Bir avukat olarak söylemeliyim ki, bu insanlar yasayı, ve yerleşik kararları icat ediyorlar.先例拘束の原則といったものを 運営する中で作り出しているのです これはWikipedia に限った話ではありません
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Beszélnek egymással, és döntéseket hoznak.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Comunică între ele şi iau decizii.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.De talar med varandra och fattar beslut.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Die reden miteinander und treffen Entscheidungen.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Eles falam mesmo um com o outro e tomam decisões.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Entre ellos hablan y toman decisiones.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Ils se parlent et prennent des décisions.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.서로 서로 말할 수 있고 결정을 합니다.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Mają ze sobą kontakt i podejmują decyzje.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Si parlano tra loro e prendono decisioni.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Ze spreken met elkaar en nemen beslissingen.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Вони спілкуються між собою і приймають рішення.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Они общаются между собой и принимают решения.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.Те говорят помежду си и вземат решения.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.מפני שהקרביים שלנו קשורים למערכת לימבית-רגשית שלנו.
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.وهما يتواصلان مع بعضهما البعض ويقرران معاً بعض القرارات
Birbirleriyle konuşurlar ve kararlar alırlar.物事を判断します そして腸に
"Bir kişi bilimsel yöntem kullanıyorsa muhtemelen doğru kararlar alıyordur""Ei bine, un om care foloseste metode stiintifice probabil probabil gaseste solutiile corecte."
"Bir kişi bilimsel yöntem kullanıyorsa muhtemelen doğru kararlar alıyordur"По всей видимости сделан правильный вывод."
"Bir kişi bilimsel yöntem kullanıyorsa muhtemelen doğru kararlar alıyordur""Щом човекът ползва Научния Метод, най-вероятно изводите му са верни."
"Bir kişi bilimsel yöntem kullanıyorsa muhtemelen doğru kararlar alıyordur""טוב, האדם הזה משתמש בשיטה המדעית, הוא בטח מצייר את המסקנה הנכונה".
"Bir kişi bilimsel yöntem kullanıyorsa muhtemelen doğru kararlar alıyordur"المنهج العلمي، على الارجح أنه يصل إلى استنتاجات صحيحة. "
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --Am decis să intrăm pe piața din SUA.
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --우리는 미국에 진출해서 가장 좋은 두 곳을 찾기로 했죠.
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --Wkraczając do USA wybraliśmy dwa najlepsze miejsca,
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --Мы решили выбрать два лучших места в Штатах.
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --החלטנו להגיע לארה"ב ולבחור את שני המקומות הטובים ביותר
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --قررنا القدوم إلى الولايات المتحدة وإختيار أفضل مكانين --
Birleşik Devletlere gelmeyi kararlaştırdık en güzel iki yeri seçtik --最高の場所を2カ所選び出しました 一つは移動距離拡大の必要のない場所です
Bir orta yaşlı erkeğin verebileceği tüm yanlış kararları verdimMaksud saya, saya telah membuat semua kesalahan yang bisa dilakukan oleh orang setua saya
Bir orta yaşlı erkeğin verebileceği tüm yanlış kararları verdimÚgy értem, minden rossz döntést meghoztam amit egy középkorú férfi meghozhat.
Bir orta yaşlı erkeğin verebileceği tüm yanlış kararları verdimאני מתכוון - אני עשיתי כל טעות אפשרות שבן -אדם בגיל העמידה יכול לעשות
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.Eén enkele persoon kan die hoop informatie niet opnemen en analyseren om goede beslissingen te nemen.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.Jeden człowiek nie jest w stanie przyswoić tylu informacji i przeanalizować tak, żeby podjąć dobrą decyzję.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.그저 한 사람이 정보의 전체 분량을 받아들이고 그것을 분석해서 좋은 결정을 내리는 것은 불가능해요.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.Одна людина не може проаналізувати таку величезну кількість інформації і придумати дієві рішення.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.לאדם אחד לקלוט את כל הכמות, הנפח של האינפורמציה, ולנתח אותה כדי לקבל החלטות נכונות.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.لشخص واحد أن يستوعب هذا الكم الهائل .. من المعلومات ومن ثم يقوم بتحليلها ليتخذ القرارت المناسبة.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.適切な意思決定をするのは 不可能な話ですから 情報公開を要求する人が
Bizi şekillendiren bu. İnsanlara kararlar verdirten bu.É isso que faz as pessoas tomarem decisões.
Bizi şekillendiren bu. İnsanlara kararlar verdirten bu.То ни кара да вземаме определени решения.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Abbiamo iniziato a rispondere alle domande e a prendere decisioni perché qualcuno, chiunque, doveva farlo.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Am început numai să răspundem la întrebări și să luăm decizii pentru că cineva, oricine, trebuia s-o facă.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Chúng tôi chỉ trả lời câu hỏi và đưa ra các quyết định bởi phải có ai đó làm việc này.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Empezamos a contestar preguntas y a tomar decisiones porque alguien tenía que hacerlo.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.우리는 그저 문의에 응답하고 결정을 내린겁니다. 왜냐하면 누군가는, 아니 누구라도 해야 할 일이었으니까요.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Só começámos a responder a perguntas e a tomar decisões porque alguém tinha que fazê-lo.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.We begonnen gewoon vragen te beantwoorden en beslissingen te nemen omdat iemand het moest doen.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Wir fingen einfach an, Fragen zu beantworten und Entscheidungen zu treffen, weil es irgendjemand tun musste.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Zaczęłyśmy po prostu odpowiadać na pytania i podejmować decyzje, bo ktoś, ktokolwiek, musiał to robić.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Мы просто начали отвечать на вопросы и принимать решения, потому что кто-то должен был этим заниматься.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.פשוט התחלנו לענות על שאלות ולקבל החלטות כי מישהו היה צריך לעשות את זה,
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.بدأنا بالإجابة على الأسئلة واتخاذ القرارات لأنه كان يجب لن يكون هناك شخص ما، أي شخص، ليقوم بذلك.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.必要に迫られ やることにしたのです 選挙運動の経験もあるし
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırız토라지인들처럼, 우리는 죽음에 부여한 의미와 정의에 따라 삶에 대한 우리의 결정을
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızNet als de Torajanen baseren wij onze levenskeuzes op de zin en de definitie die we aan de dood toekennen.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızNoi, ca şi ei, ne bazăm deciziile privind viaţa pe sensul şi definiţiile asociate morţii.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızМи, як і жителі Тораджі, базуємо свої життєві рішення на смислах і визначеннях, які ми приписуємо смерті.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızМы, как и тораджи, основываем наши решения о жизни на значениях и определениях, которые мы приписываем смерти.