karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'a taşınmamaya karar verdim.I've decided not to move to Boston.
Artık bunu yapmamaya karar verdim.I'd decided not to do that anymore.
Tom biraz kararsız görünüyordu.Tom seemed to be a little hesitant.
Biz bunu birlikte yapmaya karar verdik.We've decided to do that together.
Bunu ne zaman yapacağımıza karar vermemiz gerekiyor.We need to decide when to do that.
Sanırım Tom hâlâ kararsız.I think Tom is still undecided.
Artık bunu yapmamaya karar verdik.We decided not to do that anymore.
Hava kararmadan önce eve gidelim.Let's go home before it gets dark.
Tom bana kararsız olduğunu söyledi.Tom told me that he was undecided.
Tom kazanmaya kararlı görünüyor.Tom seems to be determined to win.
Onun nereye yapılacağına karar verdiniz mi?Have you decided where to do that?
Tom ne yapmaya karar verdi?What did Tom decide to do?
Biz birlikte şarkı söylemeye karar verdik.We've decided to sing together.
Ne yapacağıma karar vermedim.I haven't decided what to do.
Tom kazanmaya kararlıydı.Tom was determined to win.
Tom çok kararlı değildi.Tom wasn't very decisive.
Tom ve Mary birlikte seyahat etmeye karar verdiler.Tom and Mary have decided to travel together.
Tom kazanmaya kararlıdır.Tom is determined to win.
Tom ve Mary beraber şarkı söylemeye karar verdiler.Tom and Mary have decided to sing together.
Tom ve Mary birlikte yemek yemeye karar verdiler.Tom and Mary have decided to eat together.
Tom, Mary'nin kazanmaya kararlı olduğunu söyledi.Tom said Mary was determined to win.
Tom kararsız görünüyordu.Tom seemed hesitant.
Tom kararsız değildi.Tom wasn't vague.
Tanrı karar verir.God will decide.
Sami Müslüman olmaya karar verdi.Sami decided to convert to Islam.
Sami İslam'a girmeye karar verdi.Sami decided to convert to Islam.
Sami kalbini İslam'a adamaya karar verdi.Sami decided to give his heart to Islam.
Tom bunu yapmakta çok kararsız olduğunu söyledi.Tom said that he was very hesitant to do that.
Tom, bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.Tom said that he was determined to do that.
Tom bunu yapmaya kararlı olduğumu biliyordu.Tom knew that I was determined to do that.
Tom, evine Boston'a dönmeye karar verdi.Tom has decided to go back home to Boston.
Tom bunu yapmak için kararsız olduğunu söyledi.Tom said that he was hesitant to do that.
Tom Boston'a eve dönmeye karar verdi.Tom has decided to return home to Boston.
Tom bir mimar olmaya karar verdi.Tom has decided to become an architect.
Tom bir çevirmen olmaya karar verdi.Tom has decided to become a translator.
Tom her şeyi Mary'ye açıklamaya karar verdi.Tom has to explain everything to Mary.
Tom bir marangoz olmaya karar verdi.Tom has decided to become a carpenter.
Tom Mary'nin kararına saygı göstermeli.Tom needs to respect Mary's decision.
Neden bunu yapmak için kararlısın?Why are you determined to do that?
Tom bunu kendi başına yapmaya karar verdi.Tom decided to do that on his own.
Tom neden bunu yapmak için kararlı?Why is Tom determined to do that?
Tom bir aşçı olmaya karar verdi.Tom has decided to become a cook.
Tom derhal kararını verdi.Tom made up his mind right away.
Tom kendi kararımı vermeme izin verdi.Tom let me make my own decision.
Tom bunun zor bir karar olduğunu biliyor.Tom knows it's a tough decision.
Tom haftalar önce kararını verdi.Tom made up his mind weeks ago.
Tom bir ev satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy a house.
Tom bir değişikliğe ihtiyacı olduğuna karar verdi.Tom decided he needed a change.
Tom çok akıllıca bir karar verdi.Tom made a very wise decision.
Sami neden Müslüman olmaya karar vermiş?Why did Sami decide to convert to Islam?
Sami'nin İslam'a geçişi büyük bir karardı.Sami's conversion to Islam was a big decision to make.
Tom gerçekten bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.Tom said that he was really determined to do that.
Bana teklif ettikleri işi kabul etmeye karar verdim.I've decided to accept the job they've offered me.
Tom muhtemelen hâlâ bunu yapmaya kararlı olacak.Tom will probably still be determined to do that.
Bana önerilen işi kabul etmeye karar verdim.I've decided to accept the job I've been offered.
Tom, Mary'nin bu kararı vermesini bekliyor.Tom is waiting for Mary to make that decision.
Tom hâlâ bunu kendi başına yapmaya kararlıdır.Tom is still determined to do that by himself.
Tom, Mary'ye ikinci bir şans vermeye karar verdi.Tom has decided to give Mary a second chance.
Artık bu kararı erteleyemeyiz.We can't put off this decision any longer.
Tom ve Mary boşanmaya karar verdiler.Tom and Mary have decided to get divorced.