Ana içeriğe geç
Sözlük

kararla ile cümle

kararla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Valiye gönderilmeyen meclis kararları yürürlüğe girmez.وتُعَد لاغية الأوامر التي لا يوافق عليها البرلمان.
Otomatikleştirilmiş karar desteği: Otomatikleştirilmiş kararlar için kriter oluşturmayla karar vermektir.دعم القرار الآلي: وضع معايير للقرارات الآلية.
Kararlar yukarıda belirtilen iki yasama modeline alternatif bir yol sunabilir.As decisões oferecem uma alternativa aos dois modos de legislação citados acima.
Klan büyükleri (yaşlıları) evlilik, liderlik ve ticari kararları alırlar.Os anciãos do clã tomaram decisões sobre o casamento, a liderança e os costumes comerciais.
Tapie Asya'ya üretimi dışarıdan yapmayı kararlaştırdı.Tapie decidiu mudar a produção para a Ásia.
Kararlarının yasal bir bağlılığı yok" diye belirtmiştir.Suas resoluções não são juridicamente vinculativas".
Sonunda Zemeckis ve Gale, senaryoyu Disney'e götürmeyi kararlaştırdı.Zemeckis e Gale finalmente decidiram mostrar o projeto a Disney.
11 Kasım 2013'te, CW The Originals için tüm bir sezon kararlaştırdı.Em novembro de 2013, a CW decidiu encomendar uma temporada completa para The Originals.
Bu yüzden rakiplerinin de benzer yönde kararlar aldığı görülmektedir.Porém o Islão respeita aqueles que escolhem conduzir a sua vida dessa maneira.
Her ülke eşit oy hakkına sahiptir ve tüm kararlar oybirliğiyle alınır.Cada país tem um poder de voto igual e todas as decisões são tomadas por consenso.
Kararlar nasıl verilir?Como essas decisões são tomadas?
Bu kararlar oyunun gidişatını değiştirirler.Esta decisão mudará o final do jogo.
Mart 2008 sonuna kadar bütün kargo işlemlerinin Cebel Ali Limanı'na aktarılması kararlaştırıldı.Todas as operações de carga se deslocam para o Jebel Ali até ao final de março de 2008.
Mahkeme şu kararları verdi.Esses tribunais proferem decisões.
Kemerin ilk şampiyonunun 21 Ağustos 2016 tarihinde SummerSlam'de belirlenmesi kararlaştırıldı.O primeiro campeão seria determinado no SummerSlam, em 21 de agosto de 2016.
Portekiz'nın finalde birinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır.A pontuação de Portugal é mostrada primeiro.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Fique quieto e espere por minhas ordens.
Bu yüzden yaşamama izin vermeyi kararlaştırdılar" dedi.Por isso decidimos partir para a produção própria".
Ancak bu gelişmeler konferansın kararlarını etkilemedi.Nós entendemos que isso não atrapalha a eleição da Mesa.
Ana madde: Achelous Muharebesi (917) Ağustos 913 tarihine kararlaştırılan anlaşma kısa ömürlü oldu.Ver artigo principal: Batalha de Anquíalo (917) O acordo concluído em agosto, foi curto.
Bu kararla Meclis tarafından İsviçre'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumakla yetkilendirildi.Foi-lhe dada a instrução de garantir a independência do país e de manter a integridade do território suíço.
Bu kararlara rağmen çalışmalar devam etti.Apesar das dificuldades os trabalhos prosseguiram.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.Além da aprovação da matéria orçamental, as resoluções não são vinculativas para os membros.
Oyuncunun verdiği kararlara göre oyun 3 farklı şekilde son buluyor.Dependendo das ações tomadas pelo jogador, a demonstração tem três finais diferentes.
Oylama, kararları alabilmek için başvurulan yöntemlerden biridir.A votação é outra metodologia para a tomada de decisões quanto à resolução de questões.
Bu toplantıda alınan kararlar Sened-i İttifak adı verilen bir belgede derlendi.Estas nomeações foram feitas mediante a emissão de um mandado inscrito no Registo do Selo Privado.
Başka bir deyişle, anayasa, iradenin siyasi kararları üzerinde temellenir.A primeira delas é a de que o eleitor deve estar em pleno gozo político.
Her ülke kendi kararlarını kendisi veriyor.Todo mundo tem suas próprias decisões a tomar.
Bunlar kaçınılmaz değildi ancak siyasi kararlardı.Não são uma inevitabilidade, mas sim o resultado de decisões políticas.
Bu, takıma ait kararların çoğunu, personel seçimlerini bile kendisinin vereceği anlamına geliyordu.Era claro que a maioria dos votos seria para ele mesmo.
Kararlar oy birliğiyle alınır.As decisões acerca de matérias orçamentais são tomadas por unanimidade.
