karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hala ne satın alınacağına karar vermedim.I still haven't decided what to buy.
Hâlâ nereye gidileceğine karar vermedim.I still haven't decided where to go.
Nereye gideceğime hâlâ karar vermedim.I still haven't decided where to go.
Bunu kime vereceğime hâlâ karar vermedim.I still haven't decided who to give this to.
Mezuniyet sonrası Tom, Panama'da iş bulmaya karar verdi.After graduation, Tom decided to find work in Panama.
Dün öğleden sonra gökyüzü birden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Dün öğleden sonra gökyüzü aniden karardı.The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Biz onu henüz kararlaştırmadık.We haven't been able to determine that.
Henüz ne yapacağımıza karar vermedik.We haven't decided what to do yet.
Tom onun hepsini riske atmaya karar verdi.Tom decided to risk it all.
Bununla ne yapacağımıza henüz karar vermedik.We haven't yet decided what to do with it.
Yarın ne yapacağımıza henüz karar vermedik.We haven't yet decided what to do tomorrow.
Tom bir günlük tutmaya karar verdi.Tom decided to keep a diary.
Tom aşçı olmaya karar verdi.Tom decided to become a cook.
Tom kırmızı bir araba satın almaya karar verdi.Tom decided to buy a red car.
Ben sadece onun için gitmeye karar verdim.I decided to just go for it.
Kilo vermeye karar verdim.I've decided to lose weight.
Kararlar veren kişi benim.I'm the one who makes the decisions.
Tom Mary'ye yardım etmeye kararlı.Tom is determined to help Mary.
Tom, Mary'yi durdurmaya kararlı.Tom is determined to stop Mary.
Hakim mahkeme kararını okumaya başladı.The judge started to read the sentence.
Tom'un öfkesinden gözü karardı.Tom is blinded by his anger.
O kararı kendi başıma verdim.I made that decision on my own.
Tom Mary'yi aramak için gitmeye karar verdi.Tom decided to go look for Mary.
Tom'a doğum günü için ne vereceğime hâlâ karar vermedim.I still haven't decided what to give Tom for his birthday.
Tom, doktorunun önerdiği ameliyatı yaptırmaya karar verdi.Tom has decided to have the surgery that his doctor recommended.
Tom Mary'nin eski gitarını kime vermeye karar verdiğini bilmiyor.Tom doesn't know who Mary has decided to give her old guitar to.
Tom, Mary'nin eski gitarını kime vermeye karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know who Mary had decided to give her old guitar to.
Tom sonunda akarsu üzerinden atlamayı denemeye karar verdi.Tom finally decided to try jumping over the stream.
Neden oğluna Tom'a adını vermeye karar verdin?Why did you decide to name your son Tom?
Düşünecek vaktin vardı. Neye karar verdin?You had time to think. What'd you decide?
Tom ve Mary birlikte dışarı çıkmaya karar verdiler.Tom and Mary decided to go out together.
Tom ve Mary birlikte dışarı çıkmaya karar verdi.Tom and Mary decided to go out together.
Tom, Mary için bir parti vermeye karar verdi.Tom decided to throw a party for Mary.
O kararı vermene izin vereceğim.I'll let you make that decision.
Tom Mary'ye evlenme teklif etmeye karar verdi.Tom has decided to propose to Mary.
Tom her gün yüzmeye karar verdi.Tom has decided to swim every day.
Tom Mary ile ayrılmaya karar verdi.Tom decided to break up with Mary.
Bir daha asla oy kullanmamaya karar verdim.I've decided never to vote again.
Tom kilo vermeye kararlı.Tom is determined to lose weight.
Tom o karardan pişman değildir.Tom doesn't regret that decision.
Sigarayı bırakmaya karar verdiniz.You have decided to quit smoking.
Tom yurt dışında eğitim görmeye karar verdi.Tom has decided to study abroad.
Bir gecede bir karar vermeyeceğiz.We're not going to make a decision overnight.
Tom ile tanışmaya karar verdik.We agreed to meet Tom.
Biz bu karara kafa yorduk.We agonized over this decision.
Eskiden ölüm ilanlarının iç karartıcı olduğunu düşünürdum.I used to think obituaries were depressing.
Bazı zor kararlar vermek zorundayız.We have to make some tough decisions.
Karar sonunda iptal edildi.The decision was eventually reversed.
Karar yaygın öfkeye neden oldu.The decision caused widespread anger.
Karar geniş çapta öfkeye neden oldu.The decision caused widespread anger.
Biz onu yapmaya çok kararlıyız.We're very committed to doing that.
Karar adil ve tarafsızdı.The verdict was fair and impartial.
Anlaşılabilir bir karardı.It was an understandable decision.
Kararla memnun edildik.We were pleased with the verdict.
Kararında sana şans diliyorum.I wish you luck on your decision.
Tom, hoşgörülü ve nazik, ama kararlıydı.Tom was lenient and kind, but decisive.
Karardan memnunluk duyuyoruz.We're pleased with the decision.
Cevaplar almaya kararlıyız.We're determined to get answers.
Biz sizin için karar vereceğiz.We'll make the decision for you.