Ayrıca tasfiyecilerin taslak kararlarının tamamı reddedildi.Inoltre si distruggevano tutte le raffigurazioni del condannato.
Brannon Braga'nın, showrunner olarak görev alması kararlaştırıldı.Josh Friedman è stato nominato come showrunner.
Aldığı kararlar bağlayıcıdır ve iptal edilemez.I deputati non hanno mandato vincolante e non sono revocabili.
Yarganlar (yargıçlar) doğru kararlar verebilmek için kendisinden yardım isterler.Chiedono aiuto poco distanti dal luogo ad un abitante del luogo, ma gli adepti li raggiungono.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Non fare nulla, siediti e attendi i miei ordini.
Suikastın 11 Temmuz'da yapılması kararlaştırıldı.L'esecuzione venne fissata per l'11 luglio.
Kararda konseyin konuyla ilgili daha önceki kararlarına da atıfta bulunuldu.Si risponde all'obiezione contro il Capitolo precedente.
Turnuvanın her sene düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.Le regole specifiche della gara sono decise ogni anno.
Batı Almanya'nın federal bir cumhuriyet olması kararlaştırıldı.La Germania Ovest era una Repubblica federale.
Doğulu piskoposlar ise konsil kararlarının hiçbirini tanımadılar.I vescovi d'Austrasia non parteciparono al concilio.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Il gruppo decide quindi di mettere ai voti la decisione.
Fahriye artık kendi başına kararlar almak, başkaları için değil kendisi için yaşamak istiyor.Il Mancato! però previene gli effetti solo per te, non per gli altri.
Kısaca adımlar, kurallar ve kararlar bütünüdür.Quelli vincolanti sono invece i Regolamenti, le Direttive e le Decisioni.
İşte bu kararlar insanın varoluşunun gerçekleştirilmesidir.Le possibilità caratterizzano l'esistenza della persona umana.
Maryo'yu kurtarmaya giden Tarkan da esir olur ve ikisinin de idam edilmesi kararlaştırılır.Cecilio arriva in suo soccorso ed entrambi vengono imprigionati.
BMGK 6 Ağustos'ta aldığı 661 no'lu kararla uluslararası düzeyde Irak'la ticareti yasakladı.Il 6 agosto, la risoluzione 661 approvò delle sanzioni economiche contro l'Iraq.
2008 yılında alınan kararla öğrenim süresi 5 yıla çıkmıştır.Viene anche confermato il congelamento dello sviluppo dei motori per cinque anni a partire dal 2008.
Baba kararlarını demokratik yollarla eşi ve çocuklarıyla paylaşarak hareket eder.Decido funerali civili in comune accordo con mia moglie e i miei figli.
Bu müdahele sonunda Konsil'de de imparator Friedrich aleyhinde olan kararlar oybirliği ile verildi.Alla fine, viene deciso di inviare una controproposta al principe Federico.
Ek olarak, istikrar ve kararlarına olan güvenimi yazılı olarak ifade etmek istiyorum.Entrambi rispondono con il loro voto di rimanere saldi e fedeli (A Promise).
Kararlar genelde açık oylama ile yapılır.Le lezioni si svolgevano generalmente all'aperto.
Mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez.Le decisioni della Corte costituzionale sono vincolanti e inappellabili.
28 Mayıs 2010 tarihindeki kararla Iğdır Valiliğine atanmıştır.Dal 28 maggio 2012 ha inoltre l'obbligo di firma.
Kararlar çoğunluğa göre verilirdi.Le decisioni della commissione dovevano essere prese a maggioranza.
"5 Nisan 1994 kararları..."5 del programma del 3 aprile».
Önemli olaylarda aldığı kararları Jack'e uygulatabilmiştir.Perde la vita nel combattimento decisivo contro i Jack.
Babalarının önerisiyle Quentin amcalarının yanına gitmeleri kararlaştırılır.Ma che cosa conteranno di così importante i documenti di zio Quentin ?
1990'da alınan bir kararla belde konumuna gelmiştir. ^Conta una presenza in Nazionale ottenuta nel 1990.
1934 Temmuz'da SS'in bir üyesi oldu ve SS-Untersturmführer olması kararlaştırıldı.Nel 1933 divenne un membro delle SA e nel 1934 divenne SS-Untersturmfürher delle SS.
Sempozyum sonunda ise alınan kararlar basılarak kamuoyuna duyurulur.Affini alle mozioni, vengono presentate a conclusione di un dibattito.
Kararlarının sonuçları ve aralarındaki anlaşmalar her ikisini de Amsterdam'a yönlendirir.Una lettera cambierà le sorti di entrambi...
İdari yargıda idare mahkemelerinin verdiği kararlara karşı da temyiz mümkündür.Il capitano è l'unico a poter chiedere spiegazioni sulle decisioni degli arbitri.
2010'da çift aşamalı sınav sistemine geçilmesi kararlaştırılmıştır.Un periodo di test è previsto per il 2010.
Krizin aşılması adına 24 Ocak Kararları yürürlüğe konuldu.Il 2 giugno la crisi pare superata.
15 Eylül - Yassıada Yargılamaları kararları açıklandı.Il 5 agosto dovrà rispondere di queste accuse in tribunale.
5 Nisan - TBMM, erken seçimlerin 5 Haziran'da yapılmasını kararlaştırdı.Il 15 dicembre Abbas convocò elezioni anticipate.
Bu kararlar genellikle yazılı hukuk ve içtihat hukuku yoluyla yaşama geçirilir.Tali settori tipicamente si muovono ottemperando al dettato legislativo.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Все решения он принимал в одиночку.
Firma Google'dan bağımsız olarak faaliyet gösterir ve finansal verilere dayalı yatırım kararları alır.Фирма работает независимо от Google и осуществляет управление инвестиционными решениями.
2 Aralık 1950'de BM Genel Kurulu 390 A (V) Kararı ile Eritre'yi Etiyopya ile birleştirmeyi kararlaştırdı.2 декабря 1950 года ООН приняла резолюцию № 390А об объединении Эритреи и Эфиопии в рамках федерации.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.Всё это приводит к слухам о помолвке.
Kararlarının yasal bir bağlılığı yok" diye belirtmiştir.Поэтому мы никогда не сомневались в их легитимности».
Kararnameler, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu veya ilgili Bakanlar tarafından imzalanan kararlardır.Каждый такой указ должен быть подписан премьер-министром, министром или соответствующими министрами.
Planlı eskime tahminleri, bir şirketin ürün mühendisliği ile ilgili aldığı kararları etkileyebilir.Оценки запланированного устаревания могут влиять на решение компании о разработке товара.
24 Ocak Kararları'nı hazırladı.Он объявил о своём решении 14 января.
Bu demektir ki sezgiye dayanan çıkarımlar uygun olmayan kararlara yol açabilir.Беда в том, что подобные желания могут привести к непредсказуемым последствиям...
Benzer kararlar diğer şehirlerde de dile getirilmeye başlanır.Подобные акции стали разворачиваться в других городах.
Bunun yanı sıra Berlin'in de 4 sektöre bölünmesi kararlaştırıldı.В итоге Берлин также был разделён на четыре зоны оккупации.
Görüşmenin Bilecik Garı'nda yapılması kararlaştırıldı.Судьба решалась в зале регистрации.
Amerika Birleşik Devletleri'nde emsal kararlar çoğunlukla Yüce Mahkeme tarafından verilmektedir.Например, Верховный суд США ссылается на них в большинстве своих решений.
O, hiçbir günahı olmayan iki insanı aldığı kararla öldürür.И одним из двоих (наравне с Меченым) кого он не убил.
Kararlar nasıl verilir?Каков механизм принятия этих решений?
Kararlar genelde açık oylama ile yapılır.Голосование проводится всегда открыто, посредством поднятия рук.
Nitekim Parti'nin I. Kongresi'nde (21-27 Mart 1976) yeni bir parti programı ve çeşitli kararlar kabul edildi.На II (1972) и III (1977) съездах партии принимались новые программы и уставы.
Bu eylemlere karışan kişilerin partiden uzaklaştırılması kararlaştırıldı.Им сказали, чтобы они отделились от участников акции.
Kararda konseyin konuyla ilgili daha önceki kararlarına da atıfta bulunuldu.Он также рано определился с тематикой своих произведений.
Eleme gruplarının belirlenmesi için yapılacak kura çekimine 38 ülkenin katılması kararlaştırıldı.Кроме того, 38 членов Национального совета реформ приглашаются для рассмотрения отдельных вопросов.
Birleşmiş Milletlerdeki veto yetkisi de bu konferansta kararlaştırıldı.На этом собрании был составлен устав Союза.
1906'da verilen kararla Dreyfus beraat etti.Дрейфус был помилован лишь в 1906 году.
Toplamda bütün idam kararlarının sayısı 1.630 kişidir.Численность работающих составляют 1 630 человек.