Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Saya akan memberi Anda beberapa contoh lagi atas pembuatan keputusan irasional.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim. Size bir tercih sunuğumu farzedin.Jeg giver jer et par eksempler mere på irrationel beslutningstagen. forestil jer at jeg giver jer et valg.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim. Size bir tercih sunuğumu farzedin.Vă voi da alte câteva exemple de luări de decizii iraţionale. imaginaţi-vă că vă dau de ales.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Tôi sẽ đưa thêm vài ví dụ nữa về quyết định theo cảm tính.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.További példák irracionális döntéshoztalra.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Vi farò un altro paio di esempi riguardo al prendere decisioni irrazionali
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Vou dar-vos mais uns exemplos da tomada de decisão irracional.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Θα σας δώσω μερικά ακόμη παραδείγματα παράλογων αποφάσεων.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Вот вам ещё пара примеров нерационального принятия решений.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.Ще ви дам още няколко примера за нерационално взимане на решение.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.אני אתן לכם עוד שתי דוגמאות של קבלת החלטות לא רציונאלית.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.سأعطيكم المزيد من الأمثلة لإتخاذ قرارات لا عقلانية.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim.想像して下さい、私があなたにこういったオファーを出します
Aldığımız kararlar 7 milyar ile çarpıldığında büyük bir fark yapar.그리고 우리의 선택은 큰 변화를 만들 수 있습니다 70억명을 합칠 때
Aldığımız kararlar 7 milyar ile çarpıldığında büyük bir fark yapar.A naše volby dělají velké rozdíly, když jsou vynásobeny 7 miliardami.
Aldığımız kararlar 7 milyar ile çarpıldığında büyük bir fark yapar.Te wybory robią różnice kiedy pomnoży się je razy 7 miliardów.
Aldığımız kararlar 7 milyar ile çarpıldığında büyük bir fark yapar.Наши предпочтения делают большое различие, когда перемножаются 7 миллиардами людей.
Aldığımız kararlar 7 milyar ile çarpıldığında büyük bir fark yapar.להחלטות שלנו יש השפעות גדולות כאשר הן נמצאות כפול 7 מיליארד
Aldığımız kararlar 7 milyar ile çarpıldığında büyük bir fark yapar.تصنع خياراتنا فروق كبيرة عندما تتوزع على 7 مليارات
-- Alternatif Çözümler Kararlar, kişisel fikirleri yansıtmamalı.Dar exista un motiv, exista un motiv...pentru toate astea, pentru care educatia e la pamant,
Ama aslında tüm kararlarınızın teker teker bütün permütasyonları verildi ve her biri yeni bir evrende geçerli.사실은, 그 결정들의 각각의 조합들이 새로운 우주의 결과를 낳게됩니다.
Ama aslında tüm kararlarınızın teker teker bütün permütasyonları verildi ve her biri yeni bir evrende geçerli.אך למעשה, כל אחת מהתמורות של החלטות אלו מתפצלת ליקום חדש.
Ama aslında tüm kararlarınızın teker teker bütün permütasyonları verildi ve her biri yeni bir evrende geçerli.لكن في الواقع، كل تبدل لتلك القرارات قد تم اتخاذه، كل منها موجه في كون جديد.
Ama aslında tüm kararlarınızın teker teker bütün permütasyonları verildi ve her biri yeni bir evrende geçerli.その一つひとつが新しい宇宙に分岐するというのです 素晴らしいアイデアです
Ama bu esnada alinan kararlarin sadece soz konusu kisiyi degil herkesi nasil etkileyecegi goz onune alinir.그러나 모든 이들에 미치는 영향을 생각하는 것이지, 그저 불만을 가진 사람만을 두고 판단을 내리는 그런 책임은 아닙니다.
Ama bu esnada alinan kararlarin sadece soz konusu kisiyi degil herkesi nasil etkileyecegi goz onune alinir.ان المساءلة عملية خطية والحكم يجب ان يكون بتأثيره على الآخرين لا على الشخص المحكوم عليه فحسب
Ama bu esnada alinan kararlarin sadece soz konusu kisiyi degil herkesi nasil etkileyecegi goz onune alinir.全員に対する影響を判断するべきであり 単に不満を抱く人への説明ではありません 共通項だけでは 社会は回りません
Amerikan halkı iyi devlet, iyi politik kararlar ve ekonomimiz için iyi bir gelecek istiyor.يريد الشعب الامريكي حكومة صالحة قرارات سياسية جيده ومستقبلا جيدا لاقتصادنا
Ancak herkesin kararları aynı değildir.Ale nie je pre každého rovnaký
Ancak herkesin kararları aynı değildir.하지만 모두에게 같은 건 아닙니다
Ancak herkesin kararları aynı değildir.И он не одинаковый для каждого.
Ancak herkesin kararları aynı değildir.אך הן אינן זהות לכולם
Ancak herkesin kararları aynı değildir.لكنها ليست متشابهة للجميع
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarkenAls sie jedoch im Labor ihr
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken하지만, 나이를 측정하는 과정에
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.A laborban pusztult el, mialatt a korát próbálták meghatározni.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Avšak zomrela v laboratóriu, keď určovali jej vek.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Contudo, morreu no laboratório quando tentavam determinar a sua idade.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Den døde dog i laboratoriet da de var ved at fastslå dens alder.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.În orice caz, a murit în laborator când îi determinau vârsta.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Maar goed, die stierf in het lab bij het vaststellen van zijn leeftijd.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Mais il est mort dans le laboratoire pendait qu'ils calculaient son âge.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Namun, dia meninggal di laboratorium saat mereka sedang menentukan usianya.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Sin embargo, murió en el laboratorio mientras determinaban su edad.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Tuttavia, è morto in laboratorio mentre ne stavano determinando l'età.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Tuy nhiên, nó đã chết trong phòng thí nghiệm và được xét nghiệm là chết do tuổi tác.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Żył on 405 lat, ale umarł w laboratorium, gdy próbowano ustalić jego wiek.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Αλλά όμως πέθανε στο εργαστήριο καθώς προσπαθούσαν να προσδιορίσουν την ηλικία του.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Обаче, тя почина в лабораторията, докато определяха възрастта й.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken labaratuarda öldü.Однако он умер в лаборатории, пока пытались установить его возраст.
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarkenאבל היא מתה במעבדה
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarkenولكنه مات في المختبر
Ancak yaşını kararlaştırmaya çalışırlarken年齢を調べている間に死にました
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.Az Alkotmányban külön meghatározott esetekben az Európai Tanács európai határozatokat fogad el.
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.Consiliul European adoptădecizii europene în cazurile prevăzute expres în Constituţie.
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.De Europese Raad stelt Europese besluiten vast in de bij de Grondwet bepaalde specifieke gevallen.
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.Der Europäische Rat erlässt Europäische Beschlüsse in den in der Verfassung ausdrücklich vorgesehenen Fällen.
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.Det Europæiske Råd vedtager europæiske afgørelser i detilfælde, der specifikt er fastsat i forfatningen.
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.El Consejo Europeo adoptará decisiones europeas en los casos previstos expresamente en la Constitución.
Avrupa Konseyi, Anayasa tarafından özel olarak belirtilendurumlarda Avrupa kararlarınıkabul eder.Eurooppa-neuvosto tekee eurooppapäätöksiä tässä perustuslaissa erikseen määrätyissä tapauksissa.