Hava kararana kadar devam etti.חיכינו עד החשיכה.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)ועל זה אנחנו לא נסלח, ולא נשכח!".
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, durumla ilgili acil toplantı yaptı ama bir karara varamadı.במועצת הביטחון של האו"ם התקיימו דיונים קדחתניים בנוגע להפסקת אש, אולם לא התקבלה החלטה מחייבת.
Sezar vakit kazanmak için bu heyetten karara varmak için mehil istedi.За Цезар е време за вземане на съдбоносно решение.
8 Eylül 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan karara (38/2012 на Държавен вестник
Kongre tarihleri ve düzenleneceği yer Konsey tarafından karara bağlanmaktadır.Информира се Сената за времето и дневния ред на заседанията.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, durumla ilgili acil toplantı yaptı ama bir karara varamadı.Световната икономическа общественост реагира на случилото се, но не постига единно действие в това отношение.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.В процеса съдът взел страната на потърпевшата и Майк бил осъден на шест години затвор.
Fakat alınan karara karşın sadece 4 bölüm yayınlanmıştır.U vrijeme objave popisa samo su četvorica bila aktivna.
Dolayısıyla, 60° G enleminin Güney Okyanusu'nun kuzey sınırı olması karara bağlanmıştır.Jej severný okraj je 60. rovnobežka južnej šírky.
8 Eylül 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan karara (2018) Promocijski koncert albuma Na poti (
Herkes karara saygı duydu ve kabul etti.Vsak je dolžan spoštovati sodno odločitev in se po njej ravnati.
Verilen karara göre Berlin de Almanya gibi dört sektöre bölünecekti.Zapora je potrdila razdelitev Berlina in Nemčije na dve upravni enoti.
Kokesh’in karara itirazı reddedilmiştir.Zavrnjena je bila celo Molekova pritožba.
1268'de Papa IV. Clemens'in ölmesinden sonra, yeni papayı seçecek Kardinaller Konseyi üç yıl karara varamadı.Po popiežiaus Klemenso IV mirties trejus metus kardinolai nesugebėjo susitarti dėl naujojo popiežiaus.
8 Eylül 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan karara (Novembris 2017 valiti ta tagasi uudistekomitee liikmeks ( (
Herkes karara saygı duydu ve kabul etti.Kõik tunnistasid üles ja mõisteti süüdi.
Ancak New Line Cinema projeye katıldığında, yetkililer bir üçleme yapılması konusunda karara vardı.New Line Cinema oli nõus projektis osalema ja otsustati, et ühe või kahe asemel filmitakse kolm filmi.
Surede inanan kadınların inançsız erkeklerle evlenemeyecekleri kesin karara bağlanır.Usutakse, et tulevik on nii kindel, et otsus abielluda ei nõuagi otsust.
Elde edilen ilk kaliteli resimlerinden bile tam bir karara varılamamıştır.Kõigist originaaldetailidest, mida polnud enam võimalik parandada, otsustati teha täpsed koopiad.
ABD Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlandı.Estados Unidos, en un fallo de la Corte Suprema de EE.UU.,
ABD Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlandı.는 미국 대법원에서 재판되었습니다.
ABD Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlandı.הגיעה לסיומה בהכרעת בית המשפט העליון.
ABD Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlandı.كانت في المحكمة العليا للولايات المتحدة.
ABD Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlandı.最高裁は スー族が 区画整理した居留地に押し込められ
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.И самое лучшее из мне известного, что может решить эти проблемы - это приходить к решениям, а не принимать их.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.והדבר הקרוב ביותר שאני מכיר, שיכול לפתור את הבעיות הללו, הוא להגיע לידי להחלטות, במקום לקבל אותן.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.أقرب شيء اعرفه يمكنه أن يحل هذه المشاكل هو التوصل الى قرارات، بدلا من صنعها.
Bu karara göre, durmadan daha insafsýzca teknolojikleţmek bizim kaderimiz.- Civilizácie si často samé režú pod veľmi viditeľne, veľmi očividne, ale
Bu karara göre, durmadan daha insafsýzca teknolojikleţmek bizim kaderimiz.- 문명이란 건 자기 자신을 파멸로 몰고갑니다. 하지만 이 노골적이고 뻔한 짓을 스스로 멈추지는 못합니다.
Bu karara göre, durmadan daha insafsýzca teknolojikleţmek bizim kaderimiz.- Δεν γνωρίζω κανένα πολιτισμό που να ήταν βιώσιμος, δεν πιστεύω πως έχει ποτέ υπάρξει κάποιος.
Bu prosedür nihai bir karara bağlanmadan, ilgili Üye Ülke teklif edilen tedbirleri yürürlüğe koyamaz.Se a Comissão verificar que houve infracção, proporá os meios adequadospara se lhe pôr termo.
Bu prosedür nihai bir karara bağlanmadan, ilgili Üye Ülke teklif edilen tedbirleri yürürlüğe koyamaz.Statul membru interesat nu poateaplica măsurile preconizate înainte de pronunţarea unei decizii finale.
Bu sohbet uzun süre devam etti ve sonunda bir karara varabildik.이런 대화를 한참이나 하고 나서야 결정을 내릴 수 있었죠
Bu sohbet uzun süre devam etti ve sonunda bir karara varabildik.واستمرت تلك المحادثة طويلا حتى تمكنا من اتخاذ قرار أخيرا.
Bu sohbet uzun süre devam etti ve sonunda bir karara varabildik.そして気づいたのは 我が家の最終意思決定者は妻でした
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Also, hast du eine Entscheidung getroffen nachdem du darüber nachgedacht hast?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Donc, tu as pris une décision après mûre réflexion ?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Dus, heb je na het denken een beslissing genomen?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Jadi, kau sudah buat keputusan setelah memikirkannya?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?그래서, 많이 생각하고 결정했어?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Quindi, hai preso una decisione dopo aver riflettuto?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Så du har kommit fram till ett beslut efter att ha tänkt över?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Si, ai luat o decizie?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Torej, si premislila in sprejela odločitev?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Vậy là, em đã quyết định sau khi suy nghĩ kĩ rồi à?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Λοιπόν, αφού το ξανασκέφτηκες ποια απόφαση πήρες;
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Так, после раздумий над этим ты приняла решение?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?لذا هل قررتي بعد التفكير هذا كله؟
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?沢山考えて決めたのか? 私が一番したいのは何か
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Če tega ne storita, se šteje, da akt ni bil sprejet.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Curtea hotărăşte în termen de o lunăde la data acestei constatări.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Dicho reglamento se someterá a la aprobación del Consejo de Ministros.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Může se také sejít zvlastního podnětu.
Divan, bu saptamanın tarihinden itibaren bir ay içinde karara varır.Onderafdeling 2DE EUROPESE RAAD
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.Deswegen ist es wichtig, Entscheidungen nicht einfach zu treffen, sondern zu ihnen zu gelangen.
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.Donc vous ne devez pas faire de décisions, vous devez y arriver.
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.Jadi kamu tidak terpaksa mengambil keputusan, kamu mempersiapkan semua pilihan dalam memutuskan.
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.Quindi non devi prendere decisioni,ma devi arrivarci.
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.Έτσι,δεν αρκεί να παίρνεις αποφάσεις αλλα να καταλήξεις σε αυτές.