karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ışıkları kararttı.Tom dimmed the lights.
O iç karartıcı bir düşüncedir.That's a depressing thought.
Karar bir sürpriz değildi.The decision wasn't a surprise.
Hiçbir karar bir sürpriz değildi.Neither decision was a surprise.
Tom her zamanki gibi kararlı.Tom is as determined as ever.
Senin için karar vermemi ister misin?Do you want me to make the decision for you?
Kimi partiye davet edeceğine karar verdin mi?Have you decided who you'll invite to the party?
Beowulf ejderhayı inine kadar takip etmeye karar verdi.Beowulf decided to follow the dragon to its lair.
Bu karar benden daha büyüktür.This decision is bigger than me.
Ben acil olarak karargaha çağrıldım.I've been summoned to headquarters urgently.
Tom Boston'da kalmaya karar verdi.Tom has decided to stay in Boston.
Her şey pazartesi günü kararlaştırılacak.Everything will be decided on Monday.
Tom ve Mary bir korku filmi izlemeye gitmeye karar verdiler.Tom and Mary decided to go see a scary movie.
Kararları veren kişi Tom'dur.Tom is the one who makes the decisions.
O kararı veren kişi Tom'du.Tom was the one who made that decision.
Tom yardım istemeye karar verdi.Tom decided to call for help.
Tom paydos etmeye karar verdi.Tom decided to call it quits.
Bu karara varmam uzun sürdü.It took me a long time to reach this decision.
Nerede yemek yiyeceğimize karar vermek uzun zamanımızı aldı.It took us a long time to decide where to eat.
Nereye gideceğimize karar vermemiz uzun zaman aldı.It took us a long time to decide where to go.
Ne yapacağımıza karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide what to do.
Gerçekten ne yapmak istediğimize karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide what we really wanted to do.
Gerçekten neye ihtiyacımız olduğuna karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide what we really wanted.
Hangisini alacağımıza karar vermemiz uzun sürdü.It took us a long time to decide which one to buy.
Tom'un önünde zorlu bir karar var.Tom has a tough call to make.
Tom bazı zor kararlar vermemize yardım etti.Tom has helped us to make some tough decisions.
Bu tür düşüncelerin sonuçta onların nihai kararı üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır.Such considerations ultimately had no effect on their final decision.
O kararı vermek zorunda olan kişi Tom'dur.Tom is the one who has to make that decision.
Tom ne yapacağına karar vermedi.Tom hasn't decided what to do.
Tom, Mary'yle evlenmeye karar verdi.Tom decided to marry Mary.
Karar zaten verildi.The decision's already been made.
Biz senin kararına güveniyoruz.We trust your judgment.
Tom karar vermek zorunda.Tom has to make a decision.
Karım beni terk etmeye karar verdi.My wife has decided to leave me.
Tom Mary'ye intikamını almaya kararlı olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was determined to take the law into his own hands.
Tom yanlış karar verdi.Tom made the wrong decision.
Tom onu denemeye karar verdi.Tom decided to give it a try.
Bazı sağır insanlar işaret dili kullanmamaya karar verirler.Some deaf people decide not to use sign language.
Karar vermemi ister misin?Do you want me to decide?
Karar vermek çok zor.It's so hard to decide.
Ben henüz o konuda karar vermedim.I haven't decided on it yet.
Tom gelmeye karar verdi.Tom has decided to come.
Tom da o kararı verdi.Tom made that decision as well.
Bu kararı vermen ne kadar sürdü?How long did it take you to make this decision?
Bu kararı vermek uzun zamanımızı aldı.It took us a long time to make this decision.
Tom Mary'nin eski gitarını kime vereceğine karar verdiğini biliyordu.Tom knew who Mary had decided to give her old guitar to.
Biz herhangi bir şeye karar vermedik.We haven't decided anything.
Yağmura rağmen biz dışarı çıkmak için karar veriyoruz.Despite the rain, we're deciding to go out.
Ben sizin için ona karar veremiyorum.I can't decide that for you.
Henüz bir karar almadık.We haven't made a decision yet.
Henüz hiçbir şeye karar vermedik.We haven't decided anything yet.
Bizim daha iyi kararlar almamız gerekiyor.We need to make better decisions.
Hava kararmadan önce geri dönsek iyi olur.We'd better get back before dark.
Gökyüzü kararmaya başladı.The sky started to darken.
O sigarayı bırakmaya kesin karar verdi.She resolved to stop smoking.
Ben hâlâ karar vermedim.I still haven't decided.
Kalmaya karar verdiğini düşündük.We thought you had decided to stay.
Hava kararmadan evde olun.Be home before dark.
Başbakan, hükümetin yeniden yapılandırılması gerektiğini kararlaştırdı.The prime minister agreed that the government needed to be restructured.
Hâlâ ne yapacağıma karar vermedim.I still haven't decided what to do.

İlgili Sayfalar