karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir yoga öğretmeni olmaya karar verdi.Tom has decided to become a yoga teacher.
Bir öğretmen olmaya karar verdim.I've made up my mind to become a teacher.
Tom'un neden bunu yapmaya karar verdiğini biliyor musun?Do you know why Tom decided to do that?
Tom önemli bir karar vermek zorunda.Tom has to make an important decision.
Tom cevapları almaya kararlı.Tom is determined to get answers.
Tom ilk başta kararsızdı.Tom was hesitant at first.
Tom'un kararlılığını hafife alma.Don't underestimate Tom's determination.
Hava kararmadan eve geri dönmelisin.You should come back home before it gets dark.
Hakem yanlış karar verdi.The referee made a bad call.
Tom bana birkaç gün daha kalmaya karar verdiğini söyledi.Tom told me he's decided to stay for a few more days.
Tom bunu yapmak için kararsız olduğunu herkese söyledi.Tom told everyone he was hesitant to do that.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamanı dilediğini söyledi.Tom said that he wished you wouldn't go out after dark by yourself.
Tom, ne yapacağına henüz karar vermediğini söyledi.Tom said that he hasn't yet decided what he'll do.
Tom Mary'nin söylediklerini duymamazlıktan gelmeye ve sessiz kalmaya karar verdi.Tom decided to ignore what Mary said and remain silent.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar kararlı görünmüyor.Tom doesn't seem to be as determined as Mary seems to be.
Boston'a hava kararmadan hayatta varamayız.We'll never get to Boston before dark.
Tom benim kadar kararlı değildi.Tom isn't as determined as I am.
Verecek zor bir kararım var.I have a difficult decision to make.
Tom'a ne yapmak istediğimi söylemeye karar verdim.I've decided to tell Tom what I want to do.
Hemen karar vermek zorunda değiliz.We don't have to decide right away.
Tom Mary'ye birkaç gün daha kalmaya karar verdiğini söyledi.Tom usually teaches French, but this year he's teaching English.
Kimin işe alması gerektiğine ben karar veremem.I can't decide who I should hire.
Bunu nereye koyacağıma karar veremiyorum.I can't decide where to put this.
Hava kararmadan önce Boston'a varırız.We'll get to Boston before dark.
Alınacak zor bir kararım var.I have a tough decision to make.
Tom onu yapmak için Mary'nin göründüğü kadar kararlı görünmüyordu.Tom didn't seem to be as determined to do that as Mary seemed to be.
Neredeyse Tom'u öpüyordum ama öpmemeye karar verdim.I almost kissed Tom, but I decided not to.
Tom onu yapmak için benim kadar kararsız değil.Tom isn't as hesitant to do that as I am.
Tom'un onu yapmak için bu kadar kararlı olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so determined to do that.
Tom, Mary'ye evlenme teklif etmeye karar verdi.Tom has decided to ask Mary to marry him.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı yalnız başına çıkmamasını söyledim.I told Tom he shouldn't go out after dark by himself.
Nereye gideceğime karar veremiyorum.I can't decide where to go.
Ne satın alacağıma karar veremiyorum.I can't decide what to buy.
Tom ve ben henüz ne yapacağımıza karar vermedik.Tom and I haven't yet decided what to do.
Tom'un göründüğü kadar kararlı görünmüyorsun.You don't seem to be as committed as Tom seems to be.
Tom bunu tek başına yapmaya karar verdi.Tom decided to do that by himself.
Sami suçu kabul etmeye karar verdi.Sami decided to plead guilty.
Sami ve Leyla'nın çok kararsız bir ilişkisi vardı.Sami and Layla had a very rocky relationship.
Tom, Mary'ye hastalığı hakkındaki gerçeği anlatmaya karar verdi.Tom decided to tell Mary the truth about his illness.
Hala onu kendi başıma yapmaya kararlıyım.I'm still determined to do that by myself.
Sami bir malikane satın almaya karar verdi.Sami decided to buy a mansion.
Sami işbirliği yapmaya karar verdi.Sami decided to cooperate.
Sami mahkemenin kararını kabul etmeyi reddetti.Sami refused to accept the judgment of the court.
Sami zaten kararını verdi.Sami has already made his mind.
Sami başka bir daireye taşınmaya karar verdi.Sami decided to move to another apartment.
Almak zorunda olduğum en zor kararlardan biriydi.It was one of the hardest decisions I've had to make.
Sami harekete geçmeye karar verdi.Sami decided to take action.
Tom kararlı bir çocuk.Tom is a stable boy.
Bu hava iç karartıcı.This weather is depressing.
Tom favori bırakmaya karar verdi.Tom decided to grow sideburns.
Sami ve Leyla uzlaşmaya karar verdiler.Sami and Layla decided to reconcile.
Tom doğum günü için Mary'ye özel bir şey satın almaya karar verdi.Tom decided to buy Mary something special for her birthday.
Tom favorilerini uzatmaya karar verdi.Tom has decided to grow sideburns.
Sami evi terk etmeye karar verdi.Sami decided to leave the house.
Eminim Tom hava kararmadan önce evde olacak.I'm sure Tom will be home before dark.
Tom'un hava kararmadan önce evde olacağından eminim.I'm sure Tom will be home before dark.
Eve döndüğümde hava kararmıştı.It was dark when I got back home.
Sami, Leyla'nın kaderine karar verdi.Sami decided Layla's fate.
Aslan, bir vejetaryen olmaya karar verdi.The lion decided to become a vegetarian.
Tom vejetaryen olmaya karar verdi.Tom has decided to become a vegetarian.