Gökyüzü gittikçe karardı.The sky grew darker and darker.
Gökyüzü gittikçe karardı ve rüzgar gittikçe daha sert esti.The sky grew darker and darker, and the wind blew harder and harder.
Hava karardı ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It got dark, and what was worse, it began to rain.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.Don't go out after it gets dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Hava karardıktan sonra gitmesen iyi olur.You had better not go after dark.
Hava karardıktan sonra yalnız yürümeyin.Don't walk alone after dark.
Bir süre sonra, hava karardı.After a while, it grew dark.
Hava karardığı için değil ama aç olduğum için acele ettim.I hurried, not because it was getting dark, but because I was hungry.
Trenimiz hava karardıktan sonra Roma'ya ulaştı.Our train reached Rome after dark.
Zaman geçerken, gökyüzü gittikçe karardı.As time went on, the sky grew darker and darker.
Güneş ufukta battı ve hava karardı.The sun sank below the horizon and it got dark.
Birdenbire gökyüzü karardı.All of a sudden the sky became dark.
Aniden gökyüzü karardı ve yağmur başladı.All at once the sky became dark and it started to rain.
Onun gözleri karardı.Her eyes darkened.
O, hava karardıktan sonra eve geldi.She came home after dark.
Her şey karardı.Everything went black.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
Hava karardı. Belki de yakında yağmur yağacak.It has got dark. Maybe it'll rain soon.
Gözüm karardı.I blacked out.
Gökyüzü karardı.The sky turned dark.
Dışarıda hava çoktan karardı.It's already dark outside.
Dışarıda hava karardı bile.It's already dark outside.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyor.Tom doesn't like to go out after dark.
Tom hava karardıktan sonra eve geldi.Tom came back home after dark.
Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.Tom lost his temper and hit Mary.
Hava karardı. Işığı açar mısın?It's become dark. Would you turn on the light?
Hava karardı. Lütfen benim için ışığı açar mısın?It's gotten dark. Please turn on the light for me.
Benim çocuklarım hava karardıktan sonra içeride kalmak zorundalar.My children have to stay indoors after dark.
Aniden her şey karardı.Suddenly, everything went black.
O akıllıca bir karardı.It was a wise decision.
Bu hava karardıktan sonra bile oldukça güvenli bir yerdir.It's usually a pretty safe place, even after dark.
Kesinlikle yapmak istediğin tek şey hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak.One thing you definitely don't want to do is to go out alone after dark.
Hava karardı.It's gotten dark.
Sen gerçekten şimdi karardın.You've really turned black now.
Aniden her şey karardı ve bilincimi kaybettim.Suddenly everything went black and I lost consciousness.
Tom'un hayatı karardı.Tom fell apart.
Sanırım o aptalca bir karardı.I think that was a foolish decision.
Nisan ayının sonunda, Sarı Nehrin suyu karardı.At the end of April, the water of the Yellow River had darkened.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Tom hava karardıktan sonra otele geldi.Tom got to the hotel after dark.
Bu her kişi için kişisel bir karardır.This is a personal decision for every person.
Sonunda Tom'un gözü karardı.Tom finally lost his temper.
Hava karardıktan sonra ormanda oynamayın.Don't play in the forest after dark.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to go out after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark.
Tom eve hava karardıktan sonra geldi.Tom arrived home after dark.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom hava karardıktan sonra eve geri gitti.Tom got back home after dark.
Yaşamak için yurt dışında gitmek büyük bir karardır.Going to live abroad is a major decision.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmamalıydı.Tom shouldn't have gone out after dark by himself.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to go out after dark by yourself.
Hava karardıktan sonra sokaklarda yürümek güvenli değildir.It's not safe to walk the streets after dark.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak güvenli değil.It's not safe to go out after dark by yourself.
Hava karardıktan sonra Tom'un dışarı çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark.
Bu doğru karardı.It was the right decision.
Bu doğru karardı ve o bunu biliyordu.It was the right decision.
O kötü bir karardı.That was a bad decision.
Bu aptalca bir karardı.That was a foolish decision.