Liderler Zirvesi ya da Avrupa Komisyonu tarafından alınan bu kararlar resmî gazetede yayınlanır.Estes estudos, sendo produzidos por ou para o Parlamento Europeu, são publicados no sítio Europarl.
Avustralya'nın finalde ikinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır.Austrália avança para a Segunda Fase.
Bundan sonra kendi aralarında nişan gerçekleşir, düğün günü kararlaştırılır.Uma vez que o seu consentimento é garantido, o dia do casamento pode ser definido.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.A sensação de insegurança social tem sido a causa de casamentos de crianças em todo o mundo.
Daha önce mahkemeler tarafından verilmiş kararlara uyulmak zorunluluğu yoktur.Novos Juízes não são limitados pelas decisões tomadas pelos Juízes passados.
Bu durum kamu politikası kararlarını ödün vererek tehlikeye atmaktadır.O que aumentam as chances de contestação política neste regime?
Önceden siyasi kararlar siyasi liderlerce alınıyordu.Todas as decisões econômicas fundamentais eram tomadas pela liderança política.
Yüksek Mahkeme, temyiz kararlarında son karar verici mekanizmadır.Neste caso, a decisão tomada por este oficial é a decisão final.
Bayrak için Beyaz Ruslarların ulusal simgesinin bayrağa eklenmesi kararlaştırıldı.Outros queriam que fossem oficializadas as cores da bandeira da cidade.
Bu kararla, Batı Şeria duvarını inşa etmeye başladı.Dançar nos fez pular o muro.
2007 yılında, Vide Ödülleri'nin VH1 Soul'da yayımlanması kararlaştırıldı.Em 3 de março, foi enviado à programação do VH1 e do VH1 Soul.
Yüksek Adalet Divanı tarafından verilen idam kararlarının onaylanmasıyla ilgili aleyhte oy kullanmıştır.Pedido de exercício do direito de resposta formulado pelo Conselho Superior de Magistratura.
Monroe'nun rolünün Lee Remick'e verilmesi kararlaştırıldı.Tanto Jane Fonda como Lee Remick foram consideradas para o papel de Deanie.
[1] Bu kararlar yüzünden Lula da Silva 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimine katılamamış ve 550 gün hapis yatmıştır.O cargo seria um reconhecimento para quitar o empréstimo considerado "fraudulento".
"The Miracle" albümünün ismi önce "The Invisible Man" olarak kararlaştırılmıştır.De oorspronkelijke naam voor het album was "The Invisible Man."
Sağlık sorunları bu kararlarda önemli rol oynadı.Gezondheidsproblemen speelden dus ook een rol in zijn beslissing.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Daarom adopteerde zij ze alle vier zelf.
Spielberg oradaki kuşlar yerine güvercinleri koymayı kararlaştırdı.Duinrell koos ervoor om in plaats van mensenpoppen dierenpoppen te gebruiken.
Ancak bu gelişmeler konferansın kararlarını etkilemedi.Dit bericht was echter niet van invloed op de resultaten van de verkiezingen.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Besluiten worden door middel van consensus genomen.
L.J. Veronica ve Nick'e telefonla ulaştı ve onlarla Lake Mercer'da buluşmayı kararlaştırdı.Nick en Veronica vertellen door de telefoon dat ze in Lake Mercer zijn.
Daha sonra doğu Baltık denizinde bütün denizaltıların kumandanı olarak kararlaştırıldı.Brandi werd vervolgens benoemd tot Commandant van alle U-boten in de oostelijke Oostzee.
Kararlar nasıl verilir?Hoe wordt er beslist?
Ancak aynı mahkeme 11 Mart 2005 günü aldığı kararla önceki kararı geçersiz ilan etmiştir.Zijn eisen werden op 21 maart dat jaar echter ongegrond verklaard door het hof.
Cumhurbaşkanı, millet meclisini feshetme hakkına sahip değildir ancak onun kararlarını veto edebilir.De president heeft niet het recht om de Nationale Congres te ontbinden, maar hij heeft het vetorecht.
Toplamda bütün idam kararlarının sayısı 1.630 kişidir.Dürrlauingen telt 1.630 inwoners.
Ardından turnuvanın Gabon'da yapılması kararlaştırıldı.Dit toernooi werd gehouden in Gabon.
Bu kurrada İtalya'nın Finalin birinci yarısında yer alacağı kararlaştırılmıştır.Hij maakt een goede indruk zodat hij in de halve finale tegen Italië wel vanaf de eerste minuut mag beginnen.
Her ülke kendi kararlarını kendisi veriyor.Elk land maakt daarbij een eigen selectie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kararla ile cümle - Sayfa 15 - kararla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App