Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor, değil mi?Tom is afraid to go out after dark, isn't he?
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out after dark.
Tom hava karardıktan sonra nadiren dışarıya çıkar.Tom rarely goes out after dark.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaya söz verdi.Tom promised not to go out after dark alone.
Basit bir karardı.It was a simple decision.
Bu, Tom için inanılmaz zor bir karardır.This is an incredibly hard decision for Tom.
Bu açıkça Tom için zor bir karardı.This was clearly a difficult decision for Tom.
Tom hava karardıktan sonra kendi başına dışarı çıkmaması gerektiğini bilir.Tom knows better than to go out after dark by himself.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmasının aptalca olduğunu biliyordu.Tom knew it was foolish to go out by himself after dark.
Bu karşılıklı bir karardı.It was a mutual decision.
Bu zor bir karardı.It was a difficult decision.
Bu tartışmalı bir karardı.It was a controversial decision.
Kanaate dayalı bir karardı.It was a judgment call.
O oldukça zor bir karardı.It was a pretty close call.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to go out alone after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına yürüyerek gitmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't walk alone after dark.
O çok aptalca bir karardı.It was a very stupid decision.
Hava karardı. Yağmur yağacak mı, merak ediyorum?It's gotten dark. Is it going to rain, I wonder?
Havai fişek gösterisi hava karardıktan sonra başlayacak.Fireworks will begin after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark.
Hava karardıktan sonra ormana gitmekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid going into the woods after dark.
O büyük bir karardı.It was a big decision.
O zor bir karardı.It was a hard decision.
Bu kolay bir karardı.It was an easy decision.
Bu iyi bir karardı.That was a good decision.
Tom hava karardıktan sonra oraya gitmek istemedi.Tom didn't want to go there after dark.
Dün öğleden sonra gökyüzü birden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Dün öğleden sonra gökyüzü aniden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Tom'un öfkesinden gözü karardı.Tom is blinded by his anger.
Anlaşılabilir bir karardı.It was an understandable decision.
Bu bilinçli bir karardı.That was a conscious decision.
Hava karardıktan sonra eve yürümemenizi tavsiye ederim.I advise you not to walk home after dark.
Hava karardıktan sonra yalnız başına eve yürüyerek gitmemeni öneririm.I advise you not to walk home by yourself after dark.
Hava karardıktan sonra nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out after dark.
Bu, doğru bir karardı ve o bunu biliyordu.This was the right decision.
Hayat bir dizi karardır.Life is a series of decisions.
Tom onu hava karardıktan sonra yapmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to do that after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark by herself.
Tom, Mary'nin hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını istediğini söyledi.Tom said he wished Mary wouldn't go out after dark by herself.
Sami'nin İslam'a geçişi büyük bir karardı.Sami's conversion to Islam was a big decision to make.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamanı dilediğini söyledi.Tom said that he wished you wouldn't go out after dark by yourself.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı yalnız başına çıkmamasını söyledim.I told Tom he shouldn't go out after dark by himself.
Hava karardıktan sonra dışarıda kalma.Don't stay out after dark.
İyi bir karardı.It was a good decision.
Kabiliye'de yaşamak şimdiye kadar verdiğim en iyi karardır.Living in Kabylie is a best decision I have ever made.
Apar topar alınmış bir karardı.The decision was taken on the spur of the moment.
Kolay bir karardı; çünkü sizi o dünyaya geri odaklıyor.It was a clean cut, because it focuses you back onto that world.
Türken kommen" ("Hava çoktan karardı."Hava sahası açıldı: Türk Jetleri havalandı".
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.It was bad judgment for them to come here.
Bu karar, doğru bir karardır.I think their decision was a correct decision.
Hanuka ışıkları hava karardıktan sonra en az bir buçuk saat yanmalıdır.Hanukkah lights should usually burn for at least half an hour after it gets dark.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.This was accepted as the wreck location for 60 years.
"Renklerimiz SİYAHLAŞTI, hayatımız KARARDI"."약속된 지옥, 지금 여기 우리의 이야기".
Şabat Cumartesi günleri hava karardığında sona erer.EST time slot on Saturday evenings.
Hangisinin yapılacağı filo komutanının taktik duruma göre vereceği bir karardı.There’s a risk assessment to the commandos who would be doing it.
Benim için çok zor bir karardı.It was a very harsh decision.
Kararımız karardır, sefere çıkacağız.I'll put it in Record, and then I'm leaving.
O hanın geçişi korkunç bir mücadele duydum ve onun karardı yaptı.He heard a frightful struggle in the passage of the inn, and his decision was made.
Evet, daha sonra anlaşıldı ki bu doğru karardı.Yeah, as it turned out, it proved to be the right move.
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Music)