsuzca gerçekleþmesini saðlar.Es entscheidet über Sachmaßnahmen und sorgt für eine reibungslose Sachverwaltung der Hochschule.
Bu ise içgüdüsel kararlarının geldiği yer.Aquí se originan las decisiones instintivas